mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Röportajlar - Basın

Konu: kültür dershanesi tenefüs dergisi(devamıyla beraber)

Sayfa: [ 1 ] 2

beyazz 27.06.2007 11:35:40
sonunda Yazabildim aslında BU   röportajın başı.zor oldu ama bitti. Smiley                                                            Kendinizi,söylemek istediklerinizi,bir bakıma kimliğinizi ifade etmek için neden bu ismi kullandınız ve neden müziği tercih ettiniz?                                                                                                                                                  H.T :Çok önceden
konulmuş bir isim:Ahmet,Mehmet,Ayşe,Fatma gibi.Bunu aslında cok fazla düşünmüyoruz.Koyduğumuz sırada da cok fazla düşünerek koymadık.Ama sonuçta görünen ile görünmeyenin toplandığı bir isim.Bizim için gectiğimiz 10 sene Mor Ve Ötesi ile sınırlanamayacak kadar çok fazla şey ifade ediyor.Bir sürü şey arasından seçmek gibi değilde zaten lise yıllarında müzik yapmaya başlamıstık ve doğal olarak bu bir ciddiyet kazandı.Kendi hikayesini de kendi kurdu diyelim.Müzisyenmi olalım,yoksa eczacı mı olsak diye düşünüp de müzisyen olmadık.Aslında müziğin Mor Ve Ötesi grubu olarak özel bir tarafı var.Dördümüzün de müziğe olan bir aşkı söz konusu olan;ama birbirimizle buluşmasaydık müzik yaparmıydık o ayrı bir soru yani.Alman lisesinde öğrenciyken 4 kişi ile 1995 Ocak ayında kurduk.Kurucu olan  4 kişi 1996 Haziranında ben ve Davut Gündüzkaya okulu bitirirken yani lise mezunu olurken,şehir albümü yayımlandı.Sonra 1998 in Ağustos Eylül aylarında şuanki kadromuza ulaştık.Gitarda Kerem Özyeğen,bas gitarda;Burak Güven.1998 den bu güne kadar da bu kadro var.Ve bu kadro,esas Mor Ve Ötesi tarihinin daha parıltılı sayfalarına tanıklık eden bir kadro oldu.Yani ilk baştaki Alperli kadromuzda özeldir ama esas biz yaptığımız şeylerin bir çok bölümünü 1998 den itibaren bugüne kadar gelen noktada yaptık.

Dünyanın yalan söylediğini düşünüyorsunuz;peki sizin gerçeğiniz ne?
H.T :Aslında bunu ilk söyleyende biz değiliz yanılmıyorsam.Daha önce de �bazı günler  dünya yalan söyler bazı günler doğru söyler� diye bir söz var ;ama o da bambaşka bir şeyi kastediyor.Bizim kastettiğimiz giderek daha fazla yalanla ve daha fazla yanlış bilgilendirilerek,doğru ve gerçeklerin bizden saklandığı.bunda da kullanılan en önemli araç herhalde onun adına kitlesel medya diyebileceğimiz ulusa ve ya uluslar arası gazete ,tv�Zaten pek çoğu belirli ellerde toplanan bir atakım iletişim kanalları.bu kanallar üzerinden bize gelen bilgiler giderek bilgiden ziyade ,gerçeklikle aramızda örülen duvarlara dönüşmeye başladı.siz bir tv açtığınızda haberleri syrederken bir anda öyle bir şey görüyorsunuz ki gerçekle alakası yok ya da gerçekle alakası var ama çarpıtılmış veya gerçek ama ana haberde yer alacak kadar önemli değil.yani 20.00 da başlayan bir ana haber bülteninde  20.03 te Avustrulya da bir penguen ve bir deve kuşu çiftleşti. Gibi bir haber görmek ,görmemiz gerektiğini görmediğimiz anlamına geliyor.Türkiye de ve dünyada olup bitenler dair son derece çarpıtılmış bilgiler alıyoruz.Sonuç olarak da dünyamızı,dünyalarımız geri kazanamak zorundayız.Çünkü işte böyle yalan bir dünya sunuyorlar bize.


