mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat

Konu: Beğendiğiniz Şiirler - Hikayeler-masallar..

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [ 11 ] 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23

status_fly83 09.03.2007 05:43:30



Çağır beni, çağırda büyüsün içimde biriktirdiğim bütün yalnızlıklarım!

Adım adım büyür yalnızlık, yürüdükçe devasallaşır kimsesizlik!

Dur!Ne olur Sende gitme!
Yalnızlığın üzerime yüklediği bu sessizlik artık beni boğuyor.

Buradayım baksana karanlığın tam ortasında.

N'olur artık gitme. Sana çok ihtiyacım var.

Kurtulmak istiyorum ama koşamıyorum.Çaresizlik öyle bir bulaşmışki bu sokaklara takılıp düşüyorum.

Off.. bu kadar mı zor sen, bu kadar mı zor sensizlik!! Canım o kadar çok acıyor ki.. Artık bağırmak istiyorum sesimin yettiğince.
Bağıra bağıra ağlamak ve haykırmak istiyorum "Anla artık anla!! seni seviyorum" diye.

Ama olmuyor işte. Ve yine o şarkı başlıyor bir uğultu misali;

"gitme nolur gitme itirazlar elimde değil
yalnızım yalnızız yalnızlıklar elimde değil
düşerken son birkez yalana benimsin benim
yalansan yalanı severim elimde değil.."


Biliyormusun.....

"Seyirci kaldıysam bu yürek yangınlarına..Her yıla bir nefes tutar oldum..
Arta kalan küllerden..Kurşuni sevdalara bir adım var..

Lakin..

Yüreğime adım geçmiyor..

Ömür defterimden hüzün yapraklarını yırttım..


Ama..

Yüreğine adı'mı astım.."

ozgur_ay 09.03.2007 09:38:23
kırkıncı oda

ne kadariniz gercek sizin,
kirk odali satonuzun kirkinci odasindaki
kilitler altinda sakladiginiz gercek
duygularinizla,
gercek dusuncelerinizin ne kadari yansiyor
hayatiniza,
soylenmeyen neler var kuytularda,
hani kendinizden bile sakladiginiz,
bir sinir kriziyle ya da buyuk bir aciyla
yahut da muhtesem bir sevincle kabugunu catlatipda
ortalara dokulecek neler biriktiriyorsunuz
icinizde...Huh
ne kadariniz kendi sahtekarliginizin esiri?
sevip de soyleyemediginiz,
ozleyip de aciklayamadiginiz
ya da sevmeyip de sevginizin eksikligini icinize
gomdugunuz oluyor mu,
korkakliklar var mi,
kalleslikler var mi,
yoksa diplerde saklanan cesaretiniz bir isaret mi
bekliyor...Huh

gorundugunuz insan misiniz siz,
yoksa bir define arayicisi hazineler mi bulur
icinizde
ya da yikilmis bir kentin harabelerini mi
tasiyorsunuz?
derununuzda neler sakliyorsunuz?
ne kadariniz gercek sizin?

ulkenizle ilgili dusuncelerinizi soyluyor musunuz,
yoksa basinizi belaya sokmayacak kadar akillimisiniz,
gercek dusuncelerinizi basbasa konusmalara mi
sakliyorsunuz,
acikca konusanlari biraz aptal buluyor musunuz?

gunahlardan yapilmis hayaller var mi icinizde,
gunahtan korktugunuzdan bunlari saklayip
tanri'yi mi kandirmaya ugrasiyorsunuz?
gunahlari sevmiyor musunuz, seviyor musunuz
yoksa...Huh

uzun bir yolculuga cikar gibi
duygularinizla dusuncelerinizi denklere
sarip da iclerinizde bir yerlere mi
yerlestirdiniz,
bir gun yolculuk bitince acmayi mi dusunuyorsunuz
aslinda yolculugun hic bitmeyecegini ve
denklerinizi
hic acmayacaginizi bilerek...
birgun cildirsaniz da
butun duygularinizla dusuncelerinizi acikca
soyleseniz,
neler duyacagiz sizlerden,
gizli palyacolar mi cikacak ortaya,
yoksa korkakligin altinda,
bir istiridyenin icinde buyuyen inciler gibi
buyumus yigitlikler mi

kizginliklariniz yok mu sizin,
ofkeleriniz, isyanlariniz?
asklariniz yok mu?
kendi sahtekarliginiza ne kadar esirsiniz?
esaretten kurtulsaniz da gercekler dokulse ortaya,
kendinize sasar misiniz,
hic dusundugunuz oluyor mu kirkinci odada neler
var diye, hangi unutulmaya calisilmis sevgililer,
dile getirilmeyen ozlemler,
soylenmeye soylenmeye birikmis ofkeler,
hangi bosvermislikler,
hangi inkar edilmis arzular yatiyor diplerde?

