mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Büyük Düşler

Konu: darbe

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 [ 14 ] 15 16 17

mor_deli 16.05.2008 16:20:04
EN EN EN ANLAMLI ŞARKILARINDAN BİRİ DİKKAT ATMEYE BİLE GERK YOK İSMİNDEN ANLŞAŞILIYOR NE KADAR ANLAMLI VE NEYE HİTAP ETTİĞİ

!!!!irmak!!!! 16.05.2008 18:37:40
mor ve ötesinin bütün sarkıları harika ama darbenin yeri bende cok özel. simdilerde  tonton ressam dede rolünü oynayanların ,gencecik fidanları asanların ,ülkenin iyiliğini istemeyi suc sayanların kirli mazilerini unutmamak adına yapılmıs bu sarkı bence mor ve ötesinin en net sarkılarından biri..

mer_ve_ötesi 27.05.2008 18:21:07
cok şey anlatan bir şarkı.sarkıyı her dinledigimde o dönemleri düşünüyorum. ben yaşamamış olsam da bir çok şey duydum.duymaya , okumaya ya da izlemeye de devam ediyorum. iyi ki mor ve ötesi böyle bi şarkı yaptı da geçmişimizde ne oldugunu unutmuyoruz!!!

szn_mor 05.06.2008 12:17:59
evet erdal ereni anlattığı yer çok hoşuma gitti süper süper süper bi şarkı unutulmuş bazı olayları mor ve ötesi sayesinde şarkılarla hatırlıyoruz o dönemleri takip eden ve bilenler daha iyi anlicaktır bu şarkıyı-mor ve ötesini

aarsızz 05.06.2008 15:49:16
şarkının anlamlı olduğunu söylememe gerek yok herhalde Smiley

derin miray 08.06.2008 19:01:51
Bu şarkıyı bugün bir kere daha dilediğimde yeniden fark ettim gerçekten siyasi açıdan çok orjinal bir şarkı Roll Eyes

darbe!!! 10.06.2008 16:18:45
arkadaşlar şööle bişey buldummm bu şarkının nasıl böle süper bişey olduunuu şimdi daha ii anlıorumm!!
 

  Erdal, siyasi inançları kuvvetli bir lise öğrencisidir. ODTÜ'lü Sinan Sümer, duvarlara slogan yazarken dönemin MHP'li bakanı Cengiz Gökçek'in koruması tarafından vurularak öldürülür. 2 Şubat 1980 günü, ölümünü protesto etmek için toplanan 2 bin kişi arasında Erdal da vardır. Gösterinin sonuna doğru silahlı bir inzibat timiyle göstericiler arasında çıkan çatışmada bir inzibat askeri vurularak ölür. Yakalanan Erdal'ın yanında silah olduğu için cinayet onun üstüne kalır. Oysa otopsi raporunda da askerin Erdal'ın bulunduğu tarafa koşarken sırtından vurulduğu belirlenmiştir. Ankara Merkez Komutanlığı'na götürülen Erdal şiddetli işkenceden geçirilir. Daha sonra, Orada gördüklerimi Emniyet'te bile görmedim" diyecektir. Sonra Mamak Askeri Hapishanesi'nde bir hücreye konulur. İdamla yargılanmaktadır. Mamak, vahşetin üslerindendir. Kullanılan işkence yöntemlerinin yaratıcılığı insanı derinden sarsar. Erdal, duruşmada, "Benim hakkımda peşin bir yargılama yapıldığı son derece açıktır. Nitekim benimle ilgili olayın ertesinde Genelkurmay Başkanı'nın 'Çoktandır idam olmuyor, bazı kişilerin idam edilmesi gerek' şeklinde demeç vermesi benimle ilgili idam kararıdır. Ve size de bu konuda ulaştırılan emirlerin açıkça dışa vurulmasıdır" der.

Söz konusu Genelkurmay Başkanı, Kenan Evren'dir. Bir gazeteciyle yaptığı söyleşide, "Parlamentodan şimdiye kadar bir tek idam çıkmadı ki.. Davalar yavaş gidiyor, görevliler korkuyor, parlamento gecikiyor" demiştir.

Askeri Erdal'ın öldürdüğü iddiası çok zayıftır, deliller yetersizdir. En önemlisi, Erdal, suç işlendiği tarihte henüz 17 yaşındadır. Erdal doğduğunda babası 1962 yılının Mart ayında doğmuş olan oğlunu okula erken gidebilmesi için 6 ay büyük yazdırmış. Nereden bilsin, olacakları.

Yargıtay 3. Dairesi idam kararını 'yeterli delil olmadığı' gerekçesiyle iki kere üst üste bozar. Sonunda 20 Kasım günü toplanan Askeri Yargıtay Genel Kurulu, 3. Daire'nin ısrar kararını kaldırarak Sıkıyönetim Mahkemesi'nin Erdal'ın idamına ilişkin kararını onar. Bir tatbikat sırasında kendisine Erdal'ın idamı hakkında soru sorulduğunda Kenan Evren, şanlı tarihimize yazılan o ünlü cümleyi sarf edecektir: "Asmayalım da besleyelim mi?" 12 Eylül'ün ruhunu daha iyi açıklayan bir cümle bulamazsınız.

Mahkeme Erdal'ı öldürülecek kadar yetişkin bulmuştur bir kere. Erdal'ın dış görünümü ve tahsil durumuna bakarak yaş durumunun tespitine ilişkin talebi reddeder.

