|
||
| BENİ GÖZLERİN ÖLDÜRSÜN Bana bir söz desin ki gözlerin Derinliklerinde süren mavi yolculuğumun Gölgelerine düşsün aydınlığı gözlerinin Hüznümün sıcacık belleğine Erinçler yağdırsın ışık ışık Ve kuşça sevinçler Gözlerin öldürecekse beni böyle öldürsün Bana bir söz desin ki gözlerin Güz gözlerime taşısın bulutlarını Ay ağıda dursun ve yıldızlar yasa Yoketsin bahtıma yansıyan bütün renkleri Saklama gözlerini gözlerimden Yaksın, yıksın kevgir yüreği Ne diyecekse bırak gözlerin desin Gözlerin öldürecekse beni böyle öldürsün Bana bir söz desin ki gözlerin Hallacım ol, lincime hazırlan desin Bırak istediğini istediğince söylesin Toprak damar damar emsin bedenimi Mutlu olacaksa sevinecekse gözlerin Bana öl desin Gözlerin öldürecekse beni böyle öldürsün |
||
|
||
| ÖLDÜRMEYİN SEVGİLERİ Bir güz yağmuru gibi çıplak ve uzak bir gülüşün kanayan ağzındaki karanfil nemli gözlerde yaşamını bulacaksa bulsun... Darılır yoksa sevdasız geçen ömür korkusunu saklasa da inancın koynunda... ürkütmeyin aşkı o bir Tanrı buyruğudur bırakın sevmek geçiyorsa yüreğinizden... öldürmeyin sevgiyi Sevsin! |
||
|
||
| SEN BENİM SON CEMREMSİN Sana'' Sen benim son cemremsin'' demiştim, Yüreğime yağdığını unuttun mu sevgil Şiirlerinle geldin dünyama bir güz günü Arındım şiirlerinde günlerdir sevgili Herkesin şiirini severim ama Seni şiirlerinle bir başka sevdim Gizli bir kevser ırmağı akıyor şiirlerinden Yankısı ve yakması sürüyor ta içimde sevgili Her şiirin sırılsıklam duygu yağmuru Rahmet damlalarınca ıslatıyor benliğimi Arındırıyor yalan sevdaların vurgunundan kirinden Gönlümde goncalanan çiçek bahçesi senindir sevgili Sildin umutsuzluğumun bütün karanlıklarını bir bir Yepyeni bir şafak atıyor gecelerimin ılgarında sevgili Umut doğuyor pembeli düşlerime ışık ışık Esintin yılgın yüreğimin dalgakıranlarını yıkıyor sevgili Sen ki, kelebek kanatlarında yaşanmamış baharımın muştusu Sen ki, bitimsiz kışlarıma baş eğdiren kardelenimsin Cemre olup yağdın iklimlerime ıpıl ıpıl Yüreğimde damıttığım Ve damarlarımda kımışl kımıl gezinen sensin sevgili Nabzımda vuruşlarını dinle, ulaşacaktır sana sesi Sana '' Sen benim son cemremsin'' demiştim SEN BENİM SON CEMREMSİN Unuttun mu sevgili Bu gece ki uykusuzluğumun, Seni yaşamamın ürünü budur sevgili. Uzak diyarlara hükümsüzüm, Yakın sevdalarım ise sensizliktir sevgili. Özleminle yandıkça tutuşan şu dizelerin Sanrısı seni tautar mı sevgili?... Sen kimsin, sen nesin ah bir bilebilsem Bulabilsem... Tutabilsem ellerinden Düşüm benim, düşlediğim resim Sözün güzeli özün güzelliğindendir bilirim Buna inanır ve buna güvenirim sevgili Artık çağrını bekliyorum, sesini duymalıyım Seslen bana sevgili yaşadığımı bilmeliyim |
||
|
||
| doluyor yüreğime sevdan bin gözeli pınar gibi... polenli mevsimlere özlem duyan kovanın dili gibi bansan da dudaklarını /saklısı yok bu kovanın Issız bir çöl sıcağında /devinip yanan gibi... günler argınlıkla ileniyor her geceye öle öle dinlenen yorgun sevdalar gibi vuruyor sevinin nabzı/ vuruşlar çırpındıkça toprakta çatlamayan tohumun rahmi gibi... tekne hurda düşler ayamaz tay gibi düşlerde süren koşu mavi, pembe, mor gibi aç artık yüreğini yağdıkça yağsın yağmur denizlerine karılan çağlayan sular gibi.. izdüşümüne abanan duygularım düşlerim saksında açan çiçek düşde kalan öpüşlerim |