ne kadariniz gercek sizin?

kimselerden korkmadiginiz kadar korkuyor musunuz
kendinizden?
sehrin isiklarinin bulutlara yansidigi
turuncu piriltili kulrengi bir gecede,
simseklerle bosanan yagmur basladiginda
satonuzun odalarinda bir gezintiye cikiyormusunuz,
agir agir yaklasip o kirkinci odaya aciyor musunuz
kapiyi usulca, gordukleriniz aglatiyor mu sizi,
bu kadar gercegi o odada saklayip,
hayati yalandan yasadiginizi farketmek nasil bir
sarsinti yaratiyor?
yoksa, ne gokyuzune vuran isiklar, ne yagmur, ne de
issiz gece,
sizin kirkinci odaya yaklasmanizi saglayamiyor mu,
korkuyor musunuz kendi gerceklerinizden,
kirkinci odaniz size de mi kapali,
kendi kendinize bile mahrem misiniz?

ne kadariniz gercek sizin?
ne kadariniz kendi sahtekarligina esir?
biktiginiz olmuyor mu kendi yalanlarinizdan,
hic kendinizden sikildiginiz olmuyor mu,
kendinizi bir yerlerde terkedip de gitmek
istemiyor musunuz,
butun yalanlarinizdan uzak bir yere?

soyle rahatca butun duygularinizi,
butun dusuncelerinizi soyleyebileceginiz bir diyara,
kendinizi bile yaniniza almadan.

ah aslinda ben onu seviyordum diye aglayacaginiz
kimleri sakliyorsunuz koynunuzda,
yuksek sesle elestirip de
icinizden hak verdiginiz hangi dusunceler var,
kendinizi akilli bulurken aslinda gizlice kendi
korkakliginizdan utandiginizin itirafini nerelerde
gizliyorsunuz?

ne kadariniz gercek sizin?
ne kadariniz kendi sahtekarligina esir?

bunu hic dusundugunuz oluyor mu
yoksa bunu dusunmek bile yasak mi size?
neler var kirkinci odada?
otuzdokuz odadan yapilmis hayatinizi,
kirkinci odanin kapisini acmamak icin yalandan mi
yasiyorsunuz?
niye yapiyorsunuz bunu?
açsaniza kirkinci odayi yagmurlu bir gecede
belki...
belki de hiç açmazsiniz,
kapali bir odayla yasarsiniz butun ömrünüzü,
kendinizden sikilarak...

ahmet altan

09.03.2007 13:21:47
İLK AŞK
Taptaze bir yüz
Henüz onaltısında
Belli ki.
Baharda tomurcuklanmış
Bir gonca gibi
Al yanaklı, pembe dudaklı
Bir kız.
Gözlerinde mutluluk
Aydınlık bir dünyayı yaşıyor
Sanki pembe her şey.
Yerinde duramıyor
Belli ki aşkı içinde yaşıyor
İçine sığmıyor
Dışına da taşıyor.
Tüm zerreleriyle seviyor..

10.03.2007 20:51:58

Yüreğine adı'mı astım.."[/b]
[/quote]



Çağır beni, çağırda büyüsün içimde biriktirdiğim bütün yalnızlıklarım!

Adım adım büyür yalnızlık, yürüdükçe devasallaşır kimsesizlik!

Dur!Ne olur Sende gitme!
Yalnızlığın üzerime yüklediği bu sessizlik artık beni boğuyor.

Buradayım baksana karanlığın tam ortasında.

N'olur artık gitme. Sana çok ihtiyacım var.

Kurtulmak istiyorum ama koşamıyorum.Çaresizlik öyle bir bulaşmışki bu sokaklara takılıp düşüyorum.

