|
||
| 1996 yılında MTV müzik ödüllerine aday gösterilen Nick Cave, "İlham perim at değil ve bir at yarışında olamam" diyerek yarışmaya resti çekmişti. Afili adamın afili hareketi bazılarımıza pek şık gelmişti doğrusu. Nihayetinde o Nick Cave idi... 2008 yılının Eurovision talihlisi/kurbanı olarak Mor ve Ötesi ismi açıklandığında ise her yarışma öncesi maksimum seviyede seyreden gürültü şiddetini arttırdı. Takdir edersiniz ki tartışılan konu Eurovision olunca işin neresinden tutacağınızı kestiremiyorsunuz. Son yıllarda freak show havasında geçen işbu kitsch yarışmanın gruba ne getireceği ve grubun fotoğrafın hangi karesine düşeceği muğlaklığını koruyor. Sahicilik kıskacının daimi müdavimlerinden Mor ve Ötesi'nin bu hareketi karşısında herkes ne diyeceğini şaşırdı. Bilinen, grup bir parça muhalifti, bir parça da alternatif. Kimine göre tüm bunlar bir rüyadan ibaretti, "Büyük Düşler" belliydi... MURAT MERİÇ Keşke bu olaya hiç bulaşmasalardı Mor ve Ötesi'nin Eurovision'a katılmasını başta şaka olarak algılayanlardandım. Çünkü bahsi geçen, muhalif bir grup. "Düzen"in dışında işler yapıyorlar ve bu halleriyle Eurovision gibi bir yarışmaya hem de devlet desteğiyle gönderilmeleri ilk etapta ters etki yaratıyor. Ancak elbette olay bu kadar basit olmamalı. Düşündükçe aklımıza tek şey geliyor: Grubun adını memleket dışında duyurma isteği. Bunun için doğru platformun Eurovision olup olmadığı elbette tartışılır. Tarihe göz attığımızda, 1974 yılında birinci olan ABBA dışında beynelmilel bir başarıyı haiz sanatçı ya da grup göremiyoruz. 1983'te birinci olan Celine Dion bile yıllar sonra ve tesadüfi bir başarıyla "süperstar" mertebesine ulaştı. Son dönemlerin (Sertab dahil) birincileri ise ipi göğüsledikleri yıl itibariyle dinlendi, gerisi gelmedi. Dolayısıyla, mor ve ötesi birinci olsa bile adını bu yarışmayla duyurama-yacak gibi görünüyor. Bu durumda, kararın alınmasında etkili olan şey buysa bile atılan adımın yanlışlığı aşikar. Bunu popüler kaygılarla ilişkilendirmek de güç çünkü mor ve ötesi'nin böyle bir kaygı içine girmeyeceğini biliyoruz. Modası çoktan geçmiş, politikanın cirit attığı bu şarkı yarışmasındaki olası bir başarısızlık onların "iyi" olmadığını göstermeyecek. Bence, muhalif çizgilerinden de sapmış olmayacaklar. Bunu olsa olsa eğlence olarak değerlendirmek gerek belki de. Onlar eğlenmeyi tercih etti; bize düşen neler olacağını seyretmek. Zaten "Deli", bir şekilde hayatla ve hatta içinde bulundukları durumla dalga geçen bir şarkı. Sınırlarımız dahilinde iş yapacağı muhakkak lakin yarışma için aynı şeyi söylemek güç. Yine de iyi bir derece getireceğini umuyoruz. Asıl tartışılması gereken topluluğun muhalif çizgisi ve duruşu itibariyle bu yarışmaya katılmasının doğru olup olmaması. Kendi adıma, Mor ve Ötesi'nin Eurovision macerasını yadırgadığımı açık yüreklilikle söyleyebilirim. Ancak bu durum, grubu çizgisinden saptırmayacağı gibi kötüler arasına sokmayacak. Nitekim tam da çizgileri dahilinde bir şarkıyla yarışmaya katılıyorlar. Hem hatırlarsınız, Morissey, geçtiğimiz yıl İngiltere adına yarışmaya katılmak istediğini açıklamıştı, mor ve ötesi de kendilerine önerileni kabul etti, o kadar. Altında başka şeyler aramak, bana yanlış geliyor. Kimileri, bir rock grubu yarışmaya neden katılır ki, diye soruyor. O zaman durup şunu hatırlamak gerekiyor: Memlekete yegane birinciliği kazanan şarkı, en sert gruplarımızdan Pentagram'ın (eski) bir elemanı olan Demir Demirkıran'ın bestesi! Eurovision, modası çoktan geçmiş bir şarkı yarışması. Etrafında fırtına kopartılması abes. Mor ve Ötesi ise memleketin en iyi gruplarından. Hem de