mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Müzik

Konu: Müzik endüstrisine hayır!

Sayfa: [ 1 ]

dewrim 02.05.2008 17:35:25
I: * Tüm dünyada eğlence ve medya sektörünün 2010 yılında 1,8 trilyon dolarlık bir endüstri haline geleceği tahmin ediliyor. Türkiye’de eğlence ve medya sektörünün hacmi, 2005 yılında 3,2 milyar dolardı; bunun 2010’da 5,7 milyar dolar olması bekleniyor. 2010 yılında küresel çapta sadece albüm satışlarının 47,9 milyar dolarlık bir pazar üretmesi bekleniyor. Müzik endüstrisi, reklamdan televizyonculuğa kadar yayılan bir alan. Bahsettiğimiz rakamlara, müzik endüstrisinin önemli parçaları olan hazır giyim, takı, teknoloji ve enstrüman satışları dahil değil.
* Paul Mc Cartney’in 800 milyon sterlin, Elton John’un 170 milyon sterlin, U2’nun 200 milyon sterlin, Pink Floyd’un 240 milyon sterlin, Madonna’nın 613 milyon dolar, Shakira’nın 50 milyon euro, REM’in 100 milyon sterlin serveti var.
* Madonna fabrikasının hem patronu hem de ürünü olan Madonna, konserlerine 50’den fazla tır ve ulaşım için kamyonlar ve arabalarla gidiyor; sahne önü, arkası ve sahnede 500 kişi çalışıyor.
* İktidarlardan düzgün adım marş marş: Bu devletin işkencehanelerinde mehter marşı, Irak’ta katliam yapan ABD askerlerinin kulaklarında Hıristiyan heavy metali, Guantanamo’da Müslüman esirlere işkence için Eminem çalıyor.

II: Medyada günlerce süren reklamlardan sonra, stadyum tıklım tıklım, stadın dışında da henüz içeri girememiş fanlar sabırsızdı. Harıl harıl çalışan insanlar, iki gün öncesinden stadyumun otoparkına çekilen onlarca tırdan hâlâ malzeme boşaltıyorlardı. Stadın çevresinde bekleşenler, bazıları haplı, önemli bir kısmı sarhoş, birbirini andıran kıyafetleri, benzer konuşma tarzlarıyla hayran oldukları şarkıları söylüyor, zıplıyor, bağrışıyordu. Birçok şehirden buraya gelenler, taptıkları adamları canlı göreceklerdi. Sağda solda söylenen şarkılara boş ellerle hayalî gitar çalmalar eşlik ediyordu.
Sahneye sekiz-dokuz kişi çıkacaktı, ama sahne arkasında, para için sürmek zorunda olan milyon dolarlık şovun teknik aksaklıklarını gidermek için koşturan en az yüz işçi vardı.
Stadyumun içinde ve dışında bekleşenlerin neredeyse yarısının resimli tişörtünü ya da isminin yazılı olduğu takıyı giyindiği adam, hit parçasını son üç ayda herhalde 80. kez çalacaktı. “Savaşlar Olmasın” ona hem para hem de itibar kazandırmıştı. EMI’yla yaptığı anlaşmayı üç yılda iki albüm karşılığı 3,5 milyon dolara yenilemişti; iki gün sonra Korsana Hayır kampanyasının startı için İngiltere’de olacaktı. Sahneye çıktı, her şey önceden tayfası tarafından hazırlanmıştı. Yirmi binden fazla insandan alkış koptu, dev ekrandan siluetini görünce. Fender’in adına on binlerce kopya gitar üretip piyasaya sürdüğü gitarist introyu çalarken, 70 milyarlık ses düzenine bağlı mikrofonu aldı, ama profesyonel ciğerlerinden çıkan sesi kimse duymadı. Kablolar yerinden çıkmıştı...

III: Sessizliğin ardından, insanlar, belki kötü bir sesle, bazen ritmi kaçırarak %52’nin şarkısına başladı...

Melodilerimiz saraylarda
Krallara çalındı
(Ama) O sarayları yıkanların
Ağzında da hep vardı!

Şirketlere, piyasalara,
Albüm satışlarına,
Nota değil para basana
“Müzik” diyen yalana:

Asi müzikleriniz (bile) ehil
Balonlarınız paracı
Hayat bir müzikal değil,
Müzik de bir uyku ilacı!

Kabloya tutsak değil şarkılar
Müzikle dolacak  hep sokaklar
Sığmıyoruz sahnelere
Öfkeyle taşacak meydanlar

Penalar taşlara
Danslar haykırışlara
En öfkeli şarkılarla
Bozulacak tüm marşlar

Müziğe sığmayacak kadar
Koca bir hayat var
Her yerinde biz varız
Her yerde isyanımız.
[/color]


Sayfa: [ 1 ]