Erdal'ın duruşmalarda kendisine işkence yapıldığını belirtmesi de mahkeme başkanı tarafından "Bunların dava ile ilgisi yoktur" sözleriyle karşılanır.

Şimdi bize sanki biraz yorgun, biraz küs ama hülyalı gözlerle siyah-beyaz fotoğraflardan bakan çocuk kısacık ömrünün son günlerini zulüm altında ruhunu karartmamaya çalışarak geçirdi. Bir gün onu almaya geldiler. Ceketini giyerken bir asker yardım etmek istedi. Erdal, 'Kendim giyerim' dedi. Kelepçe vurulmasını istemedi sadece. Son isteğini sordular. Sigara, dedi. Ailesine yazmış olduğu mektupları iç çamaşırının içinden çıkardı: "Cezaevinde yapılan (neler olduğunu ayrıntılı bir biçimde öğrenirsiniz sanırım) insanlık dışı zulüm altında inletildik. O kadar aşağılık, o kadar canice şeyler gördüm ki, bugünlerde yaşamak bir işkence haline geldi. İşte bu durumda ölüm korkulacak bir şey değil, şiddetle arzulanan bir olay, bir kurtuluş haline geldi. Böyle bir durumda insanın intihar ederek yaşamına son vermesi işten bile değildir. Ancak ben bu durumda irademi kullanarak ne pahasına olursa olsun yaşamımı sürdürdüm. Hem de ileride bir gün öldürüleceğimi bile bile" diyordu. Kız kardeşine, "Seni biraz kızdırdığımı yazıyorsun. Fena mı? Havalar iyice soğudu ama kızarsan üşümezsin. Ben burada üşüyünce (kızamadığım için)
'Koşar adım' 'marş marş' eğitim yapıyorum" yazıyordu. Babasına, "Mektubunda bu acıya dayana-mayacağını söylüyorsun. Ben nice dayanılmayacak acılara dayanıldığına tanık oldum. Kaldı ki sen güçlü bir insansın. Kendini kapıp koyvermediğin sürece ve biraz da benim bakış açımla bakmaya çalışırsan böyle bir şey olmaz inancındayım" yazmıştı son mektubunda. Babası, dayanamadı. Oğlunun ince narin boynuna ilmeğin geçirilişinden sonra bir yıl içinde öldü. Anası Erdal'ı hâlâ rüyalarında 17 yaşındaki haliyle görüyor.
Zamanının geldiğine karar verildikçe yapılan kimi anketlerde ordumuz milletin en güvendiği kurum çıkar. Şimdiye dek mutlaka farkına varmışsınızdır. Dilimizi gerçekten öğrenmek için her sözcüğün sırtında nasıl bir yükü olduğunu anlayacak kadar yaşamak gerek. En güvenilir demek, en korkulur anlamına geliyor. Maalesef henüz güven konağımızı korkudan uzak yere inşa edebilmiş değiliz. Bu görev de size düşüyor. Hayatımızın duvarlarını yıkabilmek için korkularımızla değil, vicdanımızla bakabilmeyi öğrenmeliyiz. Belki 12 Eylül'den geçmiş olanların ömrü vefa etmez bu cuntanın ve işbirlikçilerinin yargılandığını görmeye. Ama siz de unutmayın. Unutturmayın. Suskunluk ve bunaklık üstüne kurulacak bir barışın sahte olduğunu bir an olsun aklınızdan çıkarmayın. Unutmayalım. Erdal, bize bakıyor hâlâ.





bilgi için teşekkürler

darbe!!! 10.06.2008 16:26:57
KİMSE BENM KADAR SEVMEZ DARBEYİ KESİN SÖYLÜYORUM. O ŞARKIYI HERGÜN DEFALARCA DİNLERİM. HAYAT FELSEFEM OLDU. O ŞARKI SAYESNDE ÇOK ŞEY ÖĞRENDİM LAKABIM BİLE DARBE OLDU Grin

szn_mor 11.06.2008 10:06:28
kopulamayacak bi şarkı cidden

_-Cambaz-_ 12.06.2008 11:22:29
arladaşlar youtube yi izleyebilenler için darbe şarkısına yapılmış ve herşeyi açıklayan 12 eylül 1980 darbesi videosu izlemenizi tavsiye ederimm...

http://www.youtube.com/watch?v=kcFMeBqkrrY&feature=related

tatlı_cadı 12.06.2008 16:22:04
bu şarkı beni birşeyler öğrenmeye sevk etti.. Smiley

+++KoRn+++ 12.06.2008 16:25:29
Hakkaten siyasetle içten-dıştan bir ilgim olmadığı için; şarkıyı sevmekle kalıyorum..yani şarkıdaki siyasi olayı anlayamıyorum..böyle sevdim böyle kalsın.

öyq 13.06.2008 13:32:06
süper bir şarkı Erdal Eren'in olduğu kısım çok süper.

tatlı_cadı 13.06.2008 16:13:54
Hakkaten siyasetle içten-dıştan bir ilgim olmadığı için; şarkıyı sevmekle kalıyorum..yani şarkıdaki siyasi olayı anlayamıyorum..böyle sevdim böyle kalsın.
bence dinlediğin şarkının sözlerine de önem vermelisin..
yani sana yararı olur ama o senin bileceğin iş tabi.. Smiley Smiley Wink

silverknsy 13.06.2008 17:36:56
kenan  EVREN  e karşı yazılmıştır ve mor ve ötesi bu olay sonunda en iyisini bu şarkı ile yapmıştır bence süperler klip bile çekilmeliydi


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 [ 14 ] 15 16 17