muhalifler. Yine de içimizde bir yara açtılar: Keşke bu olaya hiç bulaşmasalardı da tuhaf tartışmaların içine çekilmeselerdi... TOLGA AKYILDIZ Eurovision sahnesi grubun Avrupa başarısı için bir girizgâh olabilir Önemli olan, Mor ve Ötesi'nin Eurovision teklifini kabul ederken hangi nedenlerden yola çıktığı, yarışmanın grubun kariyerine bir katkıda bulunup bulunmayacağı ve çıkardığı iş neticesinde ne kadar Mor ve Ötesi olarak kalabildiği bana göre. Hal böyleyken; oturduğumuz yerden yargılamak yerine, sanırım başka bir açıdan bakmamız lazım. Yerel başarı kazanan, kitlesel olmuş bir grubun her zaman evrensel olma şansı vardır. Eurovision sahnesi, Mor ve Ötesi'nin çoktan hak ettiği Avrupa başarısı için bir girizgâh olabilir pekâlâ. Kaldı ki, kendi kariyerini riske etmiş ve gelebilecek muhtemel eleştirileri göğüsleyen grubu oturduğumuz yerden karalamak yerine, onlara destek olsak sanki daha doğru olur gibi geliyor bana. "Deli" adlı şarkıya gelince... Herhangi bir Mor ve Ötesi albümünde yer alsa hepimizin sevip kabul edeceği kıvamda son derece iyi bir şarkı. Bu da grubun samimiyetinin ve niyetinin bir göstergesi. DERYA BENGİ Sonunda MVÖ olmak da var, Mor ve Ötenazi de Sonunda MVÖ olmak da var, Mor ve Ötenazi olmak da Mor ve Ötesi'nin konuyla ilgili beyanlarından benim anladığım şu: Eurovision'u bir araç olarak kullanacaklar, bu yarışma etrafında her sene kopan fırtınadan, siyasal ve toplumsal fikirlerini yayma doğrultusunda yararlanacaklar. Yani piyasaya taviz vermeyecekler, tam tersine piyasa onlara bir süre katlanmak zorunda kalacak. İnşallah doğru anla-mışımdır: Maksatları 'Türkiye'yi yurtdışında başarıyla temsil etmek' değil, içeride ve dışarıda 'başka bir Türkiye mümkün' diyebilmek. Bu 'Eurovision bahane, muhalefet şahane' fikri benim gönlümü okşuyor, ama pek de gerçekçi gelmiyor. Nitekim şimdiye kadar 'TRT ile uyum içindeyiz'den gayri bir mesajlarını göremedik. Mor ve Ötesi bugüne kadar sadece Türkiye'nin anti demokratik siyasi sistemine tath-sert bir muhalefet yürütmekle kalmadı, adına alternatif denen dünyada ne yazık ki fazlasıyla varolan 'mesaj düşmanhğı'yla da boğuştu. Pozisyonları bir değil iki kere zor. Zaten Eurovision Mor ve Ötesi için riskli bir karardı: Haksız yere popüler kültüre teslim oldukları algısı güçlenirse bu onlar için intihar olur. Yani, sonunda MVÖ olmak da var, Mor ve Ötenazi olmak da... Roll dergisi olarak iki sene önceki önerimiz hâlâ geçerliliğini koruyor: Türkiye'yi Eurovision'da Kürtçe bir parçayla Aynur temsil etsin! SİNA KOLOĞLU Hoşlanmadım, ama bir kalemde silip atmak da işin kolay yolu Mor ve Ötesi ile nasıl denir, muhabbetimizin derinlerde olduğu bir gruptur. Ama yarışmaya girmesine ben Sina Koloğlu olarak pek sıcak bakmadım. Grup gelecek eleştirilere karşı hazırlıklı donanımda insanlar. Belki de rahat bırakmakta yarar var diye de düşünmüyor değilim. Yani oraya giderlerse dönüşte ne diyecekler ya da orada var olurken geçmişleri bitti fotoğraflar değişti kulüpler değişecek diye böyle iddialı eleştiri yapmak haddime düşmez. Eğer Mor ve Ötesi'nin şarkısı başarılı olursa ne güzel. Hep aklar ve karalar içinde dönüp dolaşmanın anlamı yok. Şu an bir giden olay var. Duygusal olduğum da bir gerçek. Çünkü ben tek tek bu grubun insanlarını tanıyorum. Hoşlanmadım, evet gerçek, ama bir kalemde silip atmak işin kolay yolu. HAKAN EREN Yarışmayı kabul etmeleri bunca yıllık duruşlarına ters Mor ve Ötesinin Eurovision'da Türkiye'yi temsil etmesini doğru bulmadım. Hem popüler kaygılar hem de aykırı bir hareket olarak görüyorum. Zaten bu yarışma uzun zamandır ülkeler arası şov yarışmasına döndü. Mor ve Ötesi bir