|
||
| ADAÇAYI (Salvia officinalis) Ballıbabagillerden olan Adaçayı, Dişotu ve Meryemiye diye de tanınır. Akdeniz kıyılarının kır bitkisidir. Ülkemizde kışın sert geçmediği yörelerde, bahçelerde de tohumlardan üretilir. Hafif kireçli, kolay su geçiren, kuru toprakları sever. Tohumları Nisan ve Eylülde ekilir. Şifası kenarları tırtıllı, buruşuk görülen, açık yeşil yapraklarındadır. Taen , uçucu yağ, acı madde ve B vitamini içermektedir. İki çeşit adaçayı vardır. 1)Bahçe Adaçayı (Salvia officinalis): Gerçek Adaçayıdır, şifalılık bakımından daha etkilidir. 30-70 cm boyunda menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak ıtırlı bir koku yayar. Bahçe Adaçayı güneşli yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için kış boyunca çam dalları ile örtülmelidir. 2)Çayır Adaçayı (Salvia pratensis):Çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir.Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan koyu mavi menekşe renkli çiçeklerinin pırıltısı uzaktan seçilebilir. Yapraklar, çiçeklenme başlamadan Mayıs ve Haziran'da toplanmalıdır. Bitki kuru ve güneşli günlerde, eterli yağlar oluşturduktan sonra, yapraklar öğle güneşinde toplanır ve gölge yerde kurutulur, yıl boyu kullanılır. *Adaçayı, tüm bedeni güçlendirir , kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde oldukça faydalıdır. Adaçayı sirkesiyle de, yatalak hastalara uzunca bir süre masaj yapılırsa rahatlatıcı ve canlandırıcı etkisinden faydalanılır. *Gece terlemelerinde lavanta ile kullanılır. (günde iki fincan) Mikroplu hastalıkların neden olduğu gece terlemelerini keser. *Kramp, omurilik rahatsızlıkları, beze hastalıkları ve organ titrekliklerinde başarı ile kullanılır. (günde iki fincan çay) *Kan temizleyici etkisi vardır. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır , vücuttaki toksinleri atar, safrayı söker. Mide ve bağırsak gazlarını, bulantıyı giderir. Mide sularının düzenli çalışmasını sağlar. Hazmı kolaylaştırır , iştah açıcıdır, ülsere ve ishale iyi gelir.İdrarı artırır. (günde en fazla 3 kahve fincanı ) Kansızlığın iyileşme döneminde içilir. *Böbrek ve mesane taşlarını daha rahat düşürmek için 80 gr olan yarım avuç Adaçayı 1litre suda haşlanır. Şeker ve küçük bir parça limonla çay gibi içilir. *Adaçayı Papatya ile içilirse daha etkili olur. (bir-iki bardak ,bal ilave edilir) *Grip ve soğuk algınlığında ve bunlardan ileri gelen adale ağrılarında kullanılır .Antiseptiktir , ateşi düşürür ve vücudu dinlendirir. Bademcik iltihabı , boğaz hastalıklarında adaçayı özellikle önerilir. -Bir bardak sütün içine bir tatlı kaşığı adaçayı ufalanıp ilave edilir , beş dakika kaynatılıp demlenir.Bir tatlı kaşığı bal ilavesi ile sıcak içilir, gece içilirse rahat uyumayı sağlar,Terletir, ateşi düşürür, boğmacada en iyi formüldür. -Bademcik iltihapları için çiçeklerinden elde edilen mayi ile gargara daha etkili olur. -15gr Adaçayı 1lt suda kaynatılarak sıcak olarak bol bol içilir. -Adaçayı kaynatılarak içine biraz sirke ve bal eklenip gargara yapılır. Bu formül dişeti kanamalarında da daha etkilidir. -Çay olarak demlenip bal ve sirke ilave edilerek içilir. -Diş iltihaplanmalarında kanayan ve sallanan dişlerde ve diş eti çekilmesinde iyi gelir.Gargara yapılır veya çaya pamuk batırılarak hasta bölgeye tampon uygulanır. -Toz haline getirilen Adaçayı yaprakları, diş temizliğinde kullanılır. Dişleri sağlamlaştırır, beyazlatır. *Sinir yorgunluğu ve döl yatağı hastalıklarında da arasıra Adaçayı oturma banyoları alınmalıdır. Depresyon ve el titremeleri için faydalıdır. Astım sıkıntılarını giderir. Adet düzensizliklerini ve sancılarını iyileştirir, rahim iltihaplarını giderir. *Şeker hastalığında, çay şekersiz içilir. *Yaralar, iltihaplı yaralar ve çıbanlar (apseler) kaynatılmış Adaçayının suyu ile pansuman edilebilir.Yapraklarından elde edilen Adaçayı tozu da kullanılabilir. *Böcek sokmalarında, sokulan yere ufalanmış Adaçayı yaprağı uygulanır. Yaprakları ezilip merhem haline getirilerek sivrisinek, arı vs. sokmalarında sürülürse acıyı dindirir, kaşıntıyı önler. Ayrıca emziren annelerin çok fazla sütü aktığı taktirde bu merhem meme ucuna sürülürse, sütün aşırı akmasını önler. *Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarında Adaçayı içmeleri faydalıdır. *Adaçayı, Ihlamur ile beraber öksürük kesici, Nane ve Kekik ile kaynatılmış suyu mideyi düzenlemek için verilir. *Adaçayı, koku değiştirici olarak, su ile kaynatılır ve çıkan buharın kokuyu alması sağlanır. *Yemeklere, ızgaralara etlere, çorbalara ekilir. *Saçların bakımında , saçların fazla yağını alıp deriyi temizler , ölü hücreleri yok eder. Saç derisini canlandırır , saç dökülmesini önler , derinlemesine temizlik sağlar. Adaçayının yağı papatya ile birlikte kullanılırsa daha faydalı olur. Saçlar için besleyici ve etkili bir toniktir; 8 bardak kaynatılmış suya bir avuç Adaçayı konur , üstü kapalı beş dakika kaynatılır , 30 dakika demlenir , süzülür.Her banyodan sonra, saç dipleri bu tonik ile ovulur , durulanmaz , soğuk kullanılması daha etkilidir. Aynı zamanda papatya ve adaçayı içmeye devam edilir. Adaçayı ezilerek elde edilen mayi ile masaj yapılan saçlar siyahlaşır ve gürleşir. *UYARI: Lüzumundan fazla kullanılırsa,(günde 3 kahve fincanından fazla) vücuda zarar verir, zehirlenmelere sebep olur. Damakta şişmeler meydana gelir. Doktora başvurulmalıdır. Çocuklara az miktarda verilebilir. KULLANIM BİÇİMLERİ Çay hazırlamak: Bir çay kaşığı bitki, çeyrek litre suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir. Adaçayı sirkesi: Geniş ağızlı bir şişe, boğazına kadar Yabani Adaçayı ile doldurulur. Çiçeklerinin üstüne çıkacak kadar Doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir yerde bekletilir. Oturma banyosu: İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır ve banyo suyuna eklenir. |
||
|
||
