mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat

Konu: Beğendiğiniz Şiirler - Hikayeler-masallar..

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 [ 18 ] 19 20 21 22 23

TorTu 10.08.2007 17:43:27
Böyle Bir Sevmek Görülmemiştir

Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
Azıcık okşasam sanki çocuktular
Bıraksam korkudan gözleri sislenir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir

Hayır sanmayın beni unuttular
Hâlâ ara sıra mektupları gelir
Gerçek değildiler birer umuttular
Eski bir şarkı belki bir şiir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir

Yalnızlıklarımda elimden tuttular
Uzak fısıltıları içimi ürpertir
Sanki gökyüzünde bir buluttular
Nereye kayboldular şimdi kim bilir
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular
Böyle bir sevmek görülmemiştir

Attila İlhan
bu şiire ciddi anlamda hayranım ya(:

TorTu 10.08.2007 17:44:31
Ayrılık Sevdaya Dahil

Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrılığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağaçları gümüş tozu
Gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişliyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmıyacak bir irilikte
Yansımalar tutmuş bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır toprak ağır yaprak ağır
Su tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız
İkimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız
Hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek aşkımız

Attilâ İlhan 

TorTu 10.08.2007 17:46:58
Dalgacı Mahmut

İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah.
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.

Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.

Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne haltedeceğimi bilemem

Orhan Veli

zZzeyYynNnepPp 12.08.2007 01:25:20

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin...

-atilla ilhan-

Limon 13.08.2007 19:37:55

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın.


Özdemir Asaf

Limon 14.08.2007 09:00:28
Daha yeni tanıyorum seni
Yeni yeni bağlanıyorum,
Yaşadığım yerde, sadece, sen varsın diye varım,
Sen de beni hiç beklemediğin anda
Kimseyi istemediğin
Ve belki de
İstemeyeceğin kadar istiyorsun...
Bir tele mandallanmış çamaşır gibiyiz
Bir ucundan sen tutuyorsun,
Bir ucundan ben
Tuttuğumuz çamaşır, şiir...
Benim yaşadığım yer şehir,
Senin yaşadığın yer şehir...
Birbirimizi tanıdıkça
Seni daha da büyütüyorum gözümde,
İlk günlerde söylediklerimi söyleyemiyorum
Her ihtimale karşı birlikteyiz yine
Sen yolsun,
Ben yolu belirleyen çizgiler,
Yol şiir,
Benim yaşadığım yer kasaba,
Senin yaşadığın yer ülke...
Seni sevdikçe yavaş yavaş uzaklaşıyorsun
Uzaklaşmak istemediğinin farkındayım
Seni
Benim sevgim, ve kıskananlar uzaklaştırıyor,
Bilsen o ilk günlerde
Karşında dimdik, susmadan geçen günlerimi
Ne kadar özlüyorum,
Ama yine de ayrılmıyoruz,

Sen resimsin,
Ben o resmi sınırlayan çerçeve,
İkimiz birlikte henüz hiç şiir yazmamış bir şair,
Benim yaşadığım yer köy
Senin yaşadığın yer kıta..
Artık yanımda olmaya tahammülün yok
Artık bilmediğin bir yerdeyim
Sen’deyim ama nerdeyim,
Bilmiyorsun,
Bu küçüklüğüme rağmen
Yine
Tüm günahlarını ben alıyorum
Ve yine sadece bana güveniyorsun,
Sen dudaksın,
Ben o dudaktaki çatlaklar,
Yine de bizi tamamlayan bir yüzümüz yok,
Dudak, hasret...
Benim yaşadığım yer küçük bir ev,
Senin yaşadığın yer dünya...
Ama hep içindeyim,
Vazgeçemezsin...

