|
||
| ''Umut kötü birşeydir,acıyı uzatır.'' Nietzsche bu sözünü çok gerçekçi buluyorum ve çok beğeniyorum! |
||
|
||
| ben de ateist olmasına katılmayanlardan da olsam sözleri gerçekten ilgi çekici.... "Siz yükselmek için yukarı bakarsınız; bense aşağı bakarım, çünkü YÜKSELMİŞİM" =) bakış açısı çok farklı olan birisi bence=)ve hayat ile ilgili değişmez cümleleri de kurmuştur aynı zamanda.."Ümit etmek sadece işkencenin süresini uzatır" =)) | ||
|
||
| Friedrich Wilhelm Nietzsche ve freud tanrıyı öldürmekten zevk alan iki üstaddır ama üstün insanın tanımını yaparken unuttuku bişi varki o da üstün insana giden yolun tek bir rehberi vardır oda kurandır bu üstadlar ne yazıkki kendi insanlarını(hristiyan kökenli toplum) izlerler ve aslında kendi kültürlerini eleştirirler ______salıklı toplum=salıklı birey+salıklı birey+...=salıklıego+salıklıego+... süperegonuzu doruyerlerde dolaştırmanız dileyiyle........... | ||
|
||
| somut bir örnek verebilirim avrupa amerika ve rusyanın arasında bir köprüdür ve ikisinin sentezidir mesela şöyle salayım bunu demokratların ve sosyalistlerin arasında kalan avrupa sosyal demokrasiyi benimsemiştir | ||
|
||
| mevlana celalettin rumi | ||
|
||
| felsefenin f sinden anlamayan,kesimin bayıldığı,taptığı piskopat,enstest ilişki uzmanı eciş. francis bacon ne demiştir: ''kulaktan dolma felsefe,insanı imandan çıkarır.derinlemesine felsefe insanı allah'a yönlendirir.'' |
||
|
||
| Nietzsche'nin çoğu söyledikleri bana "işte bu" dedirtir ama nihilizm pekte bana göre değil. Geçiniz. | ||
|
||
| jean paul sartre varoluşçuluk akımının 20.yüzyıldaki temsilcisi ve 20.yüzyılın en önemli düşünürü Sartre'ın, varoluşçuluğunda ilk olarak görülen, insanın önceden-tanımlanmamış bir varlık olarak ele alınmasıdır. İnsan kendi yaşamını, ya da tanımını kendi kararlarıyla verecektir. İnsanın içinde bulunduğu koşullar içinde yaptığı tercihleri onun kim olacağını ve ne olacagını belirler. Bu, "varoluş özden önce gelir" sözünün anlamıdır. İnsan önceden-zaten-belirlenmiş bir öze sahip değildir, daha çok o özünü kendi eyleyişleriyle gerçekleştirecek, yani varoluşunu şekillendirerek özünü ortaya koyacaktır. Kahraman ya da alcak olmak, insanın kendi yaptıklarıyla ilgili bir sonuçtur. Bu anlamda varoluşçu felsefede insanın etik bir varlık olarak sekillendirildiği, ama bununda siyasalı yadsımayan bir etik oldugu görülür. İnsan belirli bir bütünlügün içine doğmuştur, burada belirli bağımlılıkları vardır ve bu bağımlılıklar içinde bazı kararlar vermek zorundadır yaşamı boyunca. İşte bu kararlar insanın varoluşunun gerçekleştirilmesidir. Bu anlamda Sartre varoluşçuluğu genelde sanıldığının aksine ve varoluşçu edebi metinlerde görülen karamsarlığa rağmen iyimser bir felsefe olarak değerlendirir. Özgürlük ve bağımlılık arasında tuhaf bir ilişki kurulur bu felsefede, öyleki, insan kendi özgürlüğüne de mahküm edilmiştir, denilir. Kendi kararlarıyla ve tercihleriyle özgürlügünü gerçekleştirmek zorundadır. sartre kronolojisi 21. haziran 1905’te paris’te dogar. 1906’da babasi ölür. 20’li yillarda kendisiyle ayni yil dogan paul nizan’la arkadas olur. 1929: simone de beauvoir ile tanisir, ölene dek birliktelikleri, dostluklari sürer. 