| KEKİK (Thymus serpyllum) Çimenlik tarla kıyılarında, orman kıyılarında ve çayırlardaki karınca yuvalarının üstünde yetişir.Güneş ve sıcak istediği için,toprak sıcaklığının fazla olduğu kayalık ve dağlık yerlerde çoğalır.Güneşli öğle sıcağında menekşe renkli çiçeklerden güzel koku yayıldığından,Haziran-Ağustos arası toplanır. Şifası yapraklarındadır. Bunlar saplarıyla toplanır, gölgede kurutulup ufalanır. *Kekik içerdiği timol sayesinde antiseptik, güçlendirici ve uyarıcı etkisi vardır.Timol yada kekik kafuru virüs ve bakterileri uzaklaştırır.Kekik suyuyla yapılan banyolar vücudu dinlendirir. *Kekiğin çiçekli sapı idrar söktürücüdür.Vücuttaki yağları eritir.Bu özelliğinden dolayı vücuttaki suyu atar.Hem kilo vermeye, hem de vücuttaki kan sirkülasyonunu hızlandırdığından dolayı kalbe faydalıdır. Spazm gidericidir. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardım eder. Damar sertliğinde 30gr kekik, 1 litre suda haşlanır, her yemekten sonra birer kahve fincanı içilir. *Kan şekerini düşürür.Kekik-Tarçın.-1 su bardağı suya yarım kahve kaşığı kekik,yarım kahve kaşığı tarçın konur kaynatılır,süzülür. Sabahları aç karnına içilir. *Salgı bezlerini uyarıp düzenli çalışmasını sağlar. Her türlü karın ağrısını ve gazı gidericidir. İştah açıcı,hazmı kolaylaştırıcı,mide bulantısını teskin edici olarak kullanılır.Bağırsak parazitlerine karşı etkidir.Kaynatılarak suyu balla içilir. *Baş ağrılarına iyi gelir.Geçici olarak tansiyonu düşürür. *Hafızayı kuvvetlendirir,kalp sancısına iyi gelir. Ödü buruna damlatılırsa da zihni sadeleştirir, hafızayı yeniler. Ciğeri sara hastalığına karşı iyi gelir. *Sinirsel yüz ağrılarında kullanılır.Kekikotu,papatya ve civan perçemi ,güneşli havada toplanıp bir kuru bitki yastığı hazırlanıp uygulanır.Diğer taraftan da aynı bitkilerin karışımından hazırlanmış çay içilir. Eğer krampta varsa kurutulmuş Kurtpençesi yastığı da uygulanır.(Başlangıçta İsveç şurubu kompresi hafif bir rahatlık sağlayabilir.) *Soğuk algınlığında kekik otu pekmezi yemeklerden önce kullanılır.Balgam söktürücüdür.Öksürük,Astım krizini yatıştırmaya, bronşit ve uykusuzluğa iyi gelir:Kekik otu ve sinirli ot karışımından hazırlanan çay,limon ve nöbet şekeri ile karıştırılarak kullanılmalı.Bu çay günde 4-5 kez hazırlanır saatte bir yudum alınarak gün boyuna yayılmalı.(Özellikle çocuklarda) 5' er gram kekik,sirke ve biraz tuz ile içilir. *Öksürüğe,bal ile macun yapılıp yenir.(Soğuktan kaynaklanan) Kesme şekerin üzerine günde 3 defa kekik yağı damlatılıp yenir. *Ağız antiseptiğidir.Diş ağrısını giderir.Kimyon ve sirke ile kaynatılıp gargara yapılır. Çocuklarda kansızlığı önler. İshallere ve zehirlenmelere faydalıdır. *Kötürümlükte,sinir hastalıklarında,romatizma ve burkulmalarda kullanılır.Kekik otu banyoları yapılır.İçten, günde 2 fincan kekik otu çayı içilir.Dıştan bitki yastığı yatmadan önce ısıtılarak uygulanır. Yastık, mide ve dölyatağı hastalıklarına da iyi gelir. *Tifo hastalığında 20 dakikalık kekik otu banyosu yaptırılır. *Yara yanık ve apseleri iyileştirir. Ezik, burkulma, şişlik, morartı ve gut hastalığı, felç tedavisinde, romatizmada kullanılır. Tırnak düşerken oluşan yaraya antiseptik olarak kekik yağı sürülür. Kekik yağıyla yapılan masaj kan dolaşımını arttırır, romatizmaya da iyi gelir. Kekik yağı mide, baş, ve diş ağrılarına iyi gelmekle birlikte tümör yapıcı madde olduğu ve karaciğer üzerinde zararlı etkileri olduğundan dikkatli kullanılmalıdır. *Egzama ve uyuzda kaynatılarak banyoda sürülür. *Sara krizlerine karşıda önerilir.Günde 2 fincan çay,yıl boyunca,10 günlük aralarla 2 veya 3 haftalık kürler dahilinde içilir. *Afrodizyaktır. *Alkol bağımlılığında; bir avuç dolusu bitki,1 litre kaynar suda haşlanır,üstü kapanır ve demlenmesi için 2 dakika beklenir.Çay termosa doldurulur ve alkolik kişiye her 15 dakikada bir yemek kaşığı içilir.Bunu mide bulanması ,kusma,dışkı- idrar çıkarma,terleme, yeme-içme için duyulan iştah izler.Bu uygulama gerektiğinde yenilenmelidir. *Saç bakımı için;kafa derisindeki mikropları öldürür. Kan dolaşımını hızlandırır. Dökülen saçların yerine yenisini çıkarır, saçın fazla yağını alır. 6 bardak kaynatılmış suya 1 avuç kekik konur, üstü kapalı olarak 5 dk. kısık ateşte kaynatılır, demlenir ve tülbentten süzülür. Temiz saç bu tonikle ovulur. 125gr kekik, 1litre suda haşlanarak saç banyolarında kullanılırsa, kırılan, dökülen saçları canlandırır, hoş bir parlaklık verir. *Kekikten doğal boyamacılıkta da yararlanılır. Yapraklarından çeşitli mordanlarla bej, gri ve haki renk elde edilir. Yün ve pamuk ipliklerinin boyanmasında kullanılır. *Şap hastalığına karşı, hayvanın ağzı kaynatılmış kekik suyu ile yıkanır. Hayvanların dişeti iltihabında bir miktar kekik, şarapla karıştırılarak sürülür. *UYARI:Hamileler ve guatr olanlar kullanmamalıdır. (Guatrı olanda,tecrübe edilmiştir; halsizlik, mide bulantısı, baş dönmesi,kalp çarpıntısı olmuştur.) Fazla içilirse (günde 2-3 fincandan fazla) tansiyonu düşürür. Yağında tümör yapıcı madde olduğu için dikkatli kullanılmalıdır. KULLANIM BİÇİMLERİ Çay hazırlamak:Bir çay kaşığı dolusu bitki, bir fincan kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca bekletilir. Yada 1 kahve kaşığı kekik, 1 su bardağı kaynar suda 10 dakika bekletilir. Günde 2 su bardağı içilir. Banyo katkısı:Bir tam banyo için 200gr.(genel böl. tam banyoya bak) Kekikotu tentürü: Öğle güneşinde toplanmış çiçekli saplar gevşekçe bir şişeye doldurulur ve üstüne konyak, bitkilerin iki parmak üstüne çıkana kadar eklenir. Güneşte veya sıcak bir yerde 14 gün bekletilir. Kekikotu yağı:Aynı tentür işlemi gibidir, fakat konyak yerine zeytinyağı kullanılır. Bitki yastığı:Öğle güneşinde toplanıp kurutulmuş bitkiler bir yastığa doldurulur ve dikilir. Kekikotu pekmezi: Öğle güneşinde toplanmış çiçekler ve saplar bir cam turşu kabına doldurulurken ıslak ellerle nemlendirilirler. Bir sıra bitki, bir sıra ham şeker olmak üzere kap bastıra bastıra doldurulur ve üç hafta güneşli bir yerde bekletilir. Süzme sırasında, şekerlenmiş çiçekler ve saplar, biraz su ile yıkanmalı ve bu su pekmeze eklenmelidir. Elde edilen sıvı ağır ateşte, kaynatmadan ısıtılarak, içindeki suyun buharlaşması sağlanır. Pekmez ne ince, ne de kalın olmalıdır. Bu nedenle, biraz soğutarak denemek gerekir. |
