|
||
| Yıllar geçince biz de evlenecek miydik,çocuklarımız mı olacaktı,onların da aynı cümleleri ezberlemelerini,aynı marşları söylemelerini mi izleyecektik,bütün bunlara hiç ses çıkarmayacak mıydık,biz de bu ikiyüzlü topluluğun bir parçası mı olacaktık?''Ben asla anne olamayacağım'' derdim,''evlenmek bile bütün bunlara evet demek,ben bütün bunları onaylamadığımı gösteren o imzayı asla atmayacağım.'' Sen olsaydın yapmazdın biliyorum-Kürşat Başar |
||
|
||
| YARİM HAZİRAN (can dündar) Kimbilir kaç baharı birlikte uğurladık seninle... Kimbilir kaç yazı karşıladık kan ter içinde... İlhamısın ergenlik şiirlerimin, o ilk Haziran’dan beri... Yaşgünlerimin fener alayı, ilkyaz günahlarımın tanığısın... Tanığısın yüzüme düşen gözlerin, tenime değen ellerin... Senle başlayıp, sende bitirdim bunca yılı... Sendin hararetli yılsonu muhasebelerimin değişmez takvim yaprağı... Tutkunum sana... sadık, itaatkar ve hayran.. ... Yarim Haziran...! |
||
|
||
| Gelin, olasılıktan söz edelim. İlk önce, olasılık dediğimizde en sık akla gelen çekilişlerden, piyangolardan söz edelim. Amerika'daki en büyük piyangoyu, Powerball’ı kazanabilme olasılığı 120.000.000'da 1'dir. Powerball'ın ilk oynanmaya başlandığı 1997'den beri elliden fazla insan bu olasılığı alt üst ederek büyük ikramiyeyi kazanmıştır. Onlar, bu gezegendeki en şanslı, en zengin insanlar arasındadır. Onlardan nefret ederim. Ama konumuz bu değil. Şimdi de düşük-olasılıklı bir olaydan söz edelim: Dünyaya dev bir gök taşı çarpacak ve uygarlık yok olacak. Jeofizikçilere göre, her yıl bunun olma olasılığı milyonda bir. İnsanoğlunun atalarını da hesaba katarsak, yedimilyon yılı aşkın bir süredir bu gezegende varlığımızı sürdürdüğümüze göre, bir gök taşının bugüne kadar bizi yok etmiş olma olasılığı yüzde yedi yüz. Yani anlayacağınız, bir kere değil, yedi kere ölmüş olmalıydık şimdiye. Ama, çoğunuzun bildiği gibi, insanoğlunun yazılı tarihinden bu yana yok olmadık. Ne demeye çalışıyorum sizce? Bir gök taşı bizi yok edecek demeye çalışmıyorum. Düşük olasılıklı olaylar hakkında bir yorumda bulunmaya çalışıyorum, kıssadan hisse şudur: Her an her şey olabilir! - David T. Caine'in istatistik dersinden alıntı. Adam Fawer Olasılıksız |
||
|
||
| *Düşümü gercekleştirmekten korkuyorum cünkü o zaman yaşamak icin bir sebebim olmayacak. *oyle zamanlar vardır ki,insan hayat ırmağının akış yonünü değiştiremez. *Dünyanın ruhu insanların mutluluğuyla beslenir. *Bir şeyi gercekten istersen,onu gercekleştirmen icin bütün evren işbirliği yapar. *Hayat yaşamakta olduğumuz andan ibarettir ve sadece budur. SİMYACI |
||
|
||
| insanın iyi olması için akıllı olması gerekmez hatta bazen tam tersi gibi geliyor bana akıllı adamların çoğu içten pazarlıklı oluyor FARELER VE İNSANLAR |
||
|
||
| tebeşirle çizilmiş bir seksek oyunu kadar uçucu bir çizgisi var hayatın.farkında olmadan basıyorsun çizgiye.kızıyorlar anında."yandın!" diye atılıyorsun oyun dışına,, elif şafak-siyah süt |
||
|
||
| erdal demirkıran - sen şimdi gidecen ya.. cehennemin dibine git ! "seveceksen mecnun gibi sevip düşme çöle.. seveceksen ferhat gibi sev !! git dağ del su getir köyüne de aşkın bir işe yarasın !!" |
||
|
||
| Olasılıksız-Adam FAWER "Satranç hayat gibidir David"demişti babası. "Her parçanın kendi işlevi vardır.Bazıları zayıftır bazıları ise güçlü.Bazıları oyunun başında işe yarar,bazılarıysa sonunda.Ama kazanmak için hepsini kullanmak zorundasın.Aynen hayatt olduğu gibi satrançta da skor tutulmaz.On parçanı kaybedip,yine de kazanabilirsin oyunu.Satrancın güzelliği budur işte.İşler her an tersine dönebilir.Kazanmak için yapman gereken tek şey tahtanın üzerindeki olası hamleleri ve anlamlarını iyi bilmek ve ne yapacağını kestirebilmek" Empati-Adam FAWER Hangi safsatayı seçiyorsunuz?Bunun hakkındahiç gerçekten düşündünüz mü?Yanıtın çoğunuz için "hayır" olduğunu biliyorum.Hangi televizyon programını seyredeceğiniz ,hangi arabayı alacağınız,ne zaman terfi edeceğiniz,hangi üniversiteye gideceğiniz gibi saçma sapan şeyleri saplantı haline getirior,yaşamda öylece yuvarlanıp gidiyorsunuz.Asıl sormanız gerekenler dışında yaşamınızdaki tüm ıvır zıvırla derinlemesine ilgileniyorsunuz.Ya asıl sorular? |
||
|
||
| Iyiligin kötülügü yenmesini niye isteriz bu kadar? kötü adamin yenilmesi neden öylesine sevinc verir bize? Cünkü dogustan iyiyizdir. Ama bu zaferi ve bu yenilgiyi insanlara yalniz romanlarda, tiyatroda ve beyaz perdede göstermekle yetinmeyelim. Hayatta hep böyle olacagini ispat etmeliyiz onlara; ama pek seyrek olur böyle seyler. Seyrek olur, su nedenle ki, ilkin insan dogustan iyi olsa da, kibirli, bos, bencil bir yaratiktir; sonra da insanlarin pek büyük cogunlugu tersine davranirken mert ve cömert olmak güc istir. usak-panait istrati | ||
|
||
| Bundan nefret ediyorum. Ayrılışlarım acıklı, hatta kötü olabilir, ama bir yerden artık ayrılıyorsam bunu anlamak istiyorum. Bunu anlamadığınız zaman kendinizi daha kötü hissediyorsunuz. ----------- Damaya çıkan taşlarını hiç oynatmazdı. Hepsini arka sırada toplardı. Onları sıraya dizmek isterdi. Bir daha kullanmak istemezdi. (THE CATCHER IN THE RYE) |
||