||
|
||
| AVUÇLARINDA SERİNLİYORUM SEVDAMIN Bir pınarın sesini duyuyorum Ve bir ırmağın çağıl çağıl akışını Bir çöl düşündemiyim Serap mı görüyorum yoksa Özlem taşıyan ufuklara? Birkaç adım ötemde akıyor pınar Koşuyorum, daha ötelere çekiliyor ufklar Su sesi şırıl şırıl... Aha, şuracıkta, tutacak gibi oysa... Ve gözlerimin ılgarında uçuşuyor dalga dalga... Özlemin kavurduğu çöl ateşinde Ve yalnızlığın göynük bir yerinde söyleniyorum... Bir pamuk el tutuyor beni Sevinin en derin bir yerinde Masmavi düşlerinde sevinin Bir Pınarın sesini duyuyorum Ve gökçe bir ırmağın akışını çağıl çağıl Avuçlarının denizlerinde serinliyorum sevdamın |
||
|
||
| GÜL TUTTUM KAN SOLUDUM Bir çığ gibi büyüyor içimde özlemin Bekleyişlerde duruyor akreple yelkovan Kıdım kıdım eritirken beni zaman Kan ağıtlı yüreğimde şölen var Öyle yalnız ki gecelerde ellerim Seni düşlerimde çoğaltırım Sana uyarlanıp Ve yaşadıkça seni Gül tutarım, kan solurum |
||
|
||
| SUSKUN PINAR Şuracıkta bir pınar Elimde boş tası var İçtikçe susandıran Reyhan kokan tadı var Bekledim günler boyu Akmasını pınarın Bekleyeni devindiren Bir de suskunluğu var Hele biyol aksın da Dinleyin bu pınarı Sesiyle şırıl şırıl Dillendirir baharı Ak be susma pınar Kelebekler can bulsun Rengarenk çiçeklerden Sana buketler sunsun Ak be güzel pınar Bekeletme susamışı Sesin diriltecektir Benim gibi yanmışı |
||
|
||
| ERDEK İSKELESİNDE Erdek iskelesindeyim, seni bekliyorum Gün batımı Marmara Ufuk al kor olmuş alev alev yanıyor Ve iskelede ben yanıyorum... Ah ! bir bilebilsen Bir duyabilsen içimden geçen pusatlanmış umutları Ya gelmezse,ya tanımazsa, ya tutmazsa Ellerine susayan ellerimi diyorum. Erdek iskelesindeyim, seni bekliyorum Dalgalar küçülerek tükeniyor önümde Ilık bir rüzgar esiyor Marmaradan Ve yolcular birer bire çekiliyor Yapayalnız kalıyorum Sen yoksun Erdek iskelesinde seni bekliyorum Martılar da kanat çırparak uzaklaşıyor benden Bir özlemdir ki, sorma gitsin Alev alev içime doluyor Ve seni soruyorum her geçenden Erdek iskelesinde seni bekliyorum Delişmen bir bun çöküyor içimin derinliklerine Gözlerim bulutlanıyor Ellerimce titrek bir bekleme duvarı oluyorum Ne olur gel artık, tut beni ellerimden Erdek iskelesinde seni bekliyorum Güneşin en son alevini de yutuyor Marmara Son yolcu da uzaklaştı bak, iskeleden Martılar yuvaya çekildi, Suskunlaştı Erdek, uykuya dalıp gitti insanlar Ben hala seni bekliyorum Erdek iskelesinde bir garip yolcu Aya, yıldızlara, Marmaraya sorar seni Bir suskun çığlıktır içinde yankılanan Dayanılmaz Düşer umutsuzluk girdabına Ve günün ilk ışığında gözden kaybolur |
||
|
||
| Günaydın gelincik, nasılsın? Neden boynun bükük yaprakların sarı Seni vuran yağmur mu yoksa soğuk mu? Yoksa toprakların mı kurak Ya da adını bilmediğin diyarlardan Hüzün mü saldılar damarlarına? Ağlama be gelincik Kanatma yüreğimi Ben, sonbaharken yeterince yağıyorum Sen bari gökyüzüme umut ol. Yapraklarına can gelsin Hayatımıza neşe Ben sonbaharken, Sen hep o narin gelincik kal Yapraklarında gülücük, Mevsiminde hep bahar olsun. |
||
|
||
| Rubai Şair Oluş Efkar dağıtır saçlarının savruluşu Aşktandır gönlümün yanıp kavruluşu Aruz hece serbest seni söyler yalnız Şair sana borçludur şu şair oluşu |