||
|
||
| MAYDANOZ (Detroselinum sativum) Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağıdır. Bu özelliği ile görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi gelir. Ayrıca potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden de zengindir. Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı kanı arttırarak oksijeni metabolize eder ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım eder. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirir. İnce barsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Bir tutam maydanoz günlük C Vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. *Kanı temizler, kansızlığa ,kum, böbrek taşı ile tansiyona,şişmanlığa,böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına,damar sertliğine etkilidir. Maydanoz suyuna bal ve limon ilave edilerek günde 1-2 bardak içilir. Böbrek rahatsızlıklarında; 4 bardak suya 1 demet maydanoz yıkanır konur, 5 dakika kaynatılır, süzülür, günde 3 kere 1'er çay bardağı içilir. *Grip ve nezleyi geçirir, balgam söktürür, terletir, ateş düşürür.Kan şekerini normal seviyede tutar, kansere karşı koruyucudur, vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar, romatizma hastalığına ve sarılığa iyi gelir. *Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlar. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatır. *Anne sütünü azaltır. Emzikli kadınların süt kanalı tıkanmalarında maydanoz lapası uygulanır. Yara, kesik ve morartıları iyileştirir. Kulak ve diş ağrısına iyi gelir. *Afrodizyaktır *Sivilceli,lekeli,pürüzlü ve kırışık ciltlerde parlaklılık ve pürüzsüzlük verir. 2 bardak kaynatılmış suda, 1 demet yıkanmış maydanoz sapları ile beraber üstü kapalı olarak kısık ateşte 5 dk. Kaynatılır.20 dk. Demlenmeye bırakılır süzülür.Böylece etkili cilt losyonu ve lapası elde edilir.Temiz cilde lapası sürülüp 20 dk bekletilir,sonra süzülen maydanoz suyu ile cildi yıkanır.Her gün günde birkaç kez uygulanır. *Saçları besler,parlatır, dökülmeyi yavaşlatır. Saçlar maydanoz suyu ile yıkanır. *Arı ve haşarat sokmalarında sokulan yere sürülürse ağrıyı giderir KULLANILIŞI Birkaç taze yaprak, bir litre suda kaynatılarak günde iki fincan içilir. Kuru yapraklardan elde edilen toz, günde iki tutam içilebilir. Kompres ve gözler için losyon ve şampuanı yapılır. Astım, menopoz, ağrılı adet görme ve öksürük için yukarıdaki kaynamaya birkaç kök ve yarım avuç tohum atılarak el ayak banyoları yapılır. Lapası kıyılmış yapraklardan yapılır. *Şeker hastalığında: 3 demet maydanoz ezilir, 6 bardak suya konulur, üstü kapatılır, 30 dakika demlemeye bırakılır, sonra süzülür, üzerine 1,5 su bardağı taze sıkılmış limon suyu ilave edilir. Her gün sabahları aç karnına 1 bardak içilir. . *UYARI:Maydanoz suyu 60 gr'dan fazla ve tek başına içilmemeli. Havuç-elma suyuyla içilebilir. Böbrek iltihabı olanlar yememelidir. |
||
|
||
| KURU ÜZÜM( Vitis vinifera) Taze üzüm, potasyum karbonatla suya yatırılır ve kurutulur. Zeytinyağı parlatıp sarartır. Potasyumun yerine ayçiçeği sapı, bağ çubuğu ve sakızlık çalısı külü de kullanılabilir. *Karaciğerin dostudur. Kan yapar. Kekikle yenirse vücudu şişmanlatır. *Kumları döker, idrarın damla damla gelmesinin tedavisinde iyi gelir. Çekirdekleri alınır karabiber konulup yenir. *Sert urları eritir. Kuru üzüm, safran, yumurta sarısı, kuş yemi, keten tohumundan merhem yapılıp uygulanır. *Unutkanlığı giderir, dimağı kuvvetlendirir. Günlük ile yenilir. *Sarılığı giderir, sirke ile yenir. *Öksürüğü keser. Anason ile kaynatılır, badem yağı ile içilir. *Çıbanları patlatır, iyileştirir.İç yağı ile merhem yapılıp uygulanır. *Üzüm çekirdekleri selülit tedavisinde kullanılır. |
||
|
||
| POLEN Çiçeklerin ortasında bulunan erkek üreme hücresidir. Ancak mikroskop altında görülebilen bu hücreler 10 yıl dayanabilecek kadar canlıdırlar ve o bitkinin tüm genetik ve diğer özelliklerini taşır, döllenmeyi sağlayarak nesillerin devamını temin eder. Polende tüm vitaminler ve minerallerin insan yaşamı için en ideal oranlarda bulunması en üstün özelliğidir. Vitamin A -C ve özellikle B-kompleks vitaminleri yönünden zengindir. Ayrıca yüksek oranda protein (%20-25) içerir. Mineral, enzim, eser elementler ve diğer vitaminlerde bulunur. Tüm hastalıkların tedavisinde de yardımcı madde olarak kullanılmaktadır. *Bağışıklık sistemini güçlendirir, antibakteriyel etkisi vardır. *Kan basıncının düzenlenmesinde kullanılır. *Sinir sistemi, stres ve halsizlik gidericidir. *Hücre yenileyici, dokuların yaşlanmasını geciktiricidir. *Gebelik sürecinin sağlıklı seyrini sağlar. *Emzirmede süt oluşumunun artırılmasında etkilidir. *Sindirim sistemi (gastrit, ülser) ve hemoroidte kullanılır. *UYARI: Arı sokmasına alerjisi veya astımı olan kişilerin arı polenini dikkatli kullanmalıdır. |
||
|
||
