mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat

Konu: Beğendiğiniz Şiirler - Hikayeler-masallar..

Sayfa: 1 2 [ 3 ] 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23

mino 23.06.2006 11:21:33
SENİN OLMADIĞIN O YERDE
Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
ben koca bir hayat sığdırdım...
Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,
ruhumun en büyük yanılgısıydı...
Hayat bana en acımasız yüzünü
sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi...
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim...
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum

mino 23.06.2006 11:23:26
SENİ ARIYORUM

Şimdi bir an dönerek gerilere, hani
Bir zamanlar beni ölesiye yaşatan
Ellerimi bırakıp sevecen ellerini
Çevremi sımsıcak bir sevgiyle kuşatan
Seni arıyorum.

Bir deniz hıçkırıyor ta içimde, dinle
Giderek yalçın kayalar, kumlar eriyor
Simdi baş başayım bir kıyıda kendimle
Ve bende var ettiğin o ben can veriyor
Seni arıyorum.

Gülerdin bir zamanlar, güneş batmazdı
Baştanbaşa bir gül bahçesiydi ortalık
Renkler ya mavi, ya pembe, ya beyazdı
Oysa şimdi ne yana baksam karanlık
Seni arıyorum.

Varsın ama yoksun. yanımdasın, değilsin
Gözlerim boşuna deliyor geceleri
Tek seni bir kez daha görebilmek için
Daldırıp ellerimi benden içeri
Seni arıyorum.

Ellerim içimde bir kan gölüne batıyor
Bağırıyorum kimseler duymuyor sesimi
Dişlerim hırsla dudaklarımı kanatıyor
Ve senden uzakta verirken son nefesimi
Seni arıyorum.

Bu son aldanışım, son yıkılışım olacak
Gelsen de boş artık gelmesen de, ben yokum
Yine de son bir ümit kırıntısıyla, bak
O her şeyi yitirdiğim anda bulduğum
SENI ARIYORUM...


mino 23.06.2006 11:23:47
Bu Gece
Bu gece dokunsalar ağlayacağım
Bu gece gidiyorsun çıldıracağım

Bu gece kadehleri hep kıracağım
Bu gece ah bu gece

Benimdin ben hep böyle bilmiştim seni
Benimdin ölesiye sevmiştim seni

Benimdin canım kadar can gibi
Benimdin ah benimdin

Benimdin hani benimdin
Bu gece bağrıma taş basacağım

Bu gece sen konuş ben susacağım
Bu gece yüreğime seni basacağım

Bu gece ah bu gece
Benimdin ben hep böyle bilmiştim seni

Benimdin ölesiye sevmiştim seni
Benimdin canım kadar can gibi

Benimdin ah benimdin
Benimdin hani benimdin

mino 23.06.2006 11:25:20
ADI HASRET SOYADI VUSLAT

Adı hasret, soyadı vuslat
Hüznünün tınısı iplik iplik...
Başı sonu bilinmez
Karma karışık...
Lakin bir açısı var ki
Cançiçeği
Can dayanmaz
Goncası toz pembe bir rüya
Maviliklerde oynaşır ışık ışık...

Adı hasret, soyadı vuslat
Nefes gibi yakın
Yıldızlarca uzak...
Ve bir gülüşü var ki,
Nar kırmızısı, utangaç
Şeftali çiçeği

Adı hasret, soyadı vuslat
Hasreti içimde alev alev kor
Vuslat ! Hani nerede vuslat,
Kim sürgüler kapıları,
Yolları tutan kim..?

Adı hasret, soyadı vuslat
Çağlayanca geldin şiirime
Hoş geldim başım üzre
Gelişin neşem, sevincim
Vuslatın şölenim olsun

mino 23.06.2006 11:25:33
Kaderde senden ayrı düşmek te varmış
Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim..
Seni tanımadan
Hele seni böyle deli divane sevmeden
Yalnızlık güzeldir diyordum
Al başını, kaç bu şehirden
Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
Git gidebildiğin yere git diyordum
Oysa ki, senden kaçılmazmış
Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
Bilmiyordum.

Yine de dayanmağa çalışıyorum işte
Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
Rüzgar güzel bir koku getirmişse
Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
Yaşamak seninle bir başka zamanı
Bir başka zamanda seni yaşamak
Her şeyden önce sen
Elbette sen
Mutlaka sen
İster uzaklarda ol
İster yanı başımda dur
Sen ol yeter ki bu zaman içinde
Ben olmasam da olur
Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
Bitmiyorsun
Çaresizliğim gün gibi aşikar
Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
İnceliğin ışık yüzüme vuran
Sen güneş kadar sıcak
Tabiat kadar gerçek
Sen bahçelerde çiçekler açtıran
Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
Sen, o tek sevgi içimde
Sen görebildiğim tek aydınlık

Bir nefeste benim için al
Havasızlıktan öldürme beni
Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
Susadım diyorsam
Bir yudum su içmelisin
Ben yorulduysam sen uyumalısın
Ellerim sevilmek istiyor
Saçlarım okşanmak istiyor
Dudaklarım öpülmek istiyor
Anlamalısın.

