KEG forumu: Seçimler Bitti, Sıra...

 “Seçimler bitti. Ama ne yazık ki savaşlar, ırkçılık, milliyetçilik, küresel ısınma... devam etmekte. Mücadelelerimize, etkinliklerimize, eylemlerimize tam gaz devam,” diyen Küresel Eylem Grubu’nun (KEG) düzenlediği, Baskın Oran ve Ufuk Uras kampanyalarından şair, yazar, sanatçı ve aktivistlerin konuşmacı olduğu “Seçimler Bitti, Sıra...” başlıklı forum, 24 Temmuz’da Kadıköy Müjdat Gezen Tiyatrosu’nda gerçekleşti.
Küresel BAK ve Baskın Oran kampanyası aktivisti Yıldız Önen, yaklaşık 140 kişinin katıldığı forumda ilk konuşmacıydı. Önen, 1999’da Seattle’da başlayan küreselleşme karşıtı hareketin, kendini Türkiye’de 1 Aralık 2002’deki savaş karşıtı eylemle gösterdiğini ve bunun sonucunda 1 Mart zaferinin kazanıldığını belirterek sözlerine başladı. Küresel BAK, Küresel Eylem Grubu, Irkçılığa ve Milliyetçiliğe Dur De, Nükleer Silahlanmaya Hayır ve daha birçok kampanyanın 1 Mart hareketini büyüttüğünü, Baskın Oran ve Ufuk Uras kampanyalarının da bu hareketlerin tüm renklerini taşıdığını vurguladı. Seattle’da “kaplumbağaseverler”le “nakliye işçileri”nin birlikte hareket ettiklerini söyleyen Önen, Baskın Oran ve Ufuk Uras kampanyalarının da çok farklı hareketlerden insanları, ezilmiş ve dışlanmışları, siyasete küsenleri ya da hiç siyasetle uğraşmamışları bir araya getirdiğini belirtti. Önen, harekete geçenlerin beklentilerinin devam etmek olduğunu ve bunun için de bütün bu kampanya ve oluşumları kapsayacak ortak birkaç hedef belirlenip, ortak politik bir hat çizilmesi gereğini söyleyerek sözlerini tamamladı.
İkinci konuşmacı Mor ve Ötesi grubunun solisti Harun Tekin, Baskın Oran ve Ufuk Uras kampanyalarının kardeş olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Seçim sonuçlarına ilişkin tartışmalara Doğan Erbaş’ın aday olması ayıbını konuşarak başlanması gerektiğini, Baskın Oran kampanyasıyla ırkçılığa karşı ses çıkarmaya çalışırken, kampanyaya ırkçılık tarafından ket vurulduğunu düşündüğünü belirtti. “Öte yandan DTP her seçimde oy deposu olarak düşünülüyor, bu yanlış. Elbette DTP’nin göz ardı edilebileceğini de söylemiyorum, ama Kürtlerin hepsinin de DTP’ye oy vermediği bir gerçek. Bundan sonraki süreçte DTP yol arkadaşımızdır, ama bunun sağlıklı yürüyebilmesi için herkesin karnından konuşmayı bırakıp açık ve kıyasıya eleştirisini ortaya koyması gerekli. Aidiyeti ne olursa olsun bu seçimde birçok kişi her şeye rağmen feodaliteye karşı iyi bir sınav verdi,” diyerek devam ettiği konuşmasını, “‘Şarkıcıdır, saçmalarsa yeridir,’ marjına sığınarak şeytanın avukatlığını yaptım, teşekkür ederim,” sözleriyle noktaladı.
Ufuk Uras kampanyası ve KEG aktivisti Ayşe Demirbilek, savaşa, nükleere, ırkçılığa ve darbeye karşı yürütülen kampanyalarda artık sokağa çıkmayan pek çok kişinin sokağa çıktığını, yoğun ve yorucu seçim sürecinden sonraki ikinci günde foruma bunca insanın katılmasının aynı heyecanın korunduğunun göstergesi olduğunu belirtti. Baskın Oran ve Ufuk Uras kampanyalarının seçim sürecinde kardeş kampanya olduklarını, şimdiyse ortak kampanyaya dönüşmeleri gerektiğini söyleyen Demirbilek, ancak bu biçimde daha güçlü ses verilebileceğinin, dirsek temaslarını kol kola birlikteliğe dönüştürmenin önemini vurguladı. Demirbilek, “İnandıklarımız için sokağa çıkmaya savaş karşıtı, nükleer karşıtı, küresel ısınma ve ırkçılığa dur de kampanyalarıyla başladık. Seçim sonrası hareket bunları içermeye devam etmeli,” diyerek sözlerini bitirdi.
Şair Roni Margulies ise konuşmasına, Baskın Oran kampanyasını iki ay gibi bir süre içinde ortada hiçbir örgüt ve mekanizma olmadan, ilk defa bir araya gelen, ilk defa düşüncelerini dile getiren ve tartışan, ikna etmeye çalışan insanların yürüttüğünü ve sonucun bu yüzden büyük bir başarı olduğunu dile getirerek başladı. Margulies, seçim akşamı Tütün Deposu’nda yaşananları da şu sözlerle ifade etti: “Yenilgi yaşamış bir insan kalabalığı, büyük bir kalabalık, Baskın Oran’ı, hayatımda hiç görmediğim bir coşkuyla karşıladı. Ben böyle bir şeyi gerçekten hayatımda daha önce görmedim.” Margulies, Baskın Oran kampanyası Beyoğlu Bürosu’nun ve www.baskinoran.net sitesinin devam ettiğini, kampanya sürecinde yoktan var edilen ilçe örgütlerinin Ağustos ayı boyunca toplanacağını ve Eylül ayında tekrar hep bir arada toplu bir değerlendirme yapılacağını belirttiği konuşmasını şöyle tamamladı: “Başka ve farklı bir sol anlayışı, 1 Mart tezkeresinin durdurulmasında, Hrant’ta, iklim mitinginde gösterilmişti; o yüzden yeniden yarattık demeyeceğim, ama yeni bir ivme kazandırmış, birbirimize dokunmamızı sağlamıştır. Bunun korunacağına ve güçleneceğine inanıyorum."
