|
||
| BAŞKA BİR DÜNYA MÜMKÜN MÜ? Mor ve Ötesi en son ortak bir protesto çalışması olan ''Savaşa Hiç Gerek Yok'' projesi, ''Yaz Yaz Yaz'' single'ı ve ''Mustafa Hakkında Her Şey'' için yaptıkları soundtrack ile karşımıza çıkmıştı. Grup şimdi 10 yeni şarkısının yer aldığı ''Dünya Yalan Söylüyor'' ile adından söz ettireceğe benziyor. Harun, Burak ve Kerem'i Bronx'ta yakaladık, sorularımızı yönelttik. Öncelikle Mustafa Hakkında Herşey'den söz edelim isterseniz. Türkiye'de, hatta dünyada da bu böyle, bir rock grubuna bir filmin müziklerinin teslim edildiğine pek rastlanmamıştır. Teklif nasıl geldi, proje nasıl ilerledi? Harun: Çağan Irmak, Kapadokya'da Asmalı Konak'ı çekerken ve bu senaryoyu yazarken Mor ve Ötesi dinliyormuş. "Bunun müziğini Mor ve Ötesi yapmalı" gibi bir düşünce oluşmuş onlarda. Yani "kim yapsın" demeden doğrudan bizi düşünmüşler. Sonra proje belli bir olgunluğa kavuştuktan sonra bize geldiler. Senaryo üzerinde çalışmaya başladık. Fikri beğendik, güzel geldi. Bir iki ay kadar çalışma oldu. Bizim için çok öğretici ve keyifli bir çalışmaydı. Gelelim yeni albüme. "Dünya Yalan Söylüyor" albümünün çalışmaları ne zaman başladı? Harun: Ekim civarında başladı. Şu üst katta "Gül Kendine"nin fotoğraflarını çeken Beysun Afşin'in fotoğraf stüdyosu var, oradaki bir odayı prova mekanı haline getirdik. Bir buçuk ay kadar çalıştık. Ardından Pentagram'ın Fikirtepe'deki stüdyosunda devam ettik. İki, iki buçuk aylık bir hazırlık süresi ve ardından kırk gün kırk gece kayıtlar... Peki bu albümü diğer Mor ve Ötesi albümlerinden ayıran nokta sizce nedir? Kerem: Grup performansını yansıtması. Sahnede daha rahat bir şekilde ortaya koymayı başardığımız sound'u ilk defa albüme yansıtmayı başardık. Bizi bu albümle ilgili olarak en çok heyecanlandıran da bu. Ayrıca ilk defa geniş bir kadrodan, geniş bir çevreden destek aldık. Bu sadece Tarkan Gözübüyük'le ya da klavyelerimizi düzenleyen Ozan'la alakalı değil, onların çevresi, bizim çevremiz, gerçekten çok geniş bir çevre destek verdi. Harun: Bu albümü yaparken çok şen şakrak bir dünya yaratıldı. Diğer albümlere göre çok tatlı ve aydınlık bir süreçti. Diğer albümleri bitirdikten sonra yorgun hissediyorduk, şimdi ise çok taze hissediyoruz ve önümüzde yapacağımız işlerle ilgili zihnen ve fiziksel olarak daha hazırlıklıyız. Kerem: Her albümün yapıldığı dönemin ruhunu yansıttığını düşünüyorum. İlk albüme bakarsak, lisede çaldığımız ve kaydettiğimiz şarkılardan oluşan bir albüm o ruh halimizi yansıtıyordu. İkinci albümün yapısına bakarsak, grupla birebir örtüşen bir albüm çıktı, Burak'ın yeni katılmasıyla ve Derin'in gruptan uzaklaşmasıyla kendi içinde bir kopukluk ama bir yandan çeşitlilik gösteren bir albümdü. Üçüncü albüm ekonomik kriz ve depremle başlayan travmaları yansıtan bir albümdü. Son albümümüz biraz kızgınlık, dünyadaki ters giden şeylerle ilgili sıkıntılarımız ve ona karşı kendi