| PAPATYA (Matricaria chamomilla) Genellikle balçıklı topraklarda, orman çayırlıklarında,eğilimli topraklarda,tahıl,mısır,yonca,patates ve şalgam tarlalarında yetişir. Yabani papatya ile arasındaki fark;sarı çiçek tabanının içinin oyuk ve kokusunun daha etkili oluşudur. Çiçekler sapsız olarak ,Mayıstan Ağustosa kadar,öğlen güneşinde toplanmalıdır. *Küçük çocukların her türlü rahatsızlıklarında papatya çayı içirilebilir. *Özellikle kramplarda ve karın ağrılarında kaynatılıp içilir. Ağrılı bölgelere kurutulmuş papatya ile doldurulmuş sıcak yastıklar koyulmalıdır. * Bağırsak gazlarının giderilmesinde ve iltihabında kaynatılır ve bolca içirilmelidir. *deri döküntüleri,mide rahatsızlıklarını iyileştirmeye yardımcı olur. *Sakinleştirici etkisi vardır,uykusuzluğa iyi gelir. Sinir sistemin rahatlatmak, bitkinliği gidermek için papatya banyolarından oldukça iyi sonuç alınabilmektedir. *Terleticidir,yüksek ateşi düşürücü,boğaz ve bademcik gibi bir çok iltihaplanmalarda, dezenfektan ve iltihap kurutucu olarak kullanılabilir. Kaynatılıp bolca içilir. *Göz ve göz kapağı iltihaplanmalarında, kaşıntı ve akıntılı deri döküntülerinde dıştan kompres olarak, diş ağrısında gargara olarak ve yaraların yıkanmasında da kullanılır. -Göz ağrılarında,sütle kaynatılan papatyaları sıcak kompres olarak göz kapaklarının üzerine koyulur. *Nezle ve sinüzitte,papatya buğusu kullanılabilir. Bu uygulamadan sonra dışarı çıkılmamalıdır. *Soğuk algınlığı için; bir bardak sıcak su, bir çay kaşığı papatya karıştırılır 5 dk üstü kapalı kısık ateşte kaynatılıp demlenip süzülür. Sıcak olarak bal ilave edilerek sabah akşam içilir.(Antiseptiktir) *Nevralji ve romatizmada papatya yağıyla masaj yapılır. Aynı bölgedeki organ yorgunluklarını da giderir. *İşitme güçlüğü çekenler içinde ada soğanı kızartıldığı papatya yağını sıcak olarak,sık sık kulağa damlatıldığında yeniden işitmeye faydalı olacaktır. *Damağı kuvvetlendirir,baş ağrılarını giderir, bunular için kaynatılıp içilir. *Karaciğer rahatsızlıklarında tedaviye yardımcı olur. Bedeni güçlü tutar. Hepatit B' de bir çay bardağı sıcak suya yarım kahve kaşığı papatya konur,5 dk bekletilir,süzülür,öğle ve akşam yemeklerden 15 dakika önce içilir. *Cilt bakımında; kaynatılmış bitki ve suyu ile haftada bir kez yüz yıkandığında ciltte tazelik ve sağlıklı bir renk kazandırdığı görülecektir. *Saç bakımında:özellikle saçları açık olanlar kaynatılmış papatya suyuyla yıkanır. *Özellikle hassas ciltlere iyi gelir. Saç köklerini güçlendirir,dökülmesini önler,saç derisini derinlemesine temizler,saç köklerine kadar nüfus eder. Saçı canlandırır. Adaçayı yağı ile birlikte kullanıldığında çok daha iyi sonuçlar alınır. KULLANIM BİÇİMLERİ Çay hazırlamak: bir çay kaşığı dolusu bitki, bir fincan kaynar suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir. Banyo katkısı: Tam banyo için dört avuç dolusu, yüz veya saç yıkamak için bir avuç papatya çiçeği haşlanır ve demlenmesi için kısaca bekletilir. Kompresler: Bir fincan kaynak su, bir yemek kaşığı çiçeğin üstüne dökülür, demlenmesi için kısaca beklenir ve süzüldükten sonra sıcak kompreslerde kullanılır. Bitki yastığı: Keten bezinden yapılmış bir torba, kurutulmuş çiçekle doldurulur ve ağzı dikilir. Kuru bir tavada iyice ısıtılır ve hasta organın üstüne koyulur. Papatya yağı: Güneşli havada toplanmış çiçekler, küçük bir şişenin içinde gevşek olarak doldurulur ve üstüne, saf zeytinyağı dökülür. Zeytinyağı çiçeklerin üstüne çıkmalıdır. Şişe 14 gün güneşte bekletilir. Buzdolabında saklanmalıdır. Papatya merhemi: 250 gr içyağı tavada iyice kızdırılır ve iki avuç dolusu çiçek bu yağa atılır. Tavadakiler köpüklenmeye başlayınca karıştırılır, ağzı kapatılarak serin bir yere kaldırılır. Ertesi gün hafifçe ısıtılır ve bir keten bezinden geçirilip, posa da sıkılır. Deneyimlere göre, en iyi yöntem şudur: Süzgecin içine bir keten bezi yayılır, süzgeç başka bir kabın üstüne oturtulur ve sıkma işlemine başlanır. Merhem maddesi düzgün bir biçimde karıştırılır ve temiz cam veya toprak kaplara boşaltılır. |
||
|
||
| En kuvvetli antioksidanlardan biri: Üzüm Üzüm, kabuğu, içi ve çekirdeğiyle komple yararlı bir meyve. En önemli yararlarının başında ise, vücuda en fazla zarar veren serbest radikallerle mücadele eden antioksidan özelliğiyle biliniyor. Üzüm belki de çok amaçlı kullanılan meyvelerden en önemlisi. Çünkü taze taze ya da kurutup kış aylarında çerez niyetine yenebiliyor, suyu sıkılıp içilebiliyor. Bir diğer örnek, geleneksel Osmanlı Mutfağı'nın önemli yemeklerinden biri sayılan hoşaf yaparak tüketebiliyoruz. Devam edersek, meyvesinden sirke ve pekmez yapılabiliyor. Hatta pestil ve ceviz sucuğu hazırlanabiliyor. Atlanmaması gereken bir diğer tüketiliş biçimi ise, türlü çeşitleriyle yapılan birbirinden lezzetli şaraplar. Bunların dışında asma yaprağının saramurasını yapıp, daha sonra o yaprakları pirinçle hazırlanan bir harç ile sararak Türk Mutfağı'nın vazgeçilmez ve en makbul yemeklerinden biri olan yaprak sarması yapıyoruz. Yararlarını sıralamadan önce tarihine bakarsak, üzüm, tam anlamıyla Anadolu'yu temsil eden bir meyve. Çünkü kökleri Anadolu'ya uzanıyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bağcılık, M.Ö. 2000 yıllarında da yapılıyormuş. Dünyanın yedi harikasından biri sayılan Babiller'in Asma Bahçeleri'ni de bilmeyen yoktur. Üzümü en basit şekilde, beyaz ve siyah üzüm olarak sınıflandırabiliriz. Ayrıca kabuğunun kalınlığına, kokusuna, çekirdekli ve çekirdeksiz oluşuna göre de ayırabiliriz. Üzümün ve çekirdeğinin yararları: - Çekirdeği çok güçlü bir antiokasidandır. - Serbest radikallere karşı savaşmasının yanı sıra sigara, alkol gibi maddelerin vücudumuzda yapmış olduğu kötü ekiyi azaltır. - Kan yaparak kansızlığı önler. - Kanı temizler. - Yaşlanma etkilerini azaltır. - Cilde iyi gelir. Bu nedenle bugün piyasada olan birçok kremin içeriğinde üzüm yer alır. - Beyin hücrelerini besler. - Kanserin oluşumunu önler. - Böbrek ve bağırsakların çalışmasını kolaylaştırır. - Kalp krizi riskini azaltır. - Kötü kolesterolle mücadele ederek kalp damarlarını tıkanmasını önler. - İçerdiği yüksek oradaki potasyum, ödem azaltıcı özelliğinden dolayı yüksek tansiyonun düşürülmesinde yardımcı olur. - Üzümün içindeki antioksidanlar, romatizmanın oluşmasında büyük rol oynayan enzimleri nötralize ederek bu hastalığının oluşmasının engellenmesinde yardımcı olur. KIRMIZI ŞARAP Kırmızı şarabın içerdiği antioksidanlar kalp-damar hastalıkları ve kanser türlerinin oluşmasının önlenmesinde yardımcıdır. Eski Yunanlı filozof az içilen kırmız şarap ilaç gibidir: - Hastaları iyileştirir, - Yaşlıları gençleştirir demiş. Az kelimesi kadınların günlük bir, erkeklerin iki kadeh şarap içmeleri anlamına geliyor. Yapılan bilimsel araştırmalar kırmızı şarabın faydalarını şu şekilde özetlemektedir. 