Notice: Undefined index: arc_full in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 613
en begendiginiz köse yazarlari?

Notice: Undefined index: arc_home in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 372

Notice: Undefined index: arc_topic in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 373
mor ve ötesi fan sitesi () => Edebiyat

: en begendiginiz köse yazarlari?

Notice: Undefined index: arc_page in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 389

: 1 [ 2 ] 3

just me 08.12.2007 14:04:56
kanat atkaya,mehmet tez,ve de yılmaz özdil.
ama,oray eğinden ölesiye nefret ediyorum.

yalnız_şarkı 14.12.2007 16:43:51
Özdemir İnce
Bekir Coşkun
Emin Çölaşan
Fatih Altaylı
GÜNGÖR URAS
ŞÜKRÜ KIZILOT
YALÇIN BAYER
YALÇIN DOĞAN
MUSTAFA BALBAY
HİKMET ÇETİNKAYA
İLHAN SELÇUK
KANAT ATKAYA...



Let-Go 14.12.2007 17:16:17
Gürcan Bilgiç  Cheesy Cheesy Cheesy

mvo_only4me 15.12.2007 00:09:29
oray egin Wink( burda türk gazetelri olmamasina ragmen türkiye'ye geldigimde her gaztede okudugumda en cok dikkatimi cekenlerden biri Wink=

morolog 15.12.2007 11:51:29
ben ilhan selçuk u çok beğeniyorum onun yanında oktay akbal,hikmet çetinkaya,emre kongar,ataol behramoğlu da var hepsi çok iyi yazıyor tavsiye ederim

uyanınartık 15.12.2007 12:34:59
can dündar

piinar 20.12.2007 15:42:03
ecetemelkuran

Guinevere 20.12.2007 18:31:28
Engin Ardıç. Herkes okusa ve okutsa, ama bu arada aklını da başına devşirse keşke.

immortal_deniz 20.12.2007 18:45:12
Mustafa Balbay
Can Dündar
Emre Kongar
Fikri Sağlar
Kanat Atkaya

charmed 20.12.2007 20:18:59
Kanat Atkaya

merveylem 20.12.2007 20:52:49
emin çölaşan
can dündar
bekir coşkun

anarsist 18.01.2008 14:25:59
zülfü livaneli
kürşat başar
tuğçe baran

mosmorumsutrak 25.05.2008 11:48:34
 İlhan selçuk, can dündar, çetin altan, taha akyol, melih aşık, ve zeki kayahan coşkun' lütfen zekinin bu yazısını okuyun:
   
   Terör sömürücüleri ve anne... 
zeki.kayahan@aksam.com.tr
 

 
Her yerdeler... Televizyonlarda, gazetelerde, havuzda, denizin altında, paraşütte vs...

Televizyonda misal...

Kadın programı denilen, ama kadının atıl durumda kalmasına katkıda bulunan, kadını basit, pasif görmekten, göstermekten başka bir işe yaramayan yapımlarda...

Hiçbir kadın programında duyulmadı kadının çalışması gerektiği...

İş hayatının kişisel gelişimde, özgüven sağlamada etkili olduğundan bahsedilmedi...

Soğanların illa ki pembeleşinceye kadar kavrulmasını salık veren yemek tarifleri vardı bolca, tatlılar, börekler sırada bekliyordu stüdyoya çakılmış ve her kadına “acaba benim de bir gün böyle mutfağım olacak mı” dedirten mutfakta...

Ağlıyorlar...

Ağlatıyorlar...

Üzülüyorlar...

Stüdyoda şehit yakınları... Kimi zaman gaziler...

Şehit yakınlarının ellerinde, kaybettikleri evlatlarının fotoğrafları...

Şiirler okunuyor berbat bir fon eşliğinde...

Şiir okuma rezalet...

Kah çocuk sesi çıkarıyor kadın sunucu şiirde, kah adam...

Komik aslında...

Bazen konuk olan şarkıcının, şarkısının bir yerinde yapılıyor söz konusu komiklik...

Kamera yakın plan çekiyor ağlayan şehit annesini, elindeki fotoğrafı...