içine dönmek yerine dışarıya daha fazla tepki verdiğimiz bir albüm oldu. Harun: "Gül Kendine"nin altına "Dünyadan endişe duyanlara adanmıştır" diye bir yazı koymuştuk. Bu albüm öyle bir yazıyı koymayı gerektirmeyecek derecede, sanki bunun gerisi belliymiş gibi bir tarafı var. Aklımıza hep gelen şeylerin daha somutlaşıp sanatsal ifade bulabildiği bir albüm oldu. Pentagram'ın basçısı olarak tanıdığımız Tarkan Gözübüyük'ü prodüktör olarak görüyoruz, bu nasıl gerçekleşti? Harun: Tarkan'la şöyle oldu, biz yıllardır tanışmıyoruz, sadece bir kere Hakan Utangaç işletirken Captain Hook'ta kısa bir tanışmamız olmuştu ama orada kalmıştı. Ben bir şekilde, Şebnem Ferah'ın ilk albümündeki çalışmasından olabilir, ya da bazı duyumlardan olabilir onun müzik konusunda çok yetkin biri olduğuna dair bir fikre sahiptim. Hiçbir deneyimle desteklenmemiş bir fikirdi. Sonra onunla "Yaz Yaz Yaz"da çalışmaya başladık. Onu yaparken çok iyi bir iş partneri ve çok iyi bir dost kazandığımızı fark ettik, albüm için de onunla çalışmaya karar verdik. Ve albümün ayrılmaz bir parçası oldu. Fikret Kızılok'un cover'ı 'Sevda Çiçeği' yeni albümünüzde yer alıyor, bu cover fikri nereden doğdu? Burak: Kerem Özyeğen'in fikriydi. Bir gün yine yoğun bir stüdyo çalışmasından sonra duymuş, sevmiş. Kendi yerini kendi kaptı gibi bir durum oldu. Harun: Evet, gerçekten formayı kaptı. Normalde çok aşina olmadığınız bir parça mıydı? Harun: Benim adıma evet. Burak: Cover yapmak gibi bir planımız yoktu, ama çaldık, sevdik. O anlamda formayı kaptı. Bir de beş yıldır konserlerde çaldığınız ama hiçbir zaman bir kayıtla ortaya çıkarmadığınız 'Uyan' isimli bir şarkı var. Neden şimdi? Harun: Bazı şarkıların zamanını bekleme durumu var. "Bırak Zamana Aksın" albümü zamanında 'Canlı Yayın' vardı mesela, hem albüme uygun bulmamıştık, hem de şarkının zamana ihtiyacı olduğunu düşünmüştük. "Gül Kendine"yi hazırlarken 'Canlı Yayın'ın tam yerine oturduğunu anladık. 'Uyan'da da aynı şey oldu. 'Uyan' enerjik bir parça. "Gül Kendine"nin konseptine uyması zordu. Ama "Dünya Yalan Söylüyor" konseptine çok uydu. Peki nedir albümün konsepti, çünkü sizin şarkı sözlerinizle olmasa da faaliyetlerinizle ve söylemlerinizle bir politik tavrınız da var... Harun: Şarkı sözlerine dair, insanların yüzüne vura vura değil, derinden de olsa hissettirme adına farklı bir yanı da var, daha dış dünyaya dönük bir albüm. Şu anda kitle iletişim araçlarının ve reklamcılık tekniklerinin istismarı ile kurgulanan, her gün önümüze sunulan, yaratılan bir dünya var. O dünyada da, mesela, sermayenin birliği, egemenliğin kayıtsız şartsız millette olmadığı, bir takım bürolarda olduğu bir dünya var. "Başka bir dünya mümkün" lafı gizli bunun arkasında. Hem de, bu dünya yalanlarla dolu bir dünya. Her dakika her saniye bize bir takım yalanlar pompalanıyor. En barizlerinden bir tanesi, Irak'a giriyoruz çünkü orada kitle imha silahları