1- Şarabın içindeki antioksidanlar kanın akışkanlığı artırarak pıhtılaşmayı önler. Böylece kalp krizinin önlenmesinde yardımcı olmaktadır. 2- Şarap faydalı kolesterolün yükselmesine yardımcı olarak, zararlı kolesterolün düşmesine neden olmaktadır. 3- Zararlı kolesterol serbest radikaller tarafından okside olmadıkça damar çeperine yapışmaz ve damar sertliği oluşmaz. Kırmızı şaraptaki antioksidanlar zararlı kolesterolün okside olmasına yardımcı olarak damar sertliğinin önlemesinde rol oynamaktadır. Şeker hastaları az yemeli!Bilindiği gibi üzüm, şeker oranı çok yüksek bir meyve olduğu için şeker hastalarının doktorlarına danışarak yemelerini tavsiye ediyoruz. Birçok meyveye göre çok yüksek oranda şeker içerdiği için, aniden kan şekerinin hızla yükselmesine neden olabiliyor. 100 gr. üzümde (taze) Kalori 73 kcal. Protein 0,7 gr. Yağ 0,3 gr. Karbonhidrat 16,9 gr. Su 81,3 gr. Potasyum 183 mgr. Kalsiyum 15 mgr. Fosfor 20 mgr. A vitamini 5 mgr. B vitamini 0,08 mgr. C vitamini 4 mgr. 100 gr. kuru üzümde Kalori 269 kcal. Protein 2,3 gr. Yağ 0,5 gr. Karbonhidrat 64 gr. Su 24,2 gr. Sodyum 144 mgr. Potasyum 630 mgr. Kalsiyum 31 mgr. Fosfor 100 mgr. Magnezyum 65 mgr. Demir 2,7 mgr. A vitamini 15 microgram. B vitamini 0,2 mgr. C vitamini 1 mgr. 100 gr. üzüm suyunda (sıkma) Kalori 69 kcal. Protein 0,2 gr. Yağ - Karbonhidrat 17,1 gr. Su 82,5 gr. Potasyum 132 mgr. Kalsiyum 12 mgr. Fosfor 12 mgr. A vitamini - B vitamini 0,06 mgr. C vitamini 1 mgr. |
||
|
||
| Elma bebeğinizi astımdan korur Hamilelik sırasında annenin yediği elma, bebeği astımdan koruyor. Hollandalı ve İskoç bilim adamlarının gerçekleştirdiği araştırmada; annelerin gebelikleri sırasında tükettikleri yiyeceklerden, çocukların astıma yakalanmasında koruyucu etkiye sahip tek gıdanın elma olduğu tespit edildi. Thorax dergisinde yayımlanan araştırmada, anneleri haftada 4'ten fazla elma yiyen çocukların astıma yakalanma riskinin, haftada hiç ya da bir elma yiyen annelerin çocuklarından yüzde 53 daha az olduğu belirtildi. Araştırma ayrıca, hamilelik sırasında balık yemenin, çocuklarda egzamaya yakalanma olasılığını azalttığını gösterdi. Haftada bir kez ya da daha fazla balık tüketen gebelerin çocuklarında, diğerleriyle kıyaslandığında egzama riskinin yüzde 43 daha az olduğu açıklandı. |
||
|
||
| Salep, Orchidaceae (orkideler) familyasının birçok türünün toprakaltı yumrularından elde edilen drog. Ayrıca orkide türlerine Anadolu'da verilen genel ad. Sahlepgiller familyasından; tel köklü otsu bir bitkidir. Kökünde 2 tane yumru vardır. Gövdesi, dik ve silindirimsidir. Çiçekleri salkım veya başak şeklindedir. Kullanılan yeri köklerindeki yumrularıdır. Yurdumuzda bir çok çeşidi vardır. Salep yumruları müsilaj, glikoz ve uçucu bir yağ taşır. İçerdiği en önemli madde glikomannandır. Su ve sütle birlikte kullanıldığında şiştiği için yaygın bir şekilde dondurma hammaddesi olarak kullanılır. Özellikle Maraş Dondurması olarak bilinen dondurmaya tat ve koku kazandıran, dünyada sadece Kahramanmaraş'ın dağlarında yetişen bir orkide türünden elde edilen saleptir. Kahramanmaraş'ın dağlarında toplanmadan dolayı orkide türleri son derece azalmıştır. Anadolu orkideleri aşırı toplamadan dolayı tükenme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bilinçsizce yapılan toplama yakında bu içeceğin, Orkidelerin tükenmesinden mütevellit içilememesine ya da çok ama çok pahalı olmasına sebep olacaktır. Doğal dengenin bozulmaması ve bir canlı grubumuzun daha silinip gitmemesi için gereken duyarlılığı göstermemiz gerekmektedir. Daha fazla bilgi için buraya [1] bakabilirsiniz. Faydası : Göğsü yumuşatır. Öksürük ve bronşitte faydalıdır. Kabızlığı giderir. Basur memelerinde faydalıdır. Zihni çalışma gücünü arttırır. Kalbi kuvvetlendirir. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Vücudun ısınmasını sağlar. Cinsel gücü artırır. Osmanlıdan bu yana yukarıda sayılan etkilerin varlığı söylenegelse de içerdiği müsilaj yapısında maddelerden kaynaklı öksürük dindirici etkisi dışında tıbben kanıtlanmış bir etkisi yoktur. Özellikle afrodizyak(cinsel istek arttırıcı) etkisi kesinlikle bilimsel bir söylem olamaz. Müsilaj (suyla şişen maddeler) içeren her gıda kabız engelleyici olarak düşük bir etkiye sahiptir. Kalp, zihinsel aktivite, menstrual siklus ve anal fissürler dahil salep üzerinde yapılan tıbbi bir çalışma yoktur. Orkidelerle ilgili aradığınız herşey |
||
|
||
Güne nane ile başlayın! Stres dolu toplantılar veya partilerle dolu geçen yoğun bir haftanın sonunda yorgun mu düştünüz? Kolayca eski performansınıza kavuşabilirsiniz. Nanenin kokusu bir eğitim çavuşuna benzer; beyninize “Kalk ve işine konsantre ol!” emrini verir. Araştırmalara göre bu kokunun olduğu yerlerde çalışanlar, sıkıcı ama yapılması şart olan işlere daha fazla yoğunlaşabilmektedirler. Zihinsel olarak tembelleştiğinizi hissettiğinizde naneli bir sakız çiğneyin, şeker yiyin ya da nane kokusunu içinize çekin. Böylece beyninizin “Yapabilirim!” dediğinizi duyabilirsiniz. Nane kokulu yerlerde titizlik gerektiren işlerde çalışan insanların daha iyi performans gösterdikleri bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Araştırmaya katılanlar arasından nane kokulu yerlerde çalışanların, kokusuz yerlerde çalışanlara göre, daha az yazım hatası yaptıkları ve alfabetik işlemleri daha çabuk gerçekleştirdikleri görülmüştür. Tedavi amacıyla; detaylara olan dikkatinizi arttırmak için, zihninizi dinlendirmek için ya da kilo vermenize yardımcı olması için kokuların kullanılması, aromaterapinin uygulama alanına girer. Aromaterapi, güzel kokuların ciğerlere çekilmesi ya da cilde sürülmesiyle uygulanabilir. Bazı esanslar, gevşeme ve zihinsel rahatlama gibi biyolojik tepkilerin oluşmasını sağlayan beyin aktivitelerini uyarır. Yakın zamana kadar aromaterapinin yararlarını destekleyen fazla kanıt bulunmuyordu. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda, artık aromaterapinin psikolojik ve fiziksel sağlık için gerçekten faydalı olabileceği görülmüştür. Doğal mucize: Üzüm çekirdeği Sağlık ve kozmetik alanında pek çok üründe kullanılan, cilde dinçlik katan, antioksidan hazinesi olan ve kolesterol düzeyini düşüren üzüm çekirdeği son yılların “doğal sağlık iksiri oldu. Üzüm çekirdeğinin bilinen en güçlü etkisinin antioksidan özelliği olduğunu söyleyen araştırmacılar, 25 yaşından sonra vücudun antioksidan üretiminin yavaşladığını belirttiyor. Bu yavaşlamanın yol açtığı hastalıkların önüne geçmek için üzüm çekirdeğini tavsiye eden uzmanlar, üzüm çekirdeğinin zayıflamış kan damarlarını güçlendirip normal sağlığına döndürebilen bir yapıya sahip olduğunun vurguluyor. Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Karadeniz, ANKA’ya yaptığı açıklamada üzüm kabuğunun ve çekirdeğinin mideye zarar vermeden, sindirimi hızlandırdığını ve bağırsak sisteminin çalışmasını düzenlediğini belirtti. Karadeniz, kuru üzümün akciğer hastalıklarına, unutkanlığa, kansızlığa ve baş ağrısına iyi geldiğini ifade etti. Karadeniz, kansere karşı bol bol taze üzüm yenilmesini tavsiye etti. Taze üzümün dizlerdeki kireçlemeyi önlediğini belirten Karadeniz, koruk üzüm (ekşi üzüm) suyunun, kalp rahatsızlıklarına ve ülsere iyi geldiğini kaydetti. Prof. Dr. Karadeniz, üzümün cildi güzelleştirerek, sivilceleri yok ettiğini de söyledi. Üzüm çekirdeği kozmetik alanında krem, şampuan, sabun yapımında kullanılıyor. Türkiye’de üzüm çekirdeği içeren ürün satışını gerçekleştiren kuruluşlar özellikle anti-ageing kremlere kadınların ilgisinin yoğun olduğunu söylüyor. İlk olarak 1947’de Bordeaux Üniversitesi’nde Emekli Tıp Profesörü Fransız Jack Masquelier tarafından tesadüfen öğrenilen bilgi sonucunda keşfedilen üzüm çekirdeğinden 1950’de ilk damar koruyucu ilaç yapıldığı biliniyor. Fıtığı önemseyin!
Hastalar tarafından önemsiz, basit bir hastalık, kolay bir ameliyatla tedavi edilebilir görülen fıtığın önemsenmesi gerektiği bildirildi. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Erdoğan Sözüer, hastalar tarafından önemsiz, basit bir hastalık, kolay bir ameliyatla tedavi edilebilir görülen fıtığın önemsenmesi gerektiğini bildirdi. Sözüer, yaptığı yazılı açıklamada, her 20 kişiden birinin, hayatının bir döneminde karın duvarını ilgilendiren fıtık hastalığı ile tanıştığını belirtti. Göbek fıtıklarına, kadınlarda erkeklere göre daha sık rastlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Sözüer, buna, kadınların hamilelik döneminde karın ön duvarına aşırı basınç oluşmasının yol açtığını kaydetti. Erkeklerde ise daha çok kasık bölgesi fıtıkları görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Sözüer, şu bilgileri verdi: "Şişmanlık, işeme zorlukları, ağır egzersizler ve ağır kaldırma, yaşlılık, sürekli öksürük, kabızlık ve gebelik, fıtığa yol açan sebepler arasındadır. Hastalar tarafından önemsiz, basit bir hastalık, kolay bir ameliyatla tedavi edilebilir görülür. Fakat bu bakış açısı doğru değildir. Hastaların önemli bir kısmı yaşlı, şişman, kalp, akciğer, prostat, şeker sorunları olan veya daha önce ameliyat olan hastalardır. Hastalığın bir diğer yönü de fıtıkların acilleşebileceğidir. Bu nedenle fıtık hastalığı cerrahide ayrı bir öneme sahiptir." Prof. Dr. Sözüer, Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı olarak bu konuya dikkat çekmek amacıyla "Fıtık Günleri" adı altında bilimsel toplantılar yapacaklarını bildirdi. |
||
|
||
| İlaç gibi bir bitki: Kuşkonmaz Kuşkonmaz K vitamini, B vitamini (folat), C vitamini ve A vitamini açısından oldukça zengindir. Kuşkonmazda ayrıca folat dışında da B1, B2, B3 ve B6 B vitaminleri bulunur. Kuşkonmaz lif, manganez, bakır, fosfor, potasyum ve protein için iyi bir kaynaktır. Kuşkonmaz et yemekleri ile beraber çok iyi bir seçimdir, özellikle kalp hastalığınız varsa ve et yemekten çekiniyorsanız mutlaka ikisini beraber tüketmenizi öneririm. Kuşkonmaz çorbasını çok sevdiğimi de itiraf edeyim. Mönüde kuşkonmaz gördüğüm zaman kaçırmıyorum, ızgara olarak yapıldığında da hoş oluyor. Kalp hastalığı için mükemmel seçim: Kuşkonmazda yüksek miktarda bulunan folat, sağlıklı bir kardiyovasküler sistem için çok önemlidir. Folat seviyesi düşük olunca kalp hastalıkları riski önemli ölçüde artar. Bir porsiyon kuşkonmazda günlük folat ihtiyacının yüzde 66’sı bulunmaktadır. Kuşkonmaz ayrıca potasyum açısından da zengin bir kaynaktır ve sodyum içeriği oldukça düşüktür. Mineral profili, içerdiği aktif aminoasitle birleşince diüretik bir etki oluşturur. Artirit, romatizma, adet dönemlerinde tercih edilmeli Tarihsel olarak kuşkonmaz artirit ve romatizma gibi şişkinliklerin tedavisinde kullanılmıştır ve PMS’a (adet öncesi sendrom) bağlı su toplanmasına (ödem) da iyi gelebilir. Bağırsaklar için faydalı Kuşkonmaz, inulin isimli özel bir karbonhidrat çeşidi içerir. Bu karbonhidrat kalın bağırsakta bulunan sağlığa iyi gelen bakteriler tarafından sindirilir. Beslenmemizde yeterli miktarda inulin bulunursa bu iyi bakterilerin gelişimi ve aktivitesi artar, bu da zararlı bakterilerin bağırsaklarımızda tutunmasını zorlaştırır. Hamileler ve çocuk yapmayı düşünenler bolca yemeli Özellikle hamile kalmayı düşünüyorsanız veya hamileliğin erken safhalarındaysanız kuşkonmazı öğünlerinizden eksik etmeyin. Çünkü içerdiği folat hücrelerin düzgün bölünmesi için gereklidir. Folat olmazsa fetüsün sinir sistemi hücreleri düzgün şekilde bölünmez. Hamilelikte yetersiz folat tüketiminin çeşitli doğuştan sakatlıklara yol açtığı belirlenmiştir. Böbrek ve gut hastaları daha az tüketmeli ya da tamamen kesmeli Böbrek sorunu veya gut problemleri olan kişilerin kuşkonmaz gibi pürin içeren yiyecek tüketimlerini kısıtlamaları veya kesmeleri gerekir. Pürinden çabuk etkilenen kişilerin bu maddeyi çok almaları sağlık sorunlarına yol açar. Vücutta fazla pürin birikimi fazla ürik asit birikimine yol açar. Ürik