||
|
||
| Hiç sevmedim kimseyi senin kadar Yüreğim yanmadı hiç bu kadar Çok yalnızım Seninle bir yarım yok Söylemeden olmaz Ben sana aşığım, ben sana aşığım Eğer elindeyse ne olur çal kapımı Eğer yüreğindeysem ne olur sil gözyaşımı |
||
|
||
| GECELER Eser içerime bir rüzgâr gibi, Doldurur ruhumu serin geceler. Gündüzün elinden çekerek beni, Uyutur göğsünde derin geceler. Gece ki döşeği tatlı uykunun, Akan gözyaşının, derin duygunun, Kanayan, sızlayan, taşan ruhumun, Üstüne perdeyi gerin geceler. Sararken ruhumu derin düşünce, İçimde bir rüzgâr esiverince, Gitgide yollar da ikileşince, Bana düşünceyi verin geceler |
||
|
||
| Okşayan vuruşlarıyla dalgalarının Ortasında bir sevi teknesiyim Martıların, yunusların alkışa durduğu Mor bir sessizlik içinde yelken açtım Mavine derinliklerine kömen denizimde Boranlar koptu sonraları, gök denize abandı Çevrikler birbiri ardına ölümcül birer kargı Yelkenlerim darmadağın, yelkenlim paramparça Dümensiz pusulasız yönsüz yörüngesiz Kara tinler sarmalında göksular, amansız... Kırlangıçların, martıların göç mü etti Derinlere mi çekildi yunusların Hani, yakamozlar sularını tutardı Toluyla kucaklaşırdı tolunay Dalgar dalgar göz kırpardın sevecenlere Ah, kömen denizim Bengi sularından yudum yudum emdiğim Ürpertirken kasırgaların, neden korkutuyor boranların? Ey mavi derinliğim Hırçın kimileyin kırılgan gökçe ereğim Dönüşü olsaydı yörüngenden Sularına yelken açarmıydım? Koyver, boğsun beni bun'ların Yüreğime demirlesin istirse utkuların çakın çakın Seni yaşarım yine de yükselerek kimileyin Gömülerek mor deriliklerine kimileyin de... Hangi sözcükler burar yüreğini Ve hangi burkanlar, tufanlar koparır seni benden Ah, görklü denizim Akköpüklü sularına belendiğim Onay ver,el ver, kılavuzum ol Ya kıyılarında sevimi sunayım kırlangıç şölenince Ya da, yitip gideyim gizemli derinliklerinde Kömen denizimde |
||
|
||
| SEN OLMAYINCA Gündüzler ve geceler taşınmaz bir yük oluyor Sen olmayınca dirimim Ne kağıt kalem gülüyor yüzüme Ne gecelerin fisunu Bulutlar sarıyor dörtbir yanımı Ne göklerin gürlemesi Ne pencereme çılgınca vuran yağmurun sesi Üşütüyor beni sensizlik Sen olmayınca zaman duruyor Dünyamda ölü bir sessizlik Yok oluyor duvardaki saatin titktakları Bir kasafetin boğuntusunda Yazgının çıkrığında yükseliyor başkaldırı Üşüyorum dağdağalı yangınlarda Ve sensiz yaşanmıyor dirimim Hangi ölük gezegendeyim bilmem ki Yaşamakla ölmek arası Dönence burçları da yalancı Nerede benim Çolpanım Yoksa o sevgili benim Bu yürek benim yürek mi değil Gündüzler ve geceler taşınamaz bir yük oluyor Sen olmayınca dirimim Ne kağıt kalem gülüyor yüzüme Ne gecelerin fisunu... |
||
|
||
| kalbimi hapsetmeyeceğim bu defa hırslarımın zindanlarına gözlerimi kaçırmayacağım o yosun gözlerinden... gönlüm alabildiğince seveceğim, yalnızca seveceğim... sen sevmesen, ve sen bilmesen bile... sözlerimi hapsetmeyeceğim dudaklarımın ucundaki tarifsiz dizelere susmayacağım bu defa... bir şiir okuyacağım sana bir şarkı yazacağım sana olan aşkımı anlatacağım sorgulamayacaksın... belki de yüreğini açıp sevgime, sen de seveceksin... korkma sevgimden, sevmesen de gel benim sevgim ikimize de yeter |
||