mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Röportajlar - Basın

Konu: Varan yol boyunca Ocak 2005

Sayfa: [ 1 ]

11.07.2007 13:05:32
Suya sabuna dokunan bir grup
mor ve ötesi

mor ve ötesi nin DYS isimli dördüncü albümünün yayımlanmasının üzerinden neredeyse sekiz ay geçti. Ancak albüm hala D&R megavizyon gibi büyük mizk marketlerinin en çok satanlar listesinin ilk 10 unda listelere girmesi bir yana DYS gibi sözünü sakınmayan türkçe sözlü bir rock albümünün bu kadar çok satması başlı başına bir olay! hem hayret hemde umut verici bir olay

(burda grubun kuruluşundan itibaren geçirdiği süreç yazılmış biz zaten ezbere biliyoruz yazmıyorum  Wink  )

....

grup DYS piyasaya çıktığından beri yollarda. özellikle geçen yılın ekim ayından aralık ayının başına kadar denizli den ankara ya zonguldak tan mersin e malatyadan edirneye kadar bir çok şehirde sponsor desteği olmaksızın konserler verdi. 1999 dan beri basta burak güven davulda kerem kabadayı gitarda kerem özyeğen ile vokal ve gitarda harun tekin den mürekkep kasrosuyla yoluna devam eden mor ve ötesi ile çıktıkları turne ve geçen yıla damgasını vuran dünya yalan söylüyor un elde ettiği  müthiş başarı üzerine konuştuk.

son albümünüz dys nin bu kadar büyük bir başarı elde edeceğini çok satacağını bekliyor muydunuz?
yoksa bu durum sizide şaşırttı mı?

Burak Güven : biz güzel bir şeyler yaptığımızın farkındaydık. ancak bu kadarını bizde beklemiyorduk.
Harun Tekin : ben bekliyordum açıkçası provalarda kendi kendime elimde hesap makinası bir şeyler hesaplıyordum . ama bu tamamen bir şakaydı. çğnkü biz bunların hayalini kurmadık . ama benim içinde DYsS nin böylesine bir başarı elde edeceğine dair bir his vardı. şöyle bir hayatımız olacak albüm şöyle patlayacak gibi yan etkileri düşünerek değil tabi. ticari anlamda plak şirketimize iyi bir şekilde yansıyacağını düşündüğümü kastediyorum çünkü albümün ne kadar sattığı onların işine yarar...
Kerem Kabadayı: verdiğimiz konserler çok iyi geçiyor söylemek istediğimiz şeyleri sulandırmadan dile getirebiliyoruz . Dys türk rock piyasasında ya da genel alırsak pop rock piyasasında söylediği bu kadar değişik uçlara çekilip de yine de piyasada var olmayı becerebilen az sayıdaki albümlerden biri oldu.,

10 yılı devirdiniz neler söyleyeceksiniz?
HT: bu 4lünün bir araya gelmesi 1998 sonlarına dayanıyor. onun öncesi kuruluş efsanesi gibi bir şey. . bu grupla ancak 2 albüm çıkarabildik gerçekten müzik yapmaya ve müziği yaşamaya karar verdiğimizin ilanı olan bu dönem bu 4lüyle, bu kimyanın yakalanmasıyla başlayan dönemdir. O kırılma noktasından sonra olan herşey irade ve isteğimiz doğrultusunda gelişen güzel bir hikaye

Çağan Irmak imzalı mustafa hakkında herşey filminin müziğini yaptınız ve filmde kullanılan bir derdim var isimliparçayla geçen yılki antalya altın portakal film festivalinde en iyi film şarkısı ödülünü aldınız . film müziği yapmak hep aklınızda olan bir şey miydi yoksa ırmak tan teklif geldi ve sizde denemek mi istediniz?

BG: çağan ırmaktan teklif geldi . Daha önceden bizi dinleyip takip ediyormuş zaten . Yapacağı filmin genel atmosferine ruhunada uygun olacağını düşünmüş . konuştuk anlaştık . filme ilk aşamalarından itibaren dahil olduğumuzu söyleyebiliriz . Senaryonun tamamını okuduk. Kısa bir zaman içersinde de müzik oluştu. antalya altın portakal film festivalinde ödüle değer görülmemiz güzel bir ayrıntı olarak eklendi.

film müziği yapmak nasıl bir tecrübeydi?

