mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat

Konu: Beğendiğiniz Şiirler - Hikayeler-masallar..

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23

mino 21.06.2006 13:05:44
Uçun Kuşlar

'Sevgili oğlum Mehmed Said'e'

Uçun kuşlar uçun, doğduğum yere
Şimdi dağlarında mor sümbül vardır
Ormanlar koynunda bir serin dere
Dikenler içinde sarı gül vardır

O çay ağır akar, yorgun mu bilmem
Mehtabı hasta mı, solgun mu bilmem
Yaslı gelin gibi mahzun mu bilmem
Yüce dağ başında siyah tül vardır

Orda geçti benim güzel günlerim
O demleri anıp bugün inlerim
Destan-ı ömrümü okur dinlerim
İçimde oralı bir bülbül vardır

Uçun kuşlar uçun, burda vefa yok
Öyle akarsular, öyle hava yok
Feryadıma karşı aks-i sada yok
Bu yangın yerinde soğuk kül vardır

Hey Rıza kederin başından aşkın
Bitip tükenmiyor elem-i aşkın
Sende derya gibi daima taşkın
Daima çalkanır bir gönül vardır


Rıza Tevfik Bölükbaşı

mino 21.06.2006 13:07:43
Aç Gözlerini

En sevdiğin elbiseni giydim
Bu gece kokunu sürdüm
Solgun yüzünü okşadım
Sessizce saçlarından öptüm
Yazdığın mektupları okudum
Kana kana su içer gibi
Plaklarını çaldım ah!
En çok o şarkıda özledim seni.

Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum
gece yarısı
Şehir uykuya daldı, baktım dışarıya
katran karası
Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana
aldım koynuma
Buseni hafızamdan koparıp
iliştirdim dudaklarıma
Üşüdüm karanlıkta
Tenine dokundum hissetsin diye
Aç gözlerini

Erguvanlarına su verdim
İçerken benimle konuştular
Yastığını okşadım, kokladım
Anılar uçuştular
Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine
bir meltem gibi
Teninin kokusu karıştı kokuma
Yakıştılar

Boğuldum karanlıkta
Yanı başımdasın benden çok
uzaklarda
Ellerimi tut dokun bana
Aç gözlerini.

Attım kendimi caddelere
Yeşil ceketin sardı beni
Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz
Tuttum ellerini.


mino 21.06.2006 13:15:39
Acaba

Dönelim
Döndürsün bizi
Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi
Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan
Ve akılda kalan bir yokuştan
Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından
Ve çocukluktan
Dönelim
Dönelim mi biz
Gençlikten, oralardan
Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan
Dönelim mi acıya
Acıya, büyük acıya
Ve soralım mı acaba
Ey büyük yalnızlık insansan eğer
Bir kaya
Dalgalar yalarken onu
O bakarken kaskatı kalabalıklara
Ah, kalbin bulut bulut akan sesi.

Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey
Binlerce, on binlerce kedinin hep birden kımıldadığı
Kedilerden örülmüş bir semte
Ve soğuk bir tuvalde yerini bulamamış renkler gibi
Soğuk ve ayakta tutan çelişkileri
Bir görünümden bir başka görünüme kolayca sıçranan
Her şeyin, ama herşeyin çok dıştan farkedildiği
Eh belki de bir satır fazlalığı ya da bir satır eksikliği
Belki de genç bir şairden ödünç alınan.

Yürüyor mu, yürümeyi mi düşünüyor Ruhi Bey
Düşünmesi daha mı sonra koyuluyor yola
Nereye gidecek ama, nereye varacak sanki
Yoksa bir oyun tadı mı buluyor bunda
Oyundan atılmaktan korkmayan bir oyuncu gibi
Boşvermiş de sanki oyunun kurallarına
Üstelik son bölümde, perdenin kapanmasına
Azıcık vakit kalmış
Ya da vakit var daha. Ama ne çıkar
Gövdenin yazgıya başkaldırması mı
Ruhi Beyin
Başkaldırması mı yoksa

Vaktinden önce anlamanın şaşkınlığı mı
Vaktinde anlamanın sevinci mi
Ya da biraz geç kalmanın
O gereksiz tedirginliği mi
Hangisi

Ama belli ki sonundayız her şeyin
En sonunda.


Edip Cansever

mino 21.06.2006 13:17:01
Acılar Denizi

Ben acılar denizinde boğulmuşum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
Bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiler söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

Bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...


status_fly83 21.06.2006 14:18:22
Bak şu hep köşesinden döndüğüm sokak.
Bak şu hep önünde beklediğim durak,
Ve Bak şu hep kilidini açtığım kapı,

Her sabah karşıma çıkan asık suratlar;
Selam vermez, omuz atar geçer giderler.
Ve hayat gider yeşil ışığı beklerken...