Off.. bu kadar mı zor sen, bu kadar mı zor sensizlik!! Canım o kadar çok acıyor ki.. Artık bağırmak istiyorum sesimin yettiğince.
Bağıra bağıra ağlamak ve haykırmak istiyorum "Anla artık anla!! seni seviyorum" diye.

Ama olmuyor işte. Ve yine o şarkı başlıyor bir uğultu misali;

"gitme nolur gitme itirazlar elimde değil
yalnızım yalnızız yalnızlıklar elimde değil
düşerken son birkez yalana benimsin benim
yalansan yalanı severim elimde değil.."


Biliyormusun.....

"Seyirci kaldıysam bu yürek yangınlarına..Her yıla bir nefes tutar oldum..
Arta kalan küllerden..Kurşuni sevdalara bir adım var..

Lakin..

Yüreğime adım geçmiyor..

Ömür defterimden hüzün yapraklarını yırttım..


Ama..

Yüreğine adı'mı astım.."


Belki mesajım silinebilir ; ama yazmadan duramam:

Bu resimdeki plastik surat.Smiley)))))))))))))))Konuyla alakası yok biliyorum.

12.03.2007 00:05:07
BOZGUNLAR

bozgunlarla sağlamlaşır
Ütopya Kalesi
dağılmış parçaları bütünler
yeni zamanlar gümrüğünde
yol ayrımını doğru bilenler
hiçbir aşk ve macera tanrısı
yola çıktığı gibi dönmez geriye
kabuk bağlar yüzümüzdeki gölgeler
unutarak ve vedalaşarak geçilen
durakların birinde inmemiz gerekir
bindiğimiz düşlerden
hayat belki başka biri yapar bizi
bir melodram öğesi olarak
umudun da, umutsuzluğun da aşıldığı
o altın dengede
biliriz içimizdeki avdan yorgun dönen akşamlar
ne kadar bütünlese de
parçalar

MURATHAN MUNGAN

Heutaissy 12.03.2007 15:07:49
yas 35, yolunuarisi eder
dante gibi ortasindayiz omrun
delinkali cagimizdaki cevher
yalvarmak yakarmak nafile bugun....

                                                    CAHIT SITKI TARANCI   

merve_ötesi 13.03.2007 21:05:26
YİNE DE BEN TOPLARDIM YERLERDEN KALBİMİN KIRIKLARINI

en çok
senin yanında üşürdüm
sen beni her zaman üşütürdün de
haddimi aştığım zamanlarda
sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani
en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme
çok toydum
dayanamazdım
buz kesilirdim
ve son bir vuruşla
paramparça etmeyi de ihmal etmezdin
o buz kütlesini her seferinde


yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını


suya benzerdin
musluktan damlardın mesela
ben uykuya dalmadan hemen önce
uykumu bölmek için

yada durup dururken
bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan
bana armağan ederdin

hiç bi şey yapmasan
ayakkabımın içine girerdin
tam da evden yeni çıkmışken ben



sen basbayağı suya benzerdin
ne zaman kötü hissetsen
kötü hissettirmek için
yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle
tabi ki ben olurdum yokuşun altında
ve her zaman hazırdı savunman;
yokuş yukarı nasıl akacaktın
ve tabi ki gövdemi parçalardın
sen benim gövdemi  parçalardın da
yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını



sen suya benzerdin ya
sensiz olmazdı
olduğu kadar da olmazdı
yani ben bir hiç kimseydim
ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını


sırf ayaklarına batmasın diye...

                     EMRE AYDIN

merve_ötesi 13.03.2007 21:08:01
Otobiyo

seksenlerde çocuktum
doksanlarda çocuk
en küçük çocuk iki bin beşte
ikibin altıda ölü bulundum
               