              Umut TAYDAŞ

zeyneep 25.08.2007 13:23:51
SOĞUK BİR İNTİHAR
yıldızlar damlıyordu parmak uçlarından
kısa kirpiklerine ne kızlar asılı
elektrik çıtırtısı yok gibi saçlarından
yüzünde görünmez bir şiir yazılı

bir türlü anlaşılamadı nedeni nasılı
belki bir çağrışım işlenmemiş suçlarından
gülümsemesi bile ne kadar acılı
sanki gözyaşları dudaklarından

bu dünyaya ait her yanlışa meraklı
yanılgılar üretiyor uzlaşmazlığından
kendini çok dağıtmış herkesten alacaklı
uykuları kilitli koyu baş ağrısından

yalnızlığa saklanması kaçıp dünyalılardan
çünkü duygusallığı onlardan farklı
soluğu tıkanıyor ve lazer tabancasından
soğuk bir intihar ki hani içinde saklı

ATTİLA İLHAN

Limon 27.08.2007 22:28:24
Ne Çıkar
Tut ki gecenin
Alacakaranlığında düşlemişim seni.
Tut ki, rüyalarımı bölmüşsün ne çıkar?
Ne çıkar gündüzlerin selamsız aşkına,
Geceleri kefen biçsen.
Bir anlık hırsla,
Her şeyi yıkıp geçsen, ne çıkar...

Tut ki bundan böyle unutmuşum seni.
Tut ki artık çalan parçalarda ismin geçmesin.
Tut ki yazılan şiirler, seni anmasın,
Varsın eller de unuttu desin.
Ben seviyorum ya seni,
Sen sevmesen, ne çıkar...

Bedirhan Gökçe

deborah 29.08.2007 21:30:50
               MASA DA MASAYMIŞ HA..

    Adam yaşama sevinci içinde
    Masaya anahtarlarını koydu
    Bakır kaseye çiçekleri koydu
    Sütünü yumurtasını koydu
    Pencereden gelen ışığı koydu
    Bisiklet sesini çıngırak sesini
    Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
    Adam masaya
    Aklında olup bitenleri koydu
    Ne yapmak istiyordu hayatta
    İşte onu koydu
    Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
    Adam masaya onları da koydu
    Üç kere üç dokuz ederdi
    Adam koydu masaya dokuzu
    Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
    Uzandı masaya sonsuzu koydu
    Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
    Masaya biranın dökülüşünü koydu
    Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
    Tokluğunu açlığnı koydu.

    Masa da masaymış ha
    Bana mısın demedi bu kadar yüke
    Bir iki sallandı durdu
    Adam ha babam koyuyordu

            Edip CANSEVER

13.09.2007 19:53:47
Seni Asla Lekeleyemem 
 
seni asla lekeleyemem,çünkü
en derinimdesin
bulusmak için çirpindigim o ta içimde.
seni asla lekeleyemem,çünkü
günlük,basit,siradan hayatimda yoksun
yasaklarin geri çekildigi,
korkunun sustugu
o saf anlarda beliriyor kalbin...kalbime... 

Cezmi Ersöz 

the-suffering 06.10.2007 10:56:44
gözlerin en bakışında
bir en deniz,
ve denizin en gözünde
bir bakış, o sensin deniz..

o bakışa ben baktım
deniz bakışındaydı, bıktım
bakışındaydı gözleri,
gözlerindeydi deniz...
         özdemir asaf

immortal 11.11.2007 14:30:22
ÖĞRENDİM Kİ...
Yıllar sonra öğrendim ki...

Öğrendim ki...

Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız.

Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,

Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.

Öğrendim ki...

Güveni geliştirmek yıllar alıyor,

Yıkmak bir dakika.

Oğrendim ki...

Hayatında nelere sahip olduğun değil

Kiminle olduğun önemli.

Öğrendim ki...

Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün

Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.

Öğrendim ki...

Kendini en iyilerle kıyaslamak değil

Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.

Öğrendim ki...

İnsanların başına ne geldiği değil

O durumda ne yaptıkları önemli.

Öğrendim ki...