4, 3, 2, 1, Bıktım be...
Bişeyler yapmam lazım

İyi bişey yokmu haberlerde
İşte bak aynı yüzler ekranda
Kısır döngüye girdim prime-time'da

Bak hep şu baştan çıkan deli gönlüm
Bak şu hep raydan çıkan aşk hayatımız,
Hele şu raydan çıkan hızlandırılan tren...

Bıktım be...
Bişeyler yapmam lazım.

bıktım beee

forever_blue 22.06.2006 13:33:38
Ahmet Altan-Özlemek

Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.

Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü,
siz çarşaflarınızın arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi...

Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi,
yanınıza bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...


forever_blue 22.06.2006 13:34:53
Can Yücel-Her Şey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağarsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma :
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna ;
Ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardir ömrün..
Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma her şeyi, sevdiğin kadar sevileceksin
Güneşin Doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak
Kendini yanlız hissettiğin kadar yalnızsın
ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
Iste budur hayat !
Iste budur yaşamak!
Bunu hatırladıgın kadar yaşarsın
Bunu unuttugunda aldığın her nefes kadar üşürsün
ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun
Çiçekler sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren

SEVDiĞiN KADAR SEViLiRSiN


forever_blue 22.06.2006 13:36:14
Bir görebilsem yüzünü beklenmedik bir şehirde
Ne yaprak düşer sonbaharda inan, ne de yağmur…
Ne acı kalır yürekte, ne gözyaşı…
Bir değse gözlerin gözlerime
Ne hüzün kalır gecemde, ne matem…
Ne asiliği kalır denizin, ne hırçınlığı
NE ÇOK ÖZLEDİM SENİ AH BİR BİLSEN…

forever_blue 22.06.2006 13:52:35
ANLADIM….

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım…
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil…
Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım…
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım…
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım…
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım…
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım…
Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım…
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım…
“sana ihtiyacım var gel!” diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana “git” dediğimde anladım…
Biri sana “git” dediğinde “kalmak istiyorum” diyebilmekmiş sevmek,
“Git” dediğinde gittiğimde anladım…
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım…
Özür dilemek değil, “affet beni” diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım…
Ve gurur kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım…
Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Ben affetmeni ölürcesine istediğimde anladım…
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…


CAN YÜCEL

bir_derdim_var 22.06.2006 14:33:25
  LA MİNÖR CIRPINIŞLAR

Üzerine
Gün doğmamış düşler,
Sayıkladığında kırık rüzgar baladlarını
Kaç aşk boyudur zaman
Bilir misin?


Sessizliğime saklanıp
Dolaşırken kuytularımda
Hayat yalınayak bir öpücük,
Baharsa düşmekte saçlarından.

Kahküllerinde damıttığım gözyaşlarım
Ruhunda imbiklenişler ,
Hayallerimi yatırışlarım!!!
Sonrası bir dala tutunma arzusuyla
Goncalarında jale olmak.

O gecenin sabahında
Sen daha gözlerini açmadan,
Süren rüyalarının bir yerinden
Sokuluvereceğim irem bahçelerine.


Biliyorsun ki
Dünden kalan ve de yarına ait
Her şeyi yaktım gözlerinde...

Şimdi senle sarılıp sımsıkı
Poz vereceğiz güneşe ve
Ölümsüz kılmak için zamanı
Tâb olacağız gökyüzüne.

Odanın bir yerlerinde unutulmuş
Bir zamanların şaşaalı Müzik Dolabından
Bir kırkbeşlik sarıverecek sevdayı.
Ardından
Sana yazdığım o şarkının
La minör çırpınışları aksedecek
Şöminenin alaz senkromlarında.

“Gözlerine uygun renk bulamadım
Hangisi olsa içim yanıyor
Tenine uygun çiçek bulamadım
Hepsi kokusunu senden alıyor…” ***

Bittiğinde Şarkımız ;
Uzanıp söyleyen dudaklara,
Kaydedeceğim Veda buselerini
Sevda demirbaşlarına.

bir_derdim_var 22.06.2006 14:36:33
       ACILARIN EFENDİSİ KOYDUM ADIMI

Acıların efendisi koydum adımı
Zaten başkası olamaz
Doğduğumda içten ağlamışım
İsyanım sana der gibi feleğe.

Acıların efendisi koydum adımı
Zaten başkası olamaz
Gözlerimizin buluştuğu ana lanet
Yüreğime batan bir hançer oldu.

Hiç severken acı çekilirmi?
Mutluluğun adı sevda iken
Hiç ölüm istermi insan
Sevdiğiyle aynı havayı solurken.