KÖ: çok kolay bir süreç değildi tabi. albümü daha yapmamıştık. iki proje birbirine yakın dönemlere denk geldi. daha önceden de herhangi birimizin böyle bir deneyimi yoktu. biraz sezgilerimizi takip edip en uygun şekilde nasıl bir atmosfer yaratabilirz diye çalıştık. zorlandık hakikaten  ama güzel bir şey çıktı ortaya.
KK:[/b] biz grup içersinde farklı türlere odaklansak da oldukça iyi sinema izleyicileriyiz. O açıdan da film müziği filme nasıl daha çok katkı sağlar ya da hangi filmlerdeki müzikal dokunuşlar filmi en güzel hale getirmiştir bu konuda hepimizin bazı fiklirleri vardı .oturup konuştuğumuzda örnekler üzerinden gidip de bazı şeyleri çıkarmayı başardık. o yüzden film müziği projesi hem çok yeni ve yabancı olduğumuz hemde çok uzun yıllardır yapmak istediğimiz bir şeydi.

başka film müziği teklifi aldınız mı?
KÖ: yakın zaman önce bir tiyatro oyunu aşk delisi için müzik yaptık. bir şey katabileceğimizi düşündük. film müziği kadar zorlu bir şey değildi tabi. ancak şimdi en az DYS kadar iyi bir albüm yapmak gibi hedefimiz var.

turneden bahsedelim birazda. elazığ malatya gaziantep edirne izmit.... bir çok şehirde konser verdiniz nasıl geçti?
BG: gayet iyi geçti. DYS yayımlandığından beri konserlerde giderek yükselen bir grafik oldu. çaldığımız salonların hepsi doluydu.

sponsora karşısınız . bu kadar kapsamlı bir turne mali açıdan zor olmadı mı?,

BG : o bizim ayrıca hoşumuza giden bir durum . çünkü anadoluda vereceğimiz konserlere kendimiz gidiyoruz . pek çok yere gittik sponsor desteği olmaksızın yanlızca kapıdan elde edilen bilet hasılatıyla kotardık
KK: bu turne için tamamen sponsorsuzdu demek yanlış olur. daha ufak işletmelerin oradaki organizatörlerle birlikte çalışarak yaptuıkları bazı işler vardı. . mesela bir şehre gidiyoruz oranın en büyük dersanesi öğrencileri en çok mor ve ötesi ni istediği için o organizasyona katkı da bulunuyordu.. bnunun gibi yerel ölçekli sponsorluklar çoğu şehirde vardı . ama büyük şirketlerin sponsorluklarını kastediyorsanız o projenin ne getirdiği ne götürdüğü ve bizden ne talep ettiği önemli. sonuçta sponsorluk karşılıklı alışveriş gibi bir şey . her zaman dikkat ettiğimiz şey maksimumu alıp kendimizden ve müziğimizdem minimum ödün vermek
HT: çünkü grubun uzun hikayesini baz alarak hareket etmek zorundayız. . o andaki artılar ve eksiler o anda nasıl algılanacağından ziyade bizim gitmek istediğimiz yolu ve o yolu farkında olarak yürümeye çalışmak önemli olan. . hep beraberiz. ve 4ümüzün aklı devamlı çalışıyor . ilerisini düşünerek yaptığımız şeyler de oluyor. ve mesela öyle turnelere sponsorlu büyük turneler 2005 te olacak.

turne vesilesiyle uzun süre yollarda olmak nasıl bir duygu?
KK: 2001 den beri böyle turneler yapıyoruz. aslında bünyelerimiz hergün şehir değiştirmeye artık alıştı. gerçi ben sürekli hastalanıyorum ama...
HT: bu sefer turne daha uzun sürdü.istanbulda olmamak diye bir şey var sonuçta . ve turneye çıktığımız zaman istanbulda ki hayatımızın devam ettiği ama çok önemli bir aktörün eksik olduğu hissi uyanıyor. son zamanlarda onuı çok hissettik .