asitle bağlantılı sorunların iki örneği ise gut hastalığı ve böbrek taşı oluşumudur. Beslenme biliminde son gelişmeler Balık yağı ve kilo kaybı Balık yağının kilo kaybına olan etkisinin incelendiği araştırmada bir grup yetişkine ayçiçeği yağı kapsülü, bir gruba da balık yağı kapsülü verildi, bir grup yağsız balık, bir grup yağlı balık tüketti. Sonuçlar kadınlarda hiçbir müdahalenin kilo kaybını etkilemediğini, erkeklerde ise beslenmeye deniz ürünü katılmasının kilo kaybına katkıda bulunduğunu gösterdi. Bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerek. Çözünmez lif iştahı azaltıyor Yapılan bir araştırma 33 gram lif alımının daha sonraki öğünlerde yenen miktarı ve algılanan iştahı çok azalttığını gösterdi. İştahı kontrol etmek, kabızlık problemini çözmek, sağlıklı ve pratik ara öğün için tahıl gevrekleri iyi bir seçim olarak günlük beslenmede yer almalı. Kadınlar, şarap ve biyolojik göstergeler Birtakım kanıtlar az miktarda kırmızı şarabın kardiyovasküler hastalık riskini azaltmada faydalı olabileceğini gösteriyor. Yapılan bir araştırmada 35 sağlıklı, sigara içmeyen, menopoz öncesi dönemdeki kadında beyaz ve kırmızı şarabın inflamatuvar biyolojik göstergelerinde farklı bir etkisi olup olmadığı incelendi. Sonuçlara göre kırmızı şarap daha etkili olsa da her iki şarap da aynı etkileri gösterdi. Hem inflamatuvar biyolojik göstergelerde düşüş görüldü hem de kardiyovasküler risk düşüşüyle açıkça bağlantılı olan endotel aktivasyon azaldı. Küçük miktarda şarap tüketilmesinin iyileştirici etkisi bir kez daha kanıtlanmış oldu. |
||
|
||
| Müthiş enerji kaynağı: Badem Bademin sağlığa pek çok yararı var ama yine de miktar konusunda hassasiyeti unutmayın çünkü 20-25 adet badem 200 kalorilik enerji veriyor. Badem aslında gülgillerden bir çeşit ağacın ürünüdür. Meyvesi ancak çağla halindeyken yenir, çok sınırlı bir zamanda tüketilebilen bu yeşil ve serinletici meyve kız kardeşim ve benim için baharın geldiğini ve yakında yeşil eriklerin çıkacağının habercisidir. Çağlayı yeşil hali ile hiç görmeyenler, çok merak ettiyseniz hemen manava sorun çünkü çağla zamanı bitmek üzere. Ben bademin hem çağla hem de sert kabuklu halini çok severim ve danışanlarımın günlük beslenmeleri içinde de genelde tavsiye ederim. Dünyada toplam badem üretiminin yaklaşık 1,5 milyon ton olduğu bildiriliyor. Yunanistan, İran, İtalya, Fas, Protekiz, İspanya ve Türkiye de ana üreticilerindendir. Türkiye’de en kaliteli üretimi Datça Yarımadası’nda yapılmaktadır. Bademin sağlığa olan faydalarını farklı kaynaklar ve araştırma özetlerinden inceleyerek size geniş bir özet vermek istedim. Bademin sağlığa pek çok yararı var ama yine de mesajımız aynı ”ölçülü beslenin, sağlıklı yaşayın” yani miktar konusunda hassasiyeti unutmayın çünkü 20-25 adet badem 200 kalorilik enerji veriyor sağlık açısından faydalı olsa da her besin gibi bademin fazlası da yağ olarak depolanacak ve kilo almanıza katkı sağlayacaktır. Vitamin mineral için iyi bir kaynaktır: Yeterli miktarda karbonhidrat, doymamış yağ, lif, fosfor, kalsiyum, demir, potasyum, magnezyum, çinko, A, B, C ve E vitamini bulunur. Yarım çay bardağı badem günlük manganez ihtiyacının yüzde 45’ini, bakır ihtiyacının yüzde 20’sini karşılar. Hastalıklardan korur: Yapılan çalışmalar gösteriyor ki badem tüketimi koroner kalp hastalıkları riskini azaltmaktadır. Badem LDL (kötü huylu) kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir. Diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar için çifte koruma sağlar. Araştırmalar, düzenli badem tüketenlerin total kolesterolde yüzde 4-12 oranında düşme olduğunu göstermiştir. Yarım çay bardağı badem 18 gram yağ içerir. Bunun 11 gramı kalp için faydalı olan doymamış yağlardan oluşmaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirir: Badem iyi bir antioksidan olan, immün sistemi destekleyen E vitaminin ve manganezin iyi bir kaynağıdır. Badem ayrıca magnezyum, bakır, riboflavin (B2) ve fosforun da iyi kaynaklarındandır. Kilo vermeye yardımcıdır: İçeriğinde bulunan yağlar kilo vermeyi kolaylaştırır ve tok tutar, ara öğünlerde 10-15 adet badem tüketilebilir. İspanya’da yapılan, Obesity dergisinde yayımlanan, 28 ay süren ve 8865 yetişkin erkek ve kadın üzerinde uygulanan bir çalışmada, haftada en az iki kez badem tüketen kişiler hiç tüketmeyenlere göre yüzde 31 daha fazla kilo kaybetmiştir. Safra taşlarının oluşumunu önler: Nurses Health Study’de (hemşirelerin sağlık çalışması) 20 yıl boyunca yaklaşık 80 bin kadının diyetleriyle ilgili toplanan verilerde, haftada 28 gram badem, fıstık veya fıstık ezmesi tüketmenin, safra taşlarının oluşma riskini yüzde 25 oranında azalttığı saptanmıştır. Çocuklar kafeinli içecek tüketmeli mi? Çocuklarda kafein tüketimini minimum düzeyde tutmak en iyisidir. Henüz dünya genelinde çocukların almaları gereken kafein miktarlarını gösteren bir kılavuz geliştirilmemiştir. Kanada’da hazırlanan kılavuzda okul öncesi dönemde olan çocukların günde 45 mg’dan fazla kafein almaları önerilmiyor. Bu değerler ortalama 355 ml kafeinli içecek veya 43 mg çikolataya karşılık geliyor. Kafein birçok bitkinin yapraklarında ve tohumunda bulunan doğal bir ilaçtır. Kafein, sinir sistemini uyardığı için bir nevi ilaç olarak adlandırılmaktadır. Düşük oranlarda alınan kafein kişinin daha enerjik ve dikkatli olmasını sağlar. Çocuklar ve yetişkinlerde çok fazla kafein tüketimi karın ağrısı, baş ağrısı ve uyku problemleri yaratabilir. Ayrıca çok fazla kafeinli içecek tüketimi obeziteye ve diş çürüklerine neden olur. Kafeinin diüretik olması nedeniyle vücuttan su atılımı olmaktadır ve dehidratasyon gelişmektedir. Çocuklar kafeinli içecek tükettiğinde meydana gelen etkilerin farkında olamaz. Kafeinli içecekler yerine çocuğunuzu taze sıkılmış meyve sularına ve su içmeye yöneltmelisiniz. Hem tadi cok güzel, hemde saglikli ama kahrolasi alerjilerimden dolayi bir bademi bile yiyemez durumdayim..
