|
||
| Mor ve Ötesi yeni albümü "Büyük Düşler" in açılış parçası Parti'de,partini tadını kaçırdım,nümayiş zannettiler isyandı� diyor.grup gerçektende 12 eylül döneminde Erdal Eren'in idam edilmesinden küreselleşmeye çeşitli toplumsal sorunlara değinip Partinin tadını kaçırıyor. ---12 Eylül döneminde kaç yaşındaydınız? İkimiz de üç yaşındaydık. O günlerden aklınızda kalanlar neler? Harun Tekin : Tabii gerçek anlamda o zamanı kavramamız,o günleri okumakla şekillendi.Deneyim olarak ise ufak izler var.Ailelerimizin Ankara�dan İstanbul�a taşınması aynı döneme denk geliyor. 1980 - 81 yıllarında çevremizde bir şeyler olduğunu anlayabiliyorduk. Babaannemin büyük panik duyguları içerisinde bize gelişini ve sokağa çıkma yasaklarını hatırlıyorum. Ama bu hatıralardan yola çıkarak çok şey söylemek doğru değil. ---Büyük Düşler �de �Darbe� diye bir şarkınız var.17 yaşında idam edilen Erdal eren için sizi bu şarkıyı yazmaya iten nedir? Kerem kabadayı:�Öyle bir şarkımız olsun, bu şarkıyı Erdal için yazalım� diye yapmadık beraber çalışırken arattığımız bir şarkı. Aslında bu albümün ilk yeni şarkısıydı. ---Yeni derken� K.K. :Diğer bazı şarkılar önceki albümlere koymadığımız sakladığımız şarkılardı. Erdal, sembol olmuş bir isim. Aslında o dönemde sokaklarda kafasına kurşun sıkılan 14-15 yaşındaki bir çok genç var,ama Erdal ismi ayrı bir önem taşıyor. ---Politik görüşlerinizi şarkılarınıza yansıtıyorsunuz. Peki eyleme dökülüyor mu? H.T. :Uluslararası Af Örgütü�nün birkaç sempozyumuna katıldık. Ayrıca �Kadına Karşı Şiddete Hayır� için düzenlenen eylemlerde bulunduk. Bunun haricinde birçok üniversite�de konuşmalara gidiyoruz. ---Politik görüşü belli olan bir müzik grubu olduğunuz için bir özel üniversite�nin festivaline katılmamanız internet sitelerinde �samimiyetsizlik� olarak yorumlanmıştı. Siz ne düşünüyorsunuz? K.K:En temeline inersek bir turnenin yapılandırılması sırasında tüm ekipman , sahne düzeni,alanlar,konserin duyurulması, oraya gelecek insanların parasıyla olacak işler değil.Bunun sebebi de çok basit,hava durumu raporları bile sponsorla sunuluyor.Sermayeden bağımsız olamamanın sorunu biz değiliz. ---Bu albümde toplumsal sorunlar öncekilere göre daha mı ağırlıkta? H.T. :Bir düşünür diyor ki,�toplumsal sorunların idrak edilmesi için 25-30 yıl geçmesi gerekir� darbeyi yaşadığımız yıl 1980.26 yıl geçmiş aradan �Babam ve Oğlum� filmini düşünün,şu an çekilmekte olan iki tane daha 12 eylül filmi var.bu tür şeyler demek ki zamanını bekliyor. ---Yeni albümdeki �şirket� şarkısında, kapitalizme veya küreselleşmeye bir gönderme var mı? H.T. :Aslında �şarkıların neyi anlatması gerekir� derinliğini pek sevmiyoruz.Bu göndermeler mutlaka var.Fakat,tüketim kültürü üzerine değil de daha derindeki birtakım sorunlara çakan bir gönderme var. ---Size göre dünyanın en büyük sorunu nedir? H.T. :Küresel ekolojik yıkım. ---Peki Türkiye�nin en büyük sorunu? H.T. :Biz de doğayı çok hoyratça kullanıyoruz K.K. :Arada bir çöp tenekesi olarak ta kullanıyoruz. H.T. :Evet,o da oluyor.Türkiye�nin sorunu demokratik temsil olabilir.Her oy veren iki kişiden birinin eğer temsilci olarak düşündüğü insan meclis�te yoksa ,bu nasıl bir demokrasi olabiliyor.öyle bir baraj koymasınlar.Baraj yüzde 30 olsun,yüzde 20lerle bizi oyalamasınlar. K.K. :Bence, Türkiye�nin iki büyük sorunu var.İkisi de çok büyük. Bir tanesi çok güzel örtbas ediliyor. Bir tanesi Türkiye ve İstanbul gerçeği.aslında uygulamada epey bölünmüş bir ülkede yaşıyoruz.İstanbul�dan kafayı dışarı çıkardığınızda ortada bambaşka bir resim varken,ülkedeki bölünme korkusu,politik malzeme olarak hoyratça kullanılıyor ve yanlış hedeflere saldırıyor.Türkiye de yaşayan insanların birbiriyle barışık yaşayabilmesi için öncelikle Türkiye�nin yönetiminin insanlarıyla barışması gerekiyor. ---Üniversitelere konuşmalara gittiğinizden bahsettiniz .Anadolu�yu dolaşıyorsunuz.İstanbul gençliği ile oradakiler arasında çok büyük farklar var mı? H.T. :İstanbul�daki bu binadan çıktığımızda,eve gidene kadar yapabileceğimiz şeylerin çeşidini ve rengini düşünün.Bunların herhangi bir tanesi o insanlar için yok.en büyük sosyalleşme mekanları internet kafeler. �Sevgilim var� derken,internette tanıştığı 500-600 km ötedeki bir kızdan bahsediyor.tutuculuktan tutunacak şey kalmamış bir toplumuz.Ortada koruyacak bir şey kalmadı.