Benim isyanım insanlara
Dostum dediğim nankörlere
Yüzüme gülüp sırtımdan vuranlara
Kendini insan sanan varlıklara.

Yenildim biriken dertlere
Boğuldum sevda denizinde
Sevdam kurtaramadı
Hüzün bulutlarına haber saldım.

Gidiyorum...

bir_derdim_var 22.06.2006 14:51:38
  ÖYLE PARANTEZ ACTIN Kİ BENDE..

Kalbe hükmediyor varlığın.
Yanında olmadan,
hiç geçmiyor sanki zaman.
Karanlık gönüllerde tüketmişim.
Çoktan o dediğimi,
uzun zaman olmuş,
böylesi mutlu olmayalı,
sevmeyeli, göz göze gelip öpmeyeli birini,
insan taş kesiliyor yalnızken.
Unutuyor hiç olmadık yerlerde kendini,
kırıyor anlamadan da olsa herkesi..
Meğer ne kadar da yakınmışsın.
Ruhum çıktı seninle, girdiği çıkmazdan.
Yollarımda tuzak kalmadı
sen varsın diye varım şimdi,
yaşamaya sebebim var artık.
Gülüyor düşümün gül yüzü.
Hüzünleri tek tek attım içimden.
Artık ağlamak yok sevgisizlikten
seni sevmek var artık.
Bırakmak ölüm ellerini,
gidersen bitişimi imzalarsın gözlerinle,
bir bakışın kırar kalemimi,
sen anlamasanda.
Öyle bir parantez açtın ki bende,
kapamaya yürek ister.
Gücün yeterse al,
senin bütün (/ / ) taksimler...

mino 23.06.2006 11:07:26
Acı Şiir

Bir yerleriniz yaralanmıştır mutlaka, ya düşmüşsünüzdür çocukken, ya da
incinmişsinizdir aşıkken

Kapanmaz sandığınız ne yaralar kapanmıştır
Durmaz sandığınız ne kanlar pıhtılaşmıştır kabuk bağlayıp
Hani efkar bir sis gibi çöktüğünde başınıza
Bir yüz ararsınız
Tüm yüzlerle yerdeğiştiren gözlerinizde
Yaranızı kanatan
Hep ağrıyan yerinize değmek istercesine
Mazoist bir duygu çöreklenir beyninize
İşte o zaman
Yalnızlığın atlıları
Boşanıp dizginlerinden
Karanlıkları getirirler doludizgin
Bir dönülmez sefere çıkar düşünceler
Tozduman içinde göz gözü görmez
Ve anlaşılmaz sesler
Çıkararak
Bağırarak
Haykırarak
Duyulmak istersiniz
Duyulmazsınız
Kanayan yerleriniz görünmez karanlıkta
Yalnızsınızdır yalnızlıkla
Yüzler silinir
Acılar diner
Gün ışır
Yorgun bir gecenin sabahına

Yaşananlar zamana karışır
Ve insan yeni acılar için
Geçmiş acılara alışır.


mino 23.06.2006 11:07:55
Açık Uçlu Sorular

Herşey o büyük yalanın parçasıdır
Gizleyemezken ben hiçbirşeyi kimseden
Bir eski zaman kılıcı gibi saplanırsın
Yaşamın merkezine aniden.

Yenemem merakımı,
''Bir nedeni vardır'' diye düşünürüm herşeyin.
Çorap söküğü gibi uzarken sonsuza düşünceler,
Bir bir çözülmeye başlar, gerçekler gizlediğin.

Sorup dururum, karışırım, bulaşırım sana
''Ne gibi?'' diye sorarsın, örülüverir duvarlar.
Yüreğinin sesi benden uzaklara düştüğü zaman,
Gözlerin gözlerimde açık uçlu sorular.

20.10.1998 21:45

mino 23.06.2006 11:09:21
Açıklarda

Bir ağızdan çalınan düdükler, kalın kalın,
Boşlukta tos vuracak nokta arayan çığlık.
Koşup, yılanlar gibi üzerinden suların,
Arıyor teknemizi oturacak bir sığlık.

Omuz omza şahlanan dalgalar, büyük büyük,
Bir ses işitip ürkmüş, sürülerle canavar.
Gözlerinde kıvılcım, ağızlarında köpük,
Birbirinin üstünden atlayıp geliyorlar.

Gittikçe boşluklara düşmekteyiz enginde;
Arkadaki sahilse, fosfor bir iz halinde,
Her ân bir parça daha uzaklaşıyor bizden.

Deniz, bu yerde ölüm korkusu kadar derin;
Kocaman bir kuş gibi geliyor peşimizden,
Ruhu, bu kapkaranlık suda can verenlerin...

1926


Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23