performans topluluğu ve böyle bir yarışmaya bundan on onbeş yıl önce katılsaydı bana çok uygun bir seçim gibi gelirdi. MFÖ bu bakımdan doğru zamanda yarışmıştır, çünkü MFÖ'nün katıldığı yıllar performansların ön planda olduğu yıllardı. Ayrıca Mor ve Ötesinin yarışmayı kabul etmesini bunca yıllık duruşlarına ters olarak niteledim. Grup yarışmaya katılmayı dünya pazarına açılmak olarak görüyorlarsa büyük yanılgı içerisindeler. Yarışmaya katılan çoğu ülkeler eğlencesine yarışmaya katılırken biz hala Türkiye'yi kim iyi tanıtır, acaba katılan şarkıcımız dünya pazarına açılabilir mi diye düşünüyoruz. Hele hele Türkçe bir parça ile Mor ve Ötesinin ne kadar kaliteli bir rock topluluğunu dünya eğlencesine seyrettiği bir yarışmada fark edecek mi? Cevap çok basit "Hayır". Umarım Türkiye sınırında çok iyi hitap ettiği hayran grubundan kayıplar vermez. Bu yarışmadan sonra Finlandiyali grup Lordi hangi kulübe dahil oldu ise Mor ve Ötesi de o kulübe dahil olacaktir. Umarım yarışmadan sonra grup Ajda gibi küsmez. MURAT BEŞER Üzüntümün yerini kızgınlık aldı »Kendisini ana akıma alternatif olarak lanse eden bir grubun kitch bir yarışmada olmasını nasıl karşıladınız? Önce sevdiği oyuncaklardan birinin kırılmasına inanmak istemeyen bir çocuk gibi... Hakikatleri kabul etmek zorunda kaldıktan sonra, "büyük umutlar"ın bitişinin tanıklığında, üzülerek karşıladım. Konuyu, topluluğun tarihini bir film şeridi gibi gözümün önünden geçirdikten sonra yeniden düşününce, üzüntünün yerini sanırım biraz kızgınlık aldı şimdi. TRT'nin şarkı dili dayatması grubun oluşturduğu söylem içinde nerede yer alıyor? Mor Ve Ötesi, Türkçe şarkıyı, Türkçe'yi savunmanın nesnesi gibi algıladı ve bunu böyle de savundu, ama Mor Ve Ötesi hiçbir zaman Türkçe'yi iyi kullanan ve iyi Türkçe yazan bir topluluk olmadı. "Nasıl olursa olsun da Türkçe olsun" yerine, hakikatte İngilizce'den daha az bildiğimiz Türkçe'yi doğru dürüst şarkılarımıza sokmak, sadece Mor Ve Ötesi'nin değil, tüm topluluklarımızın asli meselelerinden biri olmalı. Büyük düşünen bir grubun bu yarışmaya katılmasını nasıl bir strateji mantığıdır? Grubun basına yaptıkları tüm açıklamalar, bunu bir fırsat olarak gördükleri konusunda düğümleniyor. Bu topluluk fırsatın Eurovision gibi söylediklerinle mükâfatlanan değil çıktığın ringle malul olan türlüsünü değerlendirmeye tenezzül edecek bir isim değildi. Yakaladıkları en yüksek nokta olarak "Dünya Yalan Söylüyor" albümünden sonra grafiği düşen topluluk için, "Büyük Düşler" albümünün adı fırsat bahsinde biraz daha farklı bir anlam kazanıyor şimdi. Grubun yarışmaya dahil olması popüler kaygılarla mı ilişki yoksa punk / kitsch/camp/rocknroll/aykırı/cool bir hareket mi? Kesinlikle birincisi. Mor Ve Ötesi zaten hiçbir zaman tam boy sistem dışı bir topluluk olmamıştı. Hatta tam tersine, oyunu kurallarıyla oynamak konusunda diğerlerinden daha zeki oluşları onları birkaç adım öne çıkarmıştı. Bir de orta sınıfın hümanist hassasiyetleri yüksek ve değerlerine sahip çıkan politik yanları... Mor Ve Ötesi'nin Eurovision fotoğrafında yeri nedir? Bu sırıtan fotoğraf, benim için hep bir komediyi ifade etmişti. Şimdi içinde dram, hata, yenilgi ve trajedi de var. Şarkı? Ortalama bir şarkı "Deli". Ancak olağanüstü ya da pespaye bir şey olsaydı da hiçbir ehemmiyeti yoktu. Mesele şarkı değil, mesele Eurovision da değil; benim için mesele Mor Ve Ötesi. TACIM AÇIK - BİRGÜN |
||
|
||
| olayı çok abartıp ,kabartıyorlar bu insanlar daha önce abuk sabuk şarkılarla giderken nerdeydiler acaba ? mor ve ötesinin duruşuna ters diyenler içinde demek ki uygunmuş ki eurovizyona katılıyorlar diyorum . |
||