|
||
| Eflatun (d. M.Ö. 427 - ö. M.Ö. 347) çok önemli bir Antik Yunan filozofu. Hayatını geçirdiği Atina’daki ünlü akademiyi kurdu. Asıl adı Aristokles'di. Geniş omuzları ve atletik yapısı yüzünden, Yunanca "Platon" (geniş göğüslü) lakabı ile anıldı ve tanındı. Felsefesi Eflatun'un felsefesini, beş önemli kuram içersinde toplamak mümkündür. Bunlar, “bilgi”, “idealar”, “ruhun ölümsüzlüğü”, “evrendoğum” (Cosmogonie, Cosmogony - Evren'in oluşumunu inceleyen bilim dalı) ve “devlet” ile ilgili kuramlarıdır. Eflatun, bütün yaşamı boyunca hocası Sokrates'den edindiği ilham ile gerçek bir ahlakçı olarak kalmış, tüm bu kuramları, etik ağırlıklı görüşlerle irdeleyerek geliştirmiştir. Sokrates ve Eflatun'a göre felsefenin ana ereği, insanın mutluluğu ve yetkin yaşamının sağlanmasıdır. Yetkin bir yaşam, ancak erdemli bir hayat sürmekle elde edilebilir. Erdemin temeli “bilgi”, özü “idealar kavramı”, gerekçesi “evrendoğum”, güvencesi “ölümsüzlük”, yaşamsal sığınağı “devlet”tir. Eflatun, elli yıllık uzun bir süre boyunca bu kuramsal yapıyı düşünmüş, ilintili felsefi meselelerle didişmiş ve bu arada görüşlerini düzeltip olgunlaştırmıştır. Bu yüzden Eflatun felsefesinin incelenmesi açısından en akılcı yol, bu değişim ve gelişmeyi takip ederek, öğretinin geçirdiği evreleri anlamaya çalışmaktır. Sokratesçi dönem [değiştir]"Gençlik dialogların" veya "Sokratik dialoglar"ın kaleme alındığı dönemdir. Bu çalışmalarda Eflatun, hocasının öğretisini, gerçeğe en uygun şekilde vermeye çalışan, katıksız bir Sokrates'çidir. Bilgi ve erdem sorunlarının irdelendiği etik içerikli bu konuşmalarda Eflatun, henüz felsefeyi ileriye götürme çabalarına girişmemiştir Giriş : Yirmi yaşından itibaren ölümüne kadar yanından ayrılmadığı Sokrates’in öğrencisi ve Aristoteles’in hocası olmuştur. Atina’da Akademi’nin kurucusudur. Eflatun’un felsefi görüşlerinin üzerinde hala tartışılmaktadır. Eflatun, batı felsefesinin başlangıç noktası ve ilk önemli filozofudur. Antik çağ yunan felsefesinde, Sokrates öncesi filozoflar (ilk filozoflar veya doğa filozofları) daha ziyade materyalist (özdekçi) görüşler üretmişlerdir. Antik felsefenin maddeci öğretisi, atomcu Demokritos ile en yüksek seviyeye erişmiş, buna mukabil düşünceci (idealist) felsefe, Eflatun ile en doruk noktasına ulaşmıştır. Eflatun bir sanatçı ve özellikle edebiyatçı olarak yetiştirilmiş olmasından büyük ölçüde istifade etmiş, kurguladığı düşünsel ürünleri, çok ustaca, ve şiirsel bir anlatımla süsleyerek, asırlar boyu insanları etkilemeyi başarmıştır. Modern filozoflardan Alfred North Whitehead’e göre Eflatun’dan sonraki bütün batı felsefesi onun eserine düşülmüş dipnotlardan başka bir şey değildir. Görüşleri İslam ve Hristiyan felsefesine derin etkide bulunmuştur. Eflatun, eserlerini diyaloglar biçiminde yazmıştır. Diyaloglardaki baş aktör çoğunlukla Sokrates’tir. Sokrates insanlarla görüşlerini tartışır ve onların görüşlerindeki tutarsızlıkları ortaya koyar. Eflatun çoğunlukla görüşlerini Sokrates’in ağzından açıklamıştır. Eflatun, algıladığımız dış dünyanın esas gerçek olan idealar ya da formlar dünyasının kusurlu kopyaları olduğunu, gerçeğe ancak düşünce ve tahayyül yoluyla ulaşılabileceğini savunmuş, insan ruhunun ölümden sonra beden dışında kalıcı olan idealar dünyasına ulaşacağını söylemiştir. Görüşleri ortaçağda İslam filozofları tarafından korunmuş ve İslam düşünce dünyasındaki Yeni Eflatunculuk akımına neden olmuştur. Rönesans sonrasında Batı Avrupa'da Antik Yunancadan çevirileri yapılmıştır |
||
|
||
| tesekkuler. bi de ben bunun dusuncelerinden dolayi idama mahkum edildigini biliorum yoksa o Sokrates miydi? |
||
|
||
rasyonalizmin en mantıklı görüşlerini savunan filozofu bence bide descartes var tabi
|
||
|
||
tesekkuler. bi de ben bunun dusuncelerinden dolayi idama mahkum edildigini biliorum benim bildigim sokratesti o, platon onun ögrencisiymis yoksa o Sokrates miydi?