Hayat çoğu zaman kendimize bir nefes alıp işte ne yapıyoruz,nereye gidiyoruz sorusunu sormamıza bile izin vermiyor.Çok hızlı yaşanıyor,kendimizi ve başkalarını unutuyoruz.Siz hayatın bu hızlı akışı karşısında nereye sığınıyorsunuz?
--H.T :Nereye sığınabilir ki insan !sevdiklerinize sığınıyorsunuz.her zaman öyledir.Aile �sevgili,dostlar�yani bunlardır herhalde ,insanı sakinleştiren şeyler .Yoksa bildiğiniz gibihız çok yüksek ve o hız içerisinde kaybolabileceğimiz kadar hızlı hayatlar yaşıyoruz zaman zaman.20 günde 17 konser verip �bugün hangi semtteyiz� diye hatırlamadığımız saatler oluyor.ama sevdiklerimiz var ,bizi sevenler var,yakınlarımız var.Evet belli yerlerde kapanmak zorundasınız.kendinizi hatırlamak için kendinize özel alanlarınız olmalı.

Sözler kalbin aynasıdır.şarkı sözlerinize baktığımızda bir derinliğin olduğunu göruyoruz.bu derinliğe nasıl ulaştınız ve nasıl koruyorsunuz?
 --H.T :Biz kendi adımıza böyle bir derinlik var diyemeyiz.terbiyesizlik olur böyle dersek.Teşekkür ederiz böyle düşündüğünüz için.Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.Ama bir şekilde geleneksel ve ya sıra dışı olmak üzere sözlü müzikle uğraşıyorsanız A �müzik tarihinden B-edebiyat tarihinden haberdar olmak gerekir ki belirttiğiniz şeyler bir şeye benzesin.Benzesin derken belli bir tat versin.Yani o tada şöyle de ulaşilabilir,bunları hiç bilmeyip tamamen yıkıcı bir şey de yapabilirsiniz.Ona da saygım var .ama güzel bir şey yapmaya çalışıyorsanız,estetik kaygılarnız,yıkıcı ve yapı bozucubir şeyden ziyade başka yeni bir şey oluşturmaya yönelikse o zaman edebiyat tarihi ,şiir ve ya sinema müzik tarihi ve yaykel resim bunlar faydalı olabilir .Biz de bunlaraı iyi biliyoruz değiliz  ama habersiz de değiliz.

Ülkemize şöyle bir baktığımızda renkliliklerle karşılarız.Bizce renklerin farklılığı zenginliğin ifadesidir,bir üstünlüğün değil.Ama bazen bu renkliliği anlayamadığımız da oluyor.siz bu konuda neler düşünüyorsunuz?
 H.T : Ben ya çok aydınlık ya çok karanlık günler bizi bekliyor diye düşünüyorum.Eğer birbirimizin renklerine saygı duymayı öğrenmezsek çok kötü günler göreceğiz.Umarım böyle olmaz.Olmaması için de herkesin kendine dönüp bakması gerekiyor.Tek kanadı olan bir uçakla uçulmaz.ama biz uçmaya çalışıyoruz.herkesi ne yaptığının farkında olmaya çağrıyorum.