Ağaçların yeşili kalmadı
Gökyüzünün mavisi yok
Bu dağlar o dağlar değil
Rüzgarında kekik kokusu yok
Kim bu çaresiz adam
Bu kan çanağı gözler kimin
Kaç gecedir uykusu yok
Gündüzü yok
Gecesi yok
Yok
Yok
Anladım
Sensiz yaşanmaz bu dünyada
İmkanı yok.

mino 23.06.2006 11:25:52
Gittin
Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin
Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı
Dudaklarımızda sıradan sözcükler
Vedalaşmayı bile beceremedik
Son bir bakış kaldı arkanda
Kalabalığa karışan
Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü
Gittin.

İçimde
Yığınlarca kitap kaldı uçuşan
Sözcükler beynimin köşelerinden
Çıkıp korkuttular gecelerimi
Peşimden geldi gölgeler
Aynalara bakamaz oldum
Hiçbir oyun avutmadı beni
Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
İçimde.

Kaldı
Yeni bir kent işkenceye hazır
Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle
Belleğimi silkeleyip anılardan
Tik tak çaldın uzun zaman
Alışamadım yarımlığa
Düşlerimde intihar tutkuları
Sırtımda hançerinin oyduğu boşluk
Kaldı.

Ayrılık
Çoğalarak giriyor günlerime
Senden başka kim bilebilir
Geçmişin dökümünü yaptığımı
Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
Artık konuk beklemeyen gözlerim
Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı
Ayrılık.

mino 23.06.2006 11:30:39
suskunluğunun sesimde ki yankısı
kimileyin nedenli ıssız ve karanlık anlatamam
nasıl da almış beni benden
bakışlarında ki derin buğu
belki de yaşamama neden olan umut bu

suskunluğunun sesi
düşlerimin yanıtı olacaktır sözlerin
kıyısında gezindiğim ayrılık devinmesine
direngen bir sevi ile dingin
son çığlığıma değin

suskunluğunun
karanfil pembesince çekingen
gizemliliğini seviyorum
gözlerini kaçırmanı
siyah inciler gibi

özüme mayaladığım sevinle benim gibisin
düşlediğimce çocuksu ve özgür
sevinin en tutkun içselliğince
gül'e bukağılı bülbül gibi
sevinçlerimin esinisin

sessiz iletilerimin sözsüz yankısı
çakınlar gönderen uzak duruşlarından
çözemediğim ilk ve son sevi
ugan içinde aradığım
ve bulduğum yürek ereği
de bana
nedenli sürecek daha
savuran sessizliğin çıngı çıngı

umutlar taşıdın gönül katıma
suskun yüreğinle binbir renk
sevi çiçekleri sundum gökkuşaklarıyla
sırılsıklam gün güzeli masmavi

de bana
büyüleyen duygulum yıldız bakışlım
bitimsiz özleminle ne denli yanayım
ne denli çıvgınlara boranlara vurulayım
yalnızlıklarımda
suskunluğunun sesi benim
umutlarımın yanıtı olacaktır sözlerin

suskunluğunun sesimde ki yankısı
kimileyin nedenli ıssız ve karanlık anlatamam
nasıl da almış beni benden sevin
bakışlarında ki derin buğu
suskunluğum umut ekeneğim oldu


mino 23.06.2006 11:34:43
YAK GİTSİN

Gümüş renkli sabahlara uyandığında
ince bir hasret uçuşmuyorsa gözlerinde,
bu kendimdir diye bakabileceğin bir yüz yoksa aynalarda
ayaklarından cesaret
yüreğinden merhamet akmıyorsa yürüdüğün yollara
ve ne olmuşsa bir şekilde
bir yerlerinde hayatın
yaşadım dediğin ne varsa unut gitsin!
Sen bir kalbe sığamazken
sığmayacaksa dünya sana
sat gitsin benim dediğin ne varsa!
Her yenilenişte eksiliyorsa adres defterinde isimler
o defteri yırt gitsin!
Yık gitsin,
yaptığın her kapı gün gelip kapanıyorsa yüzüne
sırıtkan bir duruşun olsun şehrin karşısında
unutma
Ebu Zer’i, Selman’ı , Bilal’i ve Umeyr’i
unutma
hiçbir şehrin paçalar sıvanmadan geçilmeyeceğini
varsın kopuğun biri desinler sana
varsın vaadkar bulmasın seni yarınlarına leylalar
şehri kanalizasyonlara
Leyla’yı kendi yalnızlığına göm gitsin!
Aşklarını satarak
yeminlerini yiyerek büyüyenlerce
kovulup dokuz köyden
sana asla Taif olmayacak onuncuya itildiysen
aşka ihanet etmeyen Neron’un hatrına
onuncu köyü yak gitsin!

mino 23.06.2006 11:42:02
sen hiç kabolmayı istedin mi?
bilmediğin sokaklarda yitip gitmeyi
anlamadığın bir dilde konuşup
anlamsız kelimeler türetmeyi

sen hiç kaybolmayı istedin mi?
herkese yabancı olabilmeyi
nereye gittiğini bilmeden
korkusuzca yol alabilmeyi

sen hiç kaybolmayı istedin mi?
ruhunu özgür bırakabilmeyi
olumsuz düşüncelerden uzak
yüreğinin sesini dinleyebilmeyi

sen hiç kaybolmayı istedin mi?
ben
istedim...!!!