Şehit annesini ve konukları ağlatmayı başarmakla ölçülüyor bu tür programların değeri...

Ah be annem... Ah be...

Kimse senin kadar acımıyor, üzülmüyor...

Stüdyoya konuk olan izleyiciler program başına para alıyor, onlar için artık bu bir meslek...

Gitme oraya ne olur...

Sen gittikçe program sunucusunun mobilyaları değişiyor...

Evi büyüyor, villaya taşınıyor örneğin...

Villanın bahçesine havuz geliyor...

Arabası gıcırlanıyor...

Kebapçı kedisi gibi yedikçe yiyorlar, hiçbir bol elbise, hiçbir siyah kıyafet kapatmıyor, kapatamıyor fışkırmaya meyilli yağlarını...

Senin oğlun ölüyor ama, onun özel üniversitede okuyan oğlu hep reddedilse de kızlara yavşıyor...

Sen aynı yerdesin...

Hayattan kopmuş, biçare, her an acıyı yaşayan, gözü yaşlı, küsmüş şekilde zaman dolduruyorsun sadece...

En son ne zaman tat alabildin bir domatesten?

Hissedebildin mi yağmur yağmaya başladığında beliren toprak kokusunu?

Sen ne yaptığını bilmiyorsun ki... Bu acının merhemi yok ne o kanalda, ne de diğerlerinde...

Çok istiyorsan söyleyeyim...

Senin yaşamın kirli bir oyunda kayboldu oğlunla beraber...

Barış en korktukları kelime onların...

‘Dünyanın barış içinde yaşaması’ bir yılbaşı, bir bayram temennisi sadece...

Barış olursa, huzurlu, korkusuz yaşarsak dünyaca; işi savaş ticareti olanlar zarar edermiş anladım...

Güzel dünyamızın her yerinde oğullar öldükçe, kaybedildikçe tank, mermi, uçak, helikopter vs. fabrikaları çoğalıyor, sana bunu nasıl anlatabilirim ben, acı bu denli sarmışken hücrelerini...

Şarkıcısı, oyuncusu, futbolcusu tanıtımını yapmak için payına düşeni alıyor terör illetinden...

Albüm çıkaran, terörist saldırılarda sevdiklerini kaybedenlere adıyor albümünü...

Gazetelerde gördüm, Körfez Diving Dalış Okulu dalgıçları su altına bayrağımızla inip, 40 metre derinlikte terörü protesto etmişler... (Güzel reklam)

Yardımın gizlisinin makbul olduğu öğütlenirken bize hep, bir televizyon kanalı para topluyor ekrandan...

Sanki o programa katılıp bağış yapılmazsa, hain olunacakmış gibi bir hava estiriliyor...

Meblağ büyüyor...

Büyüdükçe “peki bu para nasıl paylaşılacak” kaygısı başlıyor...

Bugüne kadar şehit düşen, gazi olan askerlerimizin sayısı belli, topladığımız parayı bu sayıya böleceğiz diyorlar...

Sahi kaç YTL eder bir evlat acısı? Peki, sosyal devlet dediğimiz olgu ne ola ki?

Muhakkak terör uzmanları daha iyi bilirler fakat...

Tüm bu mizansenler terör örgütlerini mutlu etmiyor mu?

Yani bir halkın yaşam şeklini değiştirebildiklerini görmeleri psikolojik açıdan güç sağlamıyor mu onlara?

Anne?

Sana değil bu sorular...

Kaptırmış yazıyorum...

Affet ne olur anne...

      02.12.2007 
 


deli_cem 27.05.2008 10:25:23
ilhan selcuk, oral calıslar, ali sirmen,emre kongar,emin çölaşan(sözcü) de yazıyooooooo..... mhail bakonin=sınıf,iktidar devlet birbirinden ayrılmyan üç terim buda kitlelerin ekonomik bagımlılıgı ve ekonomik sömürücülük demektir...

şirket 27.05.2008 10:28:35
Baskın oran radikal 2 de her pazar  yazıyor çok hoşuma gidiyor yazıları.


Notice: Undefined index: arc_page in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 446

: 1 [ 2 ] 3



Notice: Undefined index: arc_register in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 468