turne sırasında başınıza enteresan şeyler geldi mi peki?
KÖ: turnelerde başınıza herzaman heryerde ilginç şeyler gelebiliyor. türkiye de özellikle... herşehir ayrı bir muamma.
HT: bizim insanlarla kurmak istediğimiz ilişki birebir düzgün samimi . ama son dönemlerde konser öncesi sırasında ve sonrasındaki hissiyatlar ve yakınlaşmalar komik bizce tuhaf görünen şeyler. mesela erde te bir konserde bana faruk faruk diye bağırılması dikkatimizi dağıtacak kadar komik bir şeydi. onlar daha normal sevecen bir müzik dinleyicisine dönüşeceklerse o konseri bir başlangıç sayabiliriz.
son bir yıldır konserlerden kaçırılmak zorunda kalıyoruz. o atmosferi belgesel haline getirmek lazım .
HT: sahneden inip birlerinin gözetiminde hemen otobüse koşmak durumunda kalıyorduk. otobüsün arkasından koşanlar bile vardı.... rahatsız edici değil ama tuhaf bir görüntü.
KK: biraz da üzücü bir yanı var . oturduğum yerden bir çok şeyi net görebiliyorum . çok soğukkanlı gözlemlerde bulunabiliyorum . bakıyorum ileride birileri ağlıyor . neden ağlıyorlar? ben mi bir şey yaptım onlara? mesela samsunda kullandığımız evin etrafını sardılar . biz çıkmazsak eve bir yerden gireceklerdi
HT: mutfağın kapısını kırdılar zaten !
KK : arabaya biniyoruz araba sallanıyor. otobüse biniyoruz otobüsü yumruklamaya başlıyorlar . böyle vahşi bir his var işin içinde bundan uzak durmak kaçmak da çok insani bir şey bizim açımızdan . 10_15 konserlik bir turnede bu her durakta oluyor. bu galiba yavaş yavaş kafamızda huniyle gezmeye başlayabilriiz anlamına da gelebilir.

2004 ün sizin mor ve ötesi nin yılı oldu demek yanlış olmaz herhalde. dys nin elde ettiği başarı altın portakal ödülü turneler.... siz 2004 yılı için ne diyeceksiniz peki?

HT: 2004 ün en önemli olayı mayısta çıkan albümdür. albümün kaydedildiği dönemde aslında aynı yıl. hepimiz çok keyifli bir zaman geçirdik. hayatımın en iyi zamanlarından birini geçirdik ve bu böyle devam edicek gibi de gözüküyor. ve burada çok mutluluk verici olan şey aslında biz kendi sevdiğimiz işi yaparak hayatımızı sürdürüyoruz. pazartesi sabahı ne yapmak zorundayız? hiçbirşey! o çok tatlı.
BG 2004 benim için çok önemli bir yıl oldu. kişisel hayatımda da. evlendim. her anı dolu doluydu. burcumda yazmıştı zaten . sevdim ben 2004 ü.
KK: grubun kuruluşundan beri en çok çalıştığımız yuldı. bütün yıl çalıştık. yaz tatilinde bile çalıştık.
harun un dediği gibi sevdiğimiz işi yapıyor olmamaız pazartesi sabahı bir şey yapmak zorunda olmamamız sürekli oturup yayıldığımız anlamına gelmiyor tabi. günün hersaatinde bir şey yapmak zorunda kalabiliyoruz . o açıdan herbirimizin hayatını bu işe kanalize ettiği yorulduğumuz bir yıl oldu . ama bütün emek ve çabanın sonucunda bizi çok mutlu eden bir yıl oldu.
: 2004 ü hep iyi hatırlayacağım .(gülüyor)

12.07.2007 13:49:20
yine bir röportajı elimle yazmaya kalkıştım ve yine elime yüzüme bulaştırdım net gitti bilgisayar dondu şu bu derken bunu da 2 kere yazdım felaket şanssız ve sakarım kabul ediyorum  Grin

bu röportajı istanbuldan varan la yolculuk yaparken dergide ne var diye karıştırırken görümüş dergiyi hemen sahiplenmiştim en yoğun oldukları dönemde yapılan bir röportaj ve bence istanbul dışındakilerin en çok özlediği dönem baksananıza nerelere gitmişler
belirli aralıklarla bu röportajı okur ahha ahh şu turneye bir daha çıksalar keşke diye iç çekiyorum neyse çok konuştum

iyi okumalar.... Wink

c_y_l_n 12.07.2007 13:58:58
ooff offf neydi o 2004 teki turne zamanları özlüyorum o yılları...hani o zamanlar mvö nün olduğu otobüslerin sallanmasına bende şahit olmuştum pencere kenarına oturan harun abi kaçmıştı başka yerlere kızlar saldırdığı zaman o aklıma geldi röportajı okurken Undecided
ellerine sağlık gurultu ellerin dert görmesin. Wink

cambazimbenim 12.07.2007 14:09:36
bende çok varana bindim o zamanlarda... ama elimdeki kitapları okumaktan otobüsteki dergiyi okumak aklıma gelmemiş demek ki...  Undecided
anladım ki bundan sonra ilk iş bulunduğum yerdeki dergi , kitap vs. okumak... nasıl olsa elimdekiler zaten bende... Wink paylaşım için sağol


Sayfa: [ 1 ]