Ufuk Uras kampanyası ve Küresel BAK aktivisti Şenol Karakaş, seçim sonrası Kanal 24’te kendisine yöneltilen “İlk olarak ne yapacaksınız” sorusuna Ufuk Uras’ın, “Havalar çok sıcak, Kyoto’yu imzalatmak için basınç uygulamaya çalışacağım,” yanıtını verdiğini belirterek sözlerine başladı. “Kazanırsanız milliyetçilerden yana mı, bölücülerden yana mı olacaksınız” sorusuna ise Baskın Oran’ın Kınalıada’da, duraksamadan, “Bölücülerden,” yanıtını verdiğini anımsattı. Bu tavırların ezber bozmak olduğunu, yeni bir ses olduğunu belirtti. Ortak tavırlardan dolayı medyanın Baskın Oran dediği her yerde Ufuk Uras, Ufuk Uras dediği her yerde Baskın Oran’dan da söz ettiğini; bunun ne mutlu Kürdüm, ne mutlu Ermeniyim, eşcinselim gibi radikal ve devrimci bir ortak söylemden kaynaklandığını vurguladı.
Ufuk Uras kampanyası aktivisti ve DSİP Genel Başkanı Doğan Tarkan ise şunları söyledi: “Türkiye’nin bu tarafında umut veren ‘Bin Umut’ değil, Baskın Oran ve Ufuk Uras kampanyaları olmuştur. Milliyetçiliğin artık prim yapmadığı görülmüştür; milliyetçi tüm adaylar oy kaybetti, milliyetçi olmayan bir tek Baskın Oran ve Ufuk Uras vardı ve ikisi de oy kazandı. Bu, bizim işimizin bitmediğini, yeni hareketimizin kazandığını ve devam etmesi gerektiğini gösteriyor. Kısa süre sonra 24, 25, 26 Ağustos’ta ‘savaşa, küresel ısınmaya ve ırkçılığa karşı’ BarışaRock var; 1 Eylül’de Küresel BAK ‘İncirlik Kapatılsın’ kampanyasını İstanbul’da insan zinciri oluşturarak başlatacak; 22-23 Eylül’de Başka Bir Dünya Mümkün Forumu, 29 Eylül’de Uluslararası Barış Forumu var; 1 Ekim’de Hrant Dink cinayetinin 2. duruşmasındayız; 8 Aralık’ta Ankara’da ‘Küresel Isınmaya Karşı Miting’deyiz; 15 Mart 2008’de Irak işgalinin 5. yılı için Küresel BAK ve diğer savaş karşıtı gruplar büyük bir miting örgütlüyor; Haziran 2008’de ‘İncirlik Kapatılsın’ kampanyası sonuna ulaşıyor... Yapılacak çok iş var.”
Yirmi beş yılını komünist hareket içinde geçirdiğini, son sekiz yıldırsa evden çıkmadığını belirten Baskın Oran kampanyası aktivisti Nejade Kırar, “Sekiz yıldan sonra tekrar sokağa çıktım, hiç kimseyi tanımıyordum, ama eşcinselinden çingenesine, Kürdünden radikaline yüzlerce, binlerce yeni insanla, güzel insanla tanıştım. Bu hareket ve hareketin bu renkliliği korunmalı,” dedi.
Lambdaİstanbul’dan Özgür, “Şiddet ve ırkçılığa karşı, her türlü ayrımcılığa, militarizme, İMF ve emperyalizme karşı tavrından dolayı Baskın Oran’ın yanındaydık. Baskın Oran henüz seçimden söz bile edilmezken bize yöneltilen şiddete karşı ayağa kalktığımızda, Eryaman’daki duruşmamızda yanımızdaydı. Burada hangimizin penisi daha büyük yarışından çıkıp sergilenen bu duruşu görerek samimiyetle hakkını teslim etmek gerek. Komplekslerimizden arınıp, oluşan ‘yeni’ solu devam ettirmeliyiz,” dedi.
Toplantının sonunda katılımcılardan Ali Can Kaya'nın, Kürt milliyetçiliği yapıldığına ilişkin Harun Tekin’in eleştirisinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi üzerine Yıldız Önen söz alarak, “Baskın Oran milliyetçiliğe karşıdır, ama hep ‘öncelikli sorun Kürt meselesidir’ demiştir. Hiçbir zaman DTP karşıtı bir duruş almamıştır, bu tutumu nettir, önemlidir ve devam edecektir. Bunun ötesinde antikapitalist kampanyayı, Baskın Oran kampanyasını, Ufuk Uras kampanyasını oluşturanlar farklı renkler taşısa da, karşı oldukları şey bu sistemdir,” yanıtını verdi.
“Okyanusa açıldık, bu gemi yüzecek!” sözüyle kapanan forum, Baskın Oran ve Ufuk Uras kampanyası aktivistlerinin seçim sürecinde olduğu gibi bundan sonraki harekette de birlikte olacaklarının teminatı gibiydi.
(baskinoran.net alıntıdır)
Şarkıcıdır, saçmalarsa yeridir,’ marjına sığınarak şeytanın avukatlığını yaptım, teşekkür ederim(süpeer )
|