biri kördüğüm le büyük düşler in birbirine benzer şarkılar olduğunu söylemiş. ben de bunu farkettim. büyük ihtimalle ikisi de aynı kişi tarafından, birbirine yakın zamanlarda yazılmış. çünkü ikisinde de nankör ya da vefasız ya da sadık olmayan birine veya bi varlığa bişeyler söyleniyo. "bu mudur bana reva gördüğün", "bu kadar sert mi cevabın bana". sonra ikisinde de birbirine yakın olan "mühendis" ve "mimar" terimleri kullanılıyo. sonra ikisinde de şarkının sonu "kopuyo". kesinlikle aynı kişi tarafından yazılmış.
şarkı hakkında da söylemek istediğim birsürü şey var. şarkıda medyanın çarpıtıcı özelliğinden bahsediliyo. ama asıl konu bu diil. konu başka bişey. medyanın altında ezilmiş ve açığa çıkarılamamış bi konu. ya da açığa yanlış çıkmış bi konu. ve bu her neyse (onu çözemedim) insanlar arasında ayrılıklara sebep olmuş. (mor ve ötesi nin ırkçılığa karşı olduğu faktörünü gözönünde bulundurursak) . bu ayrılıklar da sorunlara, kördüğümlere yol açmış haliyle. parlak kutulardaki toy mühendisler in ne anlama geldiğini çok düşündüm ama tam bi sonuç bulamadım. parlak kutu, televizyon olabilir, gökdelen gibi bişey olabilir, dış görünüm olabilir. ama göze güzel gözüken ama bi kafes, hapis vazifesi gören bir şey olduğuna kanaat getirdim. toy mühendis de heralde, başarılı gençliği simgeleyen bişey olsa gerek. şarkının gerisi hakkında, bu mudur bana reva gördüğün ile başlayan gerisi hakkında hiçbir fikrim yok. "ben" ve "sen" diye bahsedilen bireyin ya da topluluğun kim olduğu hakkında bi fikrim yok. yaralı meleğin de şarkıyla olan alakasını anlayamadım açıkçası.
mor ve ötesi nin dinleyicilerini düşüncelere sevk etmesi güzel bişey ve onların şarkılarını böyle bulmaca gibi çözümlemeye çalışmak ve ufak da olsa bazı düşüncelere varmak zevkli. ama varıcamız bu düşünceler bazen doğru olabiliyo bazen de olamıyo. yani yanlış şeyler anlayabiliyoruz. ve bazen doğru şeyler anlasak da ihtimal vermiyoruz. bence mor ve ötesi nin biraz, çok az daha anlaşılır şarkılar yazması lazım. mor ve ötesi nin genel görüşünü biliyoruz ve bi çok şarkının ana fikrini de biliyoruz. ama onları daha içten söyleyebilmek, kendimizi söylerken daha iyi ifade edebilmek ve insanlara da yayabilmek için biraz daha fazla bilgiye ihtiyaç var. neden saklansın ki, herkes bilmiyo mu nasılsa...
|