 ÖğrenciLERİMİZE SON OLRAK NE SÖYLEMEK İSTERSİNİZ ?   
    H.T :üniversiteyi bir meslek kapısı olarak görmemelerini söylemek isterim.
Böyle yapıldığında üniversiteden alınacak hazla doğru orantılı olarak hayattan
Alınacak haz da azalır.herkesin farklı kaygıları vardır.herkesin maddi durumu
Ve ya içinde yaşadığı ailevi şartlar ideal olmayabilir.üniversite insanların kendi
Hayatlarını kendi üzerlerine aldıkları,kendi velileri oldukları zamandır.
o zaman gerçekten özel kılmak gerkiyorsa bulunduğun şehri değiştirmeyi göze almak bu anlamd a büyük bir  hareket olabilir.üniversite hayatı insanın çok fazla bir şeyler öğrenebileceği ve ya çok fazla ıskalayabileceği bir dönemdir ıskalamak derken siz dört sene boyunce sadece derslere girip çıkıp tam zamannda okulu bitirip sonunda da bir işe kapak atarsanız bu sırada bir sürü şeyi kaçırmış olursunuz.Öss yi hayatın son önemli olayı görmemek lazım.ben de üniversite sınavına hazırlanırken kız arkadaşımdan ayrıldığım için çalışmayı bıraktığımdan dolayı çok mutluyum.çünkü bırakmamış olsaydım Boğaziçi felsefeye giremiyecektim.Boğaziçi uluslararası ilişkilere girecektim büyük bir ihtimalle.AMa bu benim için çok daha sıkıcı bir bölüm olcaktı.bunu o sırada bilemezdim.hayat çok büyük daracık bakmamak lazım .mesleklerle ilgili olarak da genel olarak bizim zamanımızda fen bölümleri nedense üstte tutulurdu.sanki sosyal bilimlerle uğraşanlar gereksiz işler yapıyorlar ve ya biraz yetersizliklerinden dolayı yapıyorlar.sosyal bilimlerle bağımızı güçlendirmek önemli birşey.üniversitede kalmak da güzel birşey.tarihçi olmak da.bunun yanında mühendis olmak da güzel bir şeydir;ama önemli olan mühendis olmak güzel bir şeydir diye düşündükleri için değil de ,mühendis olmak fikrinin ne anlam geldiğini bilerek mühendis olmaktır.çünkü dünyada bir insanın kendine verebileceği en büyük sıkıntı sevmediği bir işi yapmaktır.bir işi sevmek zorunda da değilsiniz tabi.çalışmanın ne kadar insani olup olmadığı apayrı bir tartışma.yani yan gelip yatmamız halinde dünya belki daha güzel biryer olurdu,bilemiyoruz!!ama şimdiki şartlar altında en azından herkese gitmek istedikleri bölümle ilgili ,kulaktan dolma bilgiyle asla yetinmemelerini ve de üniversiteye gidip hocalarla ,öğrencilerle ,kapıcılarla,odacılarla herkesle konuşmayı öneriyorum.bunu da felsefenin tam olrak,felsefe okumanın ne demek olduğunu 3.senesinde öğrenmiş biri olarak yapmayı borç biliirim.önceden yeterince hazırlık yapmalı.

27.06.2007 11:46:21
çok teşekkürler harun abinin dedikleri gerçekten çok doğru dikkate almak lazım Wink

c_y_l_n 27.06.2007 11:50:40
röportaj gayet güzel devamını da yazarsan çok mutlu oluruz.teşekkürler Wink

beyazz 27.06.2007 11:53:11
inşallah daha sonra yazarım devamını .... çünkü gerçekten güzel bir röportaj ama cevaplar baya uzun

Birgül 27.06.2007 12:10:12
Röportaj için sağol.Güzelmiş.Harun Abi yine çok doğru konuşmuş. Smiley Cheesy

ordinaryus 27.06.2007 14:01:29
teşekkürler...umarım röportajın tamamını da okuyabiliriz Wink Grin

muse_ES 27.06.2007 14:05:02
bende kültüre gidiyorum bu sayısını almamıştım ama arkadaşta vardı galiba ben ondan alayım yazarım size hepsini hatta hatırlıyom kapaktada mvö vardı=)

styx 30.06.2007 17:28:08
gerçekten güzel bir röportaja benziyor.en yakın zamanda röportajı tamamlarsınız umarım. Smiley

just me 01.07.2007 20:24:36
gerçekten güzel bir röportaja benziyor.en yakın zamanda röportajı tamamlarsınız umarım. Smiley
evet ellerine sağlık,devamını getirirsen seviniriz.

cenuz*23* 01.07.2007 22:37:52
çok güzel ve doğru konuşmuş gene harun abi.2 sene öncede özdebir için konser vermişlerdi ankarada konser sırasındada bize mühendislikten avukatlıktan ya da doktorluktan başka mesleklerde var gibisinden birşey söylemişti tabi başındada birşeyler dedi tam olarak hatırlamıyorum ama gene çok anlamlıydı...

dark_life 11.07.2007 17:53:18
felsefe okumanın ne demek olduğunu 3.senesinde öğrenmiş biri... Cheesy Cheesy
guzelmis ya cok begendim..

sweet_dreams 11.07.2007 18:39:15
evet oldukça iyi bir röportaj teşekkür ederiz ellerine sağlık

rüzgâr 26.07.2007 15:36:21
öss ye girecek biri olarak harun abinin sözlerini çok dikkate alıyorum

DİDEMVÖ 28.07.2007 17:10:03
Harun Abi her zaman ki çok doğru konuşmuş.Özellikle sosyal bilimler alanı ile ilgili olan düşünceleri..

mErViŞ 18.07.2008 20:06:02
gerçekten çok güzel bi ropörtaj paylaşım için teşekkürler Smiley


Sayfa: [ 1 ] 2