|
||
|
||
artistothales bunun öğrencisiydi hatta platonda sokratesin ama aralarında en akıllı aristo'ymuş idealr kuramına girmiiyorum, cıkamayızz
|
||
|
||
| ben genelde platon un fikirlerini beğeniyorum beğenmek değilde daha mantıklı geliyor gerçi felsefe sürekli düşünmektir belli bir sonucu yoktur ama platonun fikirleri daha anlamlı ve mantıklı | ||
|
||
| platon dendiğinde "idealar dünyası"bnm aklıma ilk gelen=) gerçeklerimiz idealar dünyasındadır,bizler sadece ordakilerin yansımasıyıs..aynaya baktığınızda gördüğünüz siz diil yansımanızın,yansımasıdır;) | ||
|
||
| idealizmin akımını başlatan düşünür.düşücelerinin günümüzde halen etkili olmasının sebebi yanlışlanamaz olması ve dinler tarafından desteklenmiş olmasıdır(özellikle kilise).biraz idealizmden bahsedeyim şimdi elimizde bir elma var diyelim bu elmanın elma olduğunu ne biliyoruz çünkü elma gibi kokuyor, dokusu şekli elma gibi tadıda öyle.yani algılarımız bunun bir elma olduğunu söylüyor.yani onu elma yapan şey benim algılarım.ancak her yediğim elmada ayrı bir tat olabilir büyüklükleri farklı şekilleri farklı olabilir ama tanımlamam aynı bu bir elma.algılarım değişsede bu bunun bir elma olduğu gerçeğini değiştirmiyor.burda yanlış bişeyler var onu var yapan algılarımdı ancak algılarım değişsede elma yine elma.o zaman algılarıma güvenemem hiçbir deneye güvenemem.bu elmayı var olmasını sağlayan şey elma ideası.farklı bir dünyada belkide beynimin içinde onu elma olarak algılamamın sebebi bu. yani birşeyi algılamam onu var yapmaz birşeyi algılamamamda onu yok yapmaz.sanırım bütün dinlere uyuyor öyle değil mi? idelizmin türkçe karşılığı ülkücülüktür.evet doğru milliyetçi akımlarda idealizm kaynaklıdır. platonun düşünceleri dünyayı başka yönlerde de etkiliyor.örneğin ilk devlet ütopyasıda platon tarafından yapılmıştır.üstelik devleti sınıflara ayırmıştır.sınıflandırma halk,asker,siyasette söz sahibi kişler(yöneticiler)olarak 3 grupdur onun ideal devleti hiçbir zaman gerçekleşmemiştir ama bu 3leme tarih boyunca sürmüştür(halk,burjuva,kraliyet) (alt sınıf ,orta sınıf üst sınıf)(ezilenler,kapitalden pay alanlar,küresel kapitalistler)tamam bu sonuncuyu ben uydurdum ![]() platon devleti sınıflara ayırmıştır ama bi isteği daha vardır başa filozoflar geçsin.ona göre bu olmazsa baştakiler felsefe üretemezse dünyada veya devlette acı hiçbir zaman sonlanmıyacaktır. |
||