bugün dinlerken kafamda bir şeyler yandı söndü yandı söndü sonunda buldum!ben bu şarkının amerika-ırak savaşı konulu olduğunu düşünüyorum.sözleri dinleyin tekrar.
"oyundur oynarlar bitmesin işgalleri" - onlar savaşı oyun olarak görüyor ve yıkıma devam ediyorlar.
"bu kadar sert mi cevabın bana aşkın olduğu yerde"- dünyada aşk var,sevgi var ama attığın bombalar beni öldürüyor,canımı acıtıyor.
"nedir ki zıplarlar ego tramplenlerinde"- zaten burda amerika'nın kendini beğenmişliği var.
"hayatın gerçek mi?"- yaptıkların her şeyi yok ediyor,peki senin hayatın gerçek mi? gerçekten var mısın?
"nedir ki yıkarlar kırılgan rüyamızı" - yaşamak bizim için zor onlar daha da zorlaştırıyor.
"uzundu sokaklar yürümek isterdim"- ama yok ettiler.
hatta böyle yazınca şarkının bir savaş çocuğu ağzından söylendiği bile düşünülebilir.sizce?
not: fikrimi ilk onaylayan,mantıklı bulan mordaşım walkman'e teşekkürler..

biraz muhalefet olucak ama söylemek zorunda hissettim. ben bu şarkıda ne politika ne isyan ne de savaş karşıtlığı görüyorum. ben bu şarkıda insan görüyorum, insanoğlunu. adaletsizliği, haksızlığı, eşitsizliği... çok kişisel olan ama aynı zamanda bütün insanlarla alakalı olan ince olayları görüyorum. aslında savaşlardan, açlıklardan, kıyımlardan, isyanlardan çok daha önce varolan bişeyi görüyorum: ruhumuzu, duygularımızı, kalbimizi.. yani her şeyin başladığı ve biteceği yeri. ve görülen düşlerin de öyle herkesin görebiliceği düşler olucanı sanmıyorum. bu şarkının sözleri daha çok bi "baba" ağzından çıkmış gibi. çocuğunu seven, onu koruyan ve her konuda tecrübeli olan bi baba. ve bu baba gerçekleri anlatmaya çalışıyo. bütün sorunların temelini.
ego tramplenleri, kadınlık, erkeklik, oyunlar, işgaller, oralar, aşk, kaos, kalp, hayat, rüyalar, ışıklar ve renkler ve mimarlar, sokaklar... bunların hepsi insanın kanında olan şeyler, bi düşünürseniz derince her zaman yaptığınız gibi, görürsünüz...
işte bu yüzden, herkese olduğu gibi bana da direk olarak yöneldiği için bu şarkı, ben bu şarkıda kendimi görüyorum. içimdeki kötülükleri kusuyorum ve altındaki iyilikleri farketmeye çalışıyorum. o düşleri hatırladıkça, nelerden bahsedebiliceklerini aklıma getirdikçe, bu kadar mı nankör olunur diye utanıyorum kendimden ve çevremdekilerden ve biçok insandan..
eğer şarkı bir 5 dk falan daha uzun olsaydı, sonrasında neler neler yapardım o gazla ben ya ama tam tırmanıyorken bitiyor ve düşüyorum..
arkadaşlar çok güzel bakış açıları tebrik edrim. işte mvö bu şarkıları düşündürücü ve birçok anlam taşıyan