                    EMRE AYDIN

rubi 15.03.2007 13:51:21
atilla ilhanın    ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ
  gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu ağlardım
beni seviyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ip ince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felaketim olurdu ağlardım

ne vakit maçkadan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgar aklımı alırdı
sessizce bir cigara yakardın
kirpiklerini eğer bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felaketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felaketim olurdu ağlardım

nrc 18.03.2007 11:57:55
BOZGUNLAR

bozgunlarla sağlamlaşır
Ütopya Kalesi
dağılmış parçaları bütünler
yeni zamanlar gümrüğünde
yol ayrımını doğru bilenler
hiçbir aşk ve macera tanrısı
yola çıktığı gibi dönmez geriye
kabuk bağlar yüzümüzdeki gölgeler
unutarak ve vedalaşarak geçilen
durakların birinde inmemiz gerekir
bindiğimiz düşlerden
hayat belki başka biri yapar bizi
bir melodram öğesi olarak
umudun da, umutsuzluğun da aşıldığı
o altın dengede
biliriz içimizdeki avdan yorgun dönen akşamlar
ne kadar bütünlese de
parçalar

MURATHAN MUNGAN

ben yazmak isterdim.

ordinaryus 19.03.2007 17:14:23
ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda
anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek
değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım...
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok
sevdiği
acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla
gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
Biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum''
diyebilmekmiş
sevmek,
Git dediklerinde gittiğimde anladım..
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl
zırıl
ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım...
Özür dilemek değil, ''affet beni!'' diye haykırmak
istemekmiş
pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
Ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
Ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün
affedilmeyi,
Beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
Sevgi emekmiş,
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar
sevmekmiş...


Can YÜCEL

19.03.2007 23:20:22
Sevgilerde / Behçet Necatigil

Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz.)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz,
Çirkindi dar zamanlarda bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.

soru işareti 20.03.2007 11:18:27
Devrim

Temiz kalan tek yerdir devrim
bütün bir yıl
kirlenen duvarda
ama görebilmek icin
asıldığı çividen indirilmelidir
yapraklari biten takvim

Zorbalara direnmektir devrim
bir çocuğun
annesinin çantasından aldığı paraları
altına gizlediğini
söylememiştir dövülen
hiçbir hali

İçinde yaşamaktır devrim
dikiş kutusunun
ve toplu iğneler gibi
bir arada olmayı gerektirir
karşı koyabilmek icin zulmüne
makas denilen patronun

Gece ışıklar arasında koşmaktır devrim
ateş böceklerini
yakalamak isteyen çocukların
peşine takılır gün gelir
yanıp sönen mavi ışıkları
polis arabalarının

Kağıt bir gemidir devrim
bütün gemiler
hurdaya çıksa da sonunda
taşıdığı özgürlük şiiriyle
batmadan yüzer nicedir
dünya sularında

Kim bilir kaç yunus görmüş
kaç DENİZ GEZMİŞ...
 
Sunay Akın
 
 

nrc 25.04.2007 14:08:39
Gelir dalgın bir cambaz.
Geç saatlerin denizinden.
Üfler lambayı.
Uzanır ağladığım yanıma.
Danyal yalvaç için.
Aşağıda bir kör kadın.
" Hısım. "
Sayıklar bir dilde bilmediğim.
Göğsünde ağır  BİR KELEBEK..
İçinde kırık çekmeceler.
İçer içki Üzünç Teyze tavanarasında.
İşler gergef.
İnsancıl okullardan kovgun.
Geçer sokaktan bakışsız bir Kedi Kara.
Çuvalında yeni ölmüş bir çocuk.
Kanatları sığmamış.
Bağırır Eskici Dede.
Bir korsan gemisi, girmiş körfeze...

Ece Ayhan

k£zß@n 25.04.2007 14:21:34
Bana Aşktan Bahsetme
 



Ne deryalarda yüzdüm ben,
Boğulmaktan son anda kurtulduğum.
Ne ormanlarda dolaştım,
Kaybolduğumda zor bulunduğum.
Ve ne karanlıklarda yaşadım,
Aydınlığa çıktığımda kör olduğum...
Yaşayamıyorum artık,
Körüm, göremiyorum güzellikleri
Sağırım, duyamıyorum gülücükleri
Ellerim yok, hissedemem sıcaklığı
Ve dilim yok artık
Söyleyemem aşkımı..
Ve ölemiyorum artık, yaşayamamakla beraber.
Uçurumun ucuna varıyorum
Bir şeyler bırakmıyor beni
Dönüpte ardıma baktığımda
Bir hayalet var gibi
Uzanıp ta dokunduğumda anlıyorum ki,
Yasak olan aşk sanki...
 

Ömer G.Gürtemel 





Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [ 11 ] 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23