1931-1936: le havre’de lise ögretmeni, daha sonra paris’te. ögrencileriyle arkadas gibidir, birlikte genelevine gitmekten cekinmez. 1936: ilk kitabi l’imagination yayinlanir. 1940-1941: trier kentinde almanlarin savas esiridir. sahte bir belgeyle kacip kurtulur. aydinlardan olusan bir direnis hareketi örgütleme deneyimi basarisizlikla sonuclanir. 1943: albert camus ile tanisir, gizli yayin organlarinda isgalci kuvvetlere karsi makaleler yayinlar. 1945: figaro’nun özel muhabiri olarak abd’ye gider, baskan roosevelt ile bulusur. 1. ekimde les temps modernes’in ilk sayisini cikar. 29. ekimde “varolusculuk ve hümanizm” üzerine bir konferans verir. 1946: „yahudi sorunu üzerine düşünceler“ yayinlanir. 1956: fransa’nin cezayir savasina karsi protesto eylemlerine katilir. 1957: macaristan’ın özgürlüğünden yana tavır alir, sovyet işgalini kinar. 1960: küba’ya gider, che ve castro ile tanisir. 1961: evi bombalanir. 1962: evi ikinci kez bombalanir. 1963: sözcükler’i yayinlar. 1964: Nobel edebiyat ödülünü kazanir, ama almayi reddeder. 1968: ögrenci genclik hareketine destek verir. 1969: vietnam savasini protesto eder. 1973: libération’u kurar ve yönetir. 1974: stuttgart hapishanesinde raf üyesi andreas baader ve arkadaslarini ziyaret eder. 1980: le nouvel observateur dergisi „umut simdi“ basligi altinda sartre ile yapilmis uzun bir mülakat yayinlar. 15 nisan 1980: o büyük filozof, paris’te bir hastahanede geri dönmemek üzere hayata veda eder. ölümü gazetelerde "Sartre öldü, İmza: Tanrı" başlığıyla duyuruldu. |
||
|
||
doğru haklı çok iyi söylemiş bir filozof felsefe dersindn iyi bir kazancım onu tanımak
|
||
|
||
| Belli bir sınıfa alınması güç olan bir filozof Thomas Hobbes, Locke, Berkeley ve Hume türünden bir empirik ve onlara benzemeksizin matematik yöntemin hayranı. Yalnız salt matematikte değil, onun uygulamalarında da. Genel de, Bacon’dan çok, Galilei’den esinlenmiş. Hobbes, 15 yaşındayken Oxford’a gitti, orada skolastik mantık ve Aristoteles felsefesi öğrendi. 22 yaşındayken Lord Hardwick’in eğiticisi oldu, onunla büyük bir gezi yaptı. Çok etkilendiği Galilei ve Kepler üzerinde çalışmaya başlaması bu tarihlere rastlar. İtalya’da, Galilei’yi ziyaret etti, sonra İngiltere’ye döndü. Uzun parlamento 1640’da toplandığı ve Laud’la Strafford Londra Kulesi’ne hapsedildiğinde Hobbes dehşete kapılıp Fransa’ya kaçtı. Bir süre için (1646-1648) Hobbes, geleceğin II. Charles’ına matematik öğretti. Bununla birlikte Leviathan’ı yayınlayınca (1651), betik kimsenin hoşuna gitmedi. Yapıtın rasyonalizmi sığınganların (mültecilerin) çoğunun canını sıkmış ve Katolik Kilisesi’ne acı saldırıları Fransız hükümetini gücendirmişti. Böylece Hobbes gizlice Londra’ya kaçtı. Orada Cromwell’e boyun eğdi ve her türlü siyasal çalışmadan kaçındı. Boş zamanlarını doldurmak için, 84 yaşında, Latince ve nazım olarak kendi yaşam öyküsünü kaleme aldı. 87 yaşında, Homeros çevrisini yayınladı. |
||
|
||
| dini düşünceleri hariç, Nietzsche'nin görüşlerini çok beğenirim. o da tanıtılmış zaten.. | ||