Ne kadar küçük dilimlersen dilimle

Her işin iki yüzü var.

Öğrendim ki...

Olmak istediğim insan olabilmem

Çok vakit alıyor.

Öğrendim ki...

Karşılık vermek

Düşünmekten çok daha basit.

Öğrendim ki...

Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek

Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

Öğrendim ki...

"Bittim" dediğin andan itibaren

Pilinin bitmesine daha çok var.

Öğrendim ki...

Sen tepkilerini kontrol edemezsen

Tepkilerin hayatını kontrol eder.

Öğrendim ki...

Kahraman dediğimiz insanlar

Bir şey yapılması gerektiğinde

Yapılması gerekeni

Şartlar ne olursa olsun yapanlar.

Öğrendim ki...

Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.

Öğrendim ki...

Bazı insanlar sizi çok seviyor

Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.

Öğrendim ki...

Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz

Bazıları hiç karşılık vermiyor.

Öğrendim ki...

Para ucuz bir başarı.

Öğrendim ki...

En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.

Öğrendim ki...

Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları

Kaldırmak için elini uzatır.

Öğrendim ki...

İki insan aynı şeye bakıp

Tamamen farklı şeyler görebilir.

Öğrendim ki...

Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.

Öğrendim ki...

He şartta kendisiyle dürüst kalanlar

Daha uzun yol yürüyor.

Öğrendim ki...

 Hiç tanımadığın insanlar,

 iki saat içinde,

 senin hayatını değiştirir.

Öğrendim ki...

 Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.

Öğrendim ki...

 Duvarda asılı diplomalar

 İnsanı insan yapmaya yetmez.

Öğrendim ki...

Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.

Öğrendim ki...

Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.

Öğrendim ki...

Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.

Gerçek aşkların da!

Öğrendim ki...

Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,

Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.

Öğrendim ki...

Aile hep insanın yanında olmuyor.

Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.

Aile her zaman biyolojik değil.

Öğrendim ki...

Ne kadar yakın olursa olsunlar

En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.

Onları affetmek gerekir.

Öğrendim ki...

Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.

Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.

Öğrendim ki...

Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın

Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.

Öğrendim ki...

Şartlar ve olaylar,

Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.

Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.

Öğrendim ki...

İki kişi münakaşa ediyorsa,

Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.

Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.

Öğrendim ki...

Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.

Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır. 

Öğrendim ki...

Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

Öğrendim ki...

Bu yazıya bir şiir yakışırmış

From_Below 28.11.2007 20:08:15
 bazen;
yıldızları süpürürsün, farkında olmadan
güneş kucağındadır, bilemessin
bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür
ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın
koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın
uçar gider, koşşan da tutamazsın ...


mino 22.12.2007 11:08:40
Hanımeli

Gün mü uyanıyor
Gül mü
Yaprağında çiğ tanesi
Kokla/sam

Süt mü sızmış balam
Gül memelerden
Bir bebek gülüverse
Okşasam

Seher yeli geçer gibi
Gelin dalından
Dağıtsan saçlarını
Uzan/san

Bir çin porseleni kadar saydam
/Sırçadandır gümüş teni sırçadan/
Düşlerin ürperir mi
Dokunsam

Sanki mermer heykellerde yaşayan
Kadim yunan
Yakın dursa da
Uzak san

Bir de pamuk toplarken gör tarlalarda
Türküsünü tutturmuş mu sana usuldan
/İnci takmış sedef gerdan üstüne/
Düşün/sen

Pembe bulutlar dağılır yüzünde
Ak laleler gibi durur elleri
Eğilip su içer gibi çeşmeden
Öpsem

mino 22.12.2007 11:09:32


Zaman
Bir değirmen
Bense
Buğday başağı
Öğütülüp,
Öğütülüp
Savruluyorum
Avuçlarından
Gökyüzüne
Rüzgarla dağılıyorum
Karışıyorum
Saçlarına


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 [ 18 ] 19 20 21 22 23