|
||
|
||
| En sağlıklı atıştırmalıkların başında yer alan kuruyemişler, dozunda yenildiğinde neredeyse birçok hastalıktan koruyor, hatta derman ile oluyor. İşte mucizevi etkileriyle kuruyemişlerimiz; Fındık Fındık ananas ile birlikte yenirse kalp çarpıntısını keser, böbrek zafiyetini ve idrar yanmasını giderir. Fındık, şeker veya bal ile macun yapılarak yenirse öksürüğü keser, bağırsakları kuvvetlendirir. Kalp sağlığını korur, kanseri önler, kolesterolü düşürür, şeker oranını ayarlar. Ayrıca kemik ve dişlerin gelişimi için gerekli çinko açısından en iyi besindir. Ceviz Kalp dostu olarak bilinen ceviz, cinsel gücü ve isteği artırır. Mikrop öldürücü, kan temizleyici ve kuvvetlendirici, yara kapatıcı faydaları vardır. Cildi besler ve cilt hastalıklarına karşı iyi gelir. Zekayı geliştirir. Badem Öksürüğü azaltır, balgam söktürür. Vücutta kan yapımını artırır. Bedenin ve zihnin yorgunluğunu giderir. Böbrek, mesane ve üreme yollarındaki iltihapları yok eder. Leblebi Şişmanlatmaz, mide suyunu, asidini çekerek mide ekşimesini ve yanmasını önler. Çam fıstığı Şifa deposu olarak bilinir. Günde 100 gram tüketildiğinde günlük kalori gereksiniminin yüzde 20'si, proteinin, yüzde 33'ü, yağın yüzde 73'ü magnezyumun yüzde 28'i ve demirin yüzde 73'ünü karşılar. Kan şekerinin yükselmesini önler. Ay çekirdeği Tohumundan yağ elde edildiği için yetiştirilmektedir. Taşıdığı maddeler açısından kolesterol, yüksek tansiyon, anjin, damar sertliği, ateş, sinir bozukluğu ve sıtmaya iyi geldiği biliniyor. Kuru incir Şeker, organik asitler, sabit yağ, A, B, C vitaminleri içerir.ayrıca göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü olduğu bilinmektedir. Kuru üzüm İçerdiği maddeler açısından en önemlisi glikozdur. Çok kuvvetli bir gıdadır. Üzüm ayrıca idrar artırıcı ve müshil etkilerde gösterir. Diş çürümesini engeller, Sindirim sorunu olanlara çok iyi gelir. Ayrıca unutkanlığa iyi gelir. Keçi boynuzu İdrar arttırıcı etkileri vardır. İshale ve şişmanlığa faydası vardır. |
||
|
||
| Sinirli ot Sinirliot çeşitlerinden , dar yapraklı sinirliot (Plantago Lanceolata) ve geniş yapraklı sinirliot (Plantago Major, Plantago asiatica) aynı etkilere sahiptir ve aynı biçimde kullanılırlar. Her ikisi de kır yollarında, çimenli tarla kıyılarında, nemli arazilerde, bahçe ve parkların çimleri arasında, pratik olarak dünyanın her bölgesinde yetişir. Yöresel olarak, "sinirli yaprak", "bağa yaprağı" ve "ateş yaprağı" diye de tanınırlar. Müsilaj, acı maddeler, flavonlar, silisik asit ve aucubin glikoziti başlıca etken maddeleridir. Bitkinin antibiyotik etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Sinirliot genellikle solunum organları hastalıklarında kullanılmaktadır. Özellikle, balgamlanma, öksürük, boğmaca, akciğer astımı ve akciğer tüberkülozunda etkilidir. Sinirliot cinslerinin tümü, kök, sap, yapraklar, çiçekler ve tohumlar olmak üzere kullanılır. Başka hiçbir eşdeğer bitkinin yapamayacağı bir biçimde, kanı, akciğeri ve mideyi temizler. Bu yüzden az veya kötü nitelikli kana, zayıf akciğerlere ve böbreklere sahip kişiler, ve sürekli zayıf kalanlar onu kullanmalıdırlar. Akciğer astımında ve bronşiyal astımda, sinirliot ve kekikotu eşit karışımı kullanılabilir. Böyle bir çay harmanı, karaciğer ve mesane rahatsızlıklarında da çok yararlıdır. Çay harmanı şöyle hazırlanır: İçine 1 dilim limon atılmış 1 bardak soğuk su, 1 çay kaşığı dolusu nöbet şekeri ile birlikte kaynatılır, 4-5 kere taşırıldıktan sonra altı söndürülür ve yarım tatlı kaşığı bitki karışımı (ince kıyılmış) bu kaynar suda haşlanır (kaynatılmaz) ve demlenmesi için 1 dakika beklenir. Ağır hastalıklarda günde 4-5 kere taze çay demlenmesi gerekir. Mümkün olduğunca sıcak ve yudumlanarak içilmelidir. Sinirliot pekmezi, kanı tüm zararlı maddelerden arındırır. Her gün yemeklerden önce 1 yemek kaşığı alarak, bu pekmezle gerçek bir kür uygulanabilir. |
||
|
||
| defne : . Meyveleri yuvarlaktır. Rengi siyahımtıraktır. Yapraklarından yeşil renkli bir yağ çıkarılır. Faydası : Terletir, ateşi düşürür, vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar, Hazmı kolaylaştırır. Sinir ağrılarını (nevralji) dindirir. Yağı bazı merhemlerle karıştırılır. Baharat olarak da kullanılır. Hamileler kullanmamalıdırlar. |
||