mino 24.06.2006 16:08:19
İçimde
Yığınlarca kitap kaldı uçuşan
Sözcükler beynimin köşelerinden
Çıkıp korkuttular gecelerimi
Peşimden geldi gölgeler
Aynalara bakamaz oldum
Hiçbir oyun avutmadı beni
Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
İçimde.

mino 24.06.2006 16:08:40
Firari

Sana çirkin dediler, düşmani oldum güzelin,
Sana kafir dediler, diş biledim Hak'ka bile.
Topladin saçtigi altinlari yüzlerce elin,
Kahpelendin de garez bagladim ahlaka bile...

Sana çirkin demedim ben, sana kafir demedim,
Bence dinin gibi küfrün de mukaddesti senin,
Yaşadin beş sene kalbimde misafir demedim.
Bu firar aklina nerden, ne zaman esti senin?

Zülfünün yay gibi çelik tellerine
Takilan gönlüm asirlarca peşinden gidecek.
Sen bir ahu gibi dagdan daga kaçsan da yine
Seni aşkim canavarlar gibi takip edecek

mino 24.06.2006 16:09:27
Çaba

Bir tek sen değilsin, sevmeyi bilen,
Yıllarca severek, sevgisiz kalan.
Sevda sana göre, en büyük yalan,
Bendeki sevgiyi anlayamazsın

Yüreğim ne kadar, vurgunum dese,
Gönlün gömülmüştür, kuşkudan sise.
Sana her yaklaşan, sahtekâr ise,
Bendeki sevgiyi anlayamazsın.

Yapyalnız gidersin, kendi yolunda.
Aç kurt gözleri var, sağ ve solunda.
Kâbuslar gördüğün, aşk masalında,
Bendeki sevgiyi anlayamazsın.

Sevda yarasıyla, kaldıktan sonra,
Suçlayacak seven, bulduktan sonra,
Sen hakim, ben suçlu, olduktan sonra,
Bendeki sevgiyi anlayamazsın.

Gönül denizinden, bu kadar çaba,
Zemzem doldurmakmış, bir dipsiz kaba.
Aşkım bende kalsın, katma hesaba,
Bendeki sevgiyi anlayamazsın.

Gaziantep

mino 24.06.2006 16:10:40
Kayalarını tanırım ben bu yeri

Onlarki bazan hayat olurlar

Pirleri yalıboyunu görenler

Bu şehre hayran olurlar.

 

 

 

Akar köpüklü suyu ortasından

Baharda coşar kışın karından

Geçenler bu şehrin toprağından

İşte öylesine mutlu olurlar.

 


mino 24.06.2006 16:12:18
Söyle Berlin....
Söyle...
Elleri bombalı mavi gömleklilerin
bekliyecek mi yine
Unter den Linden caddesinde nöbet?
Alevden bayrakların üstünde
Türküler söylendikçe Türk diliyle
Seni seviyorum gülüm, dendikçe Türk diliyle
Türk diliyle gülünüp
Türk diliyle ağıtlar yakıldıkça, Adnan Bey,
ben anılacağım,
anılacak Türk diliyle size sövüşüm.
Tarlalarımıza girmiş değil sizin gibisi yaban domuzunun.
Şehrimiz görmüş değil yangının sizden kanlısını.
Bir adınız var, Adnan Bey, adımıza benzeyen.
Dilimiz kuruyor dilimizi konuştuğunuz için.
Bitten, açlıktan, sıtmadan betersiniz.
Yüz Türkiye olsa
elinizden de gelse
yüzünü de zincire vurur
yüz kere satarsınız.
Milletimin en talihsiz gecesi
ana rahmine düştüğünüz gecedir.
N.H.RAN
Yine kitapları, türküleri, bayraklarıyla geldiler,
dalga dalga aydınlık oldular,
yürüdüler karanlığın üstüne.
Meydanları zaptettiler yine.

yeniden can bulacak mı Karl Liebknecht?
Avrupa bocalıyor..
Hava fırtınalı
omurga delik
serdümen sarhoş..
Kooooş....
Dümen başına.....
Sesler geliyor günbatısından
sesler....
nazım..hikmet RAN
brS_tmçn
Beyazıt'ta şehit düşen
silkinip kalktı kabrinden,
ve elinde bir güneş gibi taşıyıp yarasını
yıktı Şahmeran'ın mağarasını

mino 24.06.2006 16:12:39
Böyle zamansız güneşli

Umulmadık mavi günlerde

Bir bekleme salonu yanlızlığına bürünüyorum

İliklerimdeki yitik aşkı

Sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum.

Sanki şiirini bilmediğim bi fransız akşamında

Kaldırım taşlarını sayıyorum kalbimin

İçimde ayak izlerin

Aylak bir yaz geçiyor avuçlarımdan.

Ve ben

Ne zaman

Kiminle sevişsem

Hala seni aldatıyorum


Sayfa: 1 2 [ 3 ] 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23