Çünkü herkes kendi kabuğuna kapandı.Kızlarımızı,erkeklerimizi birbirinden ayrı tutuyoruz,mümkün mertebe birbirleriyle bağlantıları olmasın. Oldukları yerde kalsınlar büyük şehirleri ayrı tutuyorum.Tokat�taki çocuklarla yaptığımız sohbeti unutamıyorum.Bira içebilecek yer bulmaları mesele.Bunlar da düzgün çocuklar.Şöyle demiyorlar �sabaha kadar içelim şehri yıkalım!.�canımız istediğinde bira içebilsek� diyorlar. K.K.:Konya�da yine bir konuşmada,gençler önyargıları kırma hevesindeydi. Yaşadıkları yeri çok beğenir durumda değillerdi.Elimizden geldiğince Konya�nın doğru ve güzel bir yer olduğundan,üniversite şehri olduğundan bahsettik ama bütün şehir boyunduruk altında tutulurken sizin bunları anlatmanız saçma� ---Ne olacak bu memleketin hali? H.T. :Felaket bir tıkanıklık var. Mesela seçilme yaşının 25�e indirilmesi diye bir şey var.Bunun olabilmesi için gerekli olan şey bir yasa teklifi .Böyle bir yasa teklifi de var.Fakat bu yasa,orman arazilerinin satılmasını içeren yasa teklifinin bir alt maddesi olarak var.AKP diyor ki �gelin seçilme yaşını 25�e indirelim,ama ormanları da satalım.� CHP milletvekillerinden birine sordum, �Türkiye�nin şartları buna hazır değil� dedi. Bu büyük yalan. İstiyorlar ki iki parti olsun,olmayacaksa üç parti olsun,her kafadan ses çıkmasın.Ve istikrardan bahsediyorlar.Son 25 yılına baktığımızda sermayenin egemenliği dışında bir istikrara ülkede rastlanmıyor. ---CHP solu tekeline mi aldı? H.T. :Hayır.CHP,solun önünde duran büyük ve hantal bir bariyer.Tutuyor ve bırakmıyor.Saf, iyi niyetli bir vatansever de bu korku atmosferi içerisinde �aman neyse biz bu CHP ye oy verelim,hiç değilse��diye başlayan cümleler kuruyor.Oysa bilmiyor ki;işte bunlar,bütün bu olan bitenin içerisinde baş sorumlular. ---Ayrılıkçı görüşlerin,ayrılıkların aşılması için ne gerekiyor? K.K. :Ayrılıkların aşılması için gerekli şeyler imkansız değil. Sadece insanların geleceğini görebilmesi lazım. H.T. :Bu paradigma içerisinde iki kırılma noktası var, Türkiye�nin parlamenter düzenine dair.İlki, TİP�lilerin meclise girmesi ve Çetin Altan�ın sol gözünün kör edildiği,Demirel�in de kısmen onay verdiği bir kavgayla taçlanan olay.İkinci kırılma da o zamanki HEP milletvekillerinin dokunulmazlıkları bulunmasına rağmen,beyaz Renault�a bindirilmesiyle sonuçlanan ikinci dalga�Barajdan bahsediyoruz ama zihinsel bir baraj da var. Mor ve Ötesi ile Müzik Üzerine ---Albümlerinizde çok kısa zamanda bir değişim var sanki� H.T. :Evet,ama anlatım açısından albümlerimizin hepsi birbirine bağlanıyor. K.K. :İlk albüme bakınca beni şaşırtan şey,14 ile 17 yaş arası yazılmış şarkıların �Şehir� adıyla toplanmış olması.Hiçbiri şehir hayatı dışına düşen konulardan bahsetmiyor.O yaşta İstanbul�da yaşadıklarımız,yarattığı deformasyon çocuksu bir anlatıma sevk etmiş,bizi. ---O zaman şehri anlatıyordunuz şimdi şehirden çıktınız� K.K. :Kırsala kesinlikle inmiyoruz. ---O anlamda değil,sadece şehir hayatını değil daha toplumsal konulara da eğiliyorsunuz� K.K. :Kırsal derken de ekmek-soğan-hırka edebiyatına girmediğimizi söylüyorum. ---Özellikle bu albümde sözlere göre müzik hafif kalmıyor mu? H.T. :Bizdeki söz ve müzik ilişkisi sentetik bir ilişki değil.Onlar pek çok zaman bir arada oluşuyor.Olunca da sözün üzerine müzik veya müzik üzerine söz bina edildiğine göre,yan yana üretildiğinde bazı deformasyonlardan daha uzak oluyor �sözler böyle de,müzikler neden böyle� diye bakmıyoruz. ---Yeni albümde de dinleyici bir patlama, bir çıkış bekliyordu �Cambaz� gibi� Ama bekleneni vermedi mi,hayal kırıklığı mı yarattı? H.T. : İlk çıkışı belki bomba gibi olmadı ama zamanla etkisi anlaşılacaktır. K.K. :bu albümün çıkışında birkaç değişiklik var.Dünya Yalan Söylüyor çıktığında,kendimizi geniş kitlelere anlatmamız gerekiyordu.Üç albüm yapmıştık ama kitleler tarafından hala bilinmeyen dört adam yani mor ve ötesi geçirdiği iki sene boyunca fark ettik ki,kendimizi canhıraş bir şekilde anlatmamız gerekmiyor. |
||
|
||
| şey bu röpörtaj nerden alındı? ne zaman yapılmış? onları da sölersen sevinirim:) | ||
|
||
hımm röportaj olduğunu biliyordum ama yazın kaçırmıştım bu sayıyı..güzel röportajmış paylaşımın için sağol merve_mor tamamı bu kadar değil mi?
|
||