var deniyor ve bunun yalan olduğu ortaya çıktı. Bunun tüm yalanların iflasına yönelik bir tarafı da var. Haber televizyonculuğuyla biraz uğraştık mesela. Kapak tasarımını da buna uygun yaptık mesela. Turne ne zaman ve nerelerde? Serkan (menajerleri): Ankara, İzmir, Adana, Gaziantep, İzmir, İzmit, Trabzon, Samsun, Antalya, Bursa ve Eskişehir'de Mayıs ayında çıkacağımız turnede konser vereceğiz. Haziran'da Rock İstanbul var. Ayrıca üniversite konserlerimiz olacak. İlk aldığınız albümü soruyoruz sondan ikinci soru olarak? Burak: Deep Purple – House of the Blue Light. Kerem: Phil Collins – Bastard soundtrack'i. Harun: Hatırlamıyorum açıkçası. Ama Elton John'un Reg Strikes Back'i nedense bana "ben rock müzisyeni olacağım" dedirten ilk albüm olmuştur. Son aldığınız albüm? Kerem: Stone Roses'ın ilk albümü. Harun: Demirhan Baylan – Anlamlı Hatalar. Burak: Chic'in best of'u. Son olarak albümünü alamayıp da bu ara beğendiğiniz isimlerden alalım madem? Kerem: The Rapture. Harun: Zoot Woman. Burak: Blonde Redhead. |
||
|
||
Peki nedir albümün konsepti, çünkü sizin şarkı sözlerinizle olmasa da faaliyetlerinizle ve söylemlerinizle bir politik tavrınız da var... Harun: Şarkı sözlerine dair, insanların yüzüne vura vura değil, derinden de olsa hissettirme adına farklı bir yanı da var, daha dış dünyaya dönük bir albüm. Şu anda kitle iletişim araçlarının ve reklamcılık tekniklerinin istismarı ile kurgulanan, her gün önümüze sunulan, yaratılan bir dünya var. O dünyada da, mesela, sermayenin birliği, egemenliğin kayıtsız şartsız millette olmadığı, bir takım bürolarda olduğu bir dünya var. "Başka bir dünya mümkün" lafı gizli bunun arkasında. Hem de, bu dünya yalanlarla dolu bir dünya. Her dakika her saniye bize bir takım yalanlar pompalanıyor. En barizlerinden bir tanesi, Irak'a giriyoruz çünkü orada kitle imha silahları var deniyor ve bunun yalan olduğu ortaya çıktı. Bunun tüm yalanların iflasına yönelik bir tarafı da var. Haber televizyonculuğuyla biraz uğraştık mesela. Kapak tasarımını da buna uygun yaptık mesela. özellikle burasını çok beğendim;ama röportaj gerçekten çok güzelmiş.
|
||
|
||
| Çok sağol Deniz.süper bilgiler var içinde. | ||
|
||
çok sevdim bunu...
|
||
|
||
güzelmiş ayrıca turne yapılacak yerlerin arasında İzmit'in geçmesi de beni ayrı bi mutlu etti
|
||
|
||
aha Bursa yada mı geliyorLar.. ohh yaa nihayet teşekkürLerr
|
||
|
||
bilindik sorular ama güzel cevaplar demirhan baylan kimmiş merak ettim
|
||
|
||
Yalnız arkadaşlar röportaj DYS döneminden bir röportaj dikkat ederseniz
|
||
|
||
Yalnız arkadaşlar röportaj DYS döneminden bir röportaj dikkat ederseniz anladık onu da, konu yeni ![]()
|
||
|
||
Yok, şuraya geliyorlarmış,buraya geliyorlarmış şeklinde yorumlar oldu da yanlış anlaşılmasın diye belirtme ihtiyacı duydum ![]() Gözden kaçan röportalar olabiliyor tabi,bulunduğunda eklenmeye devam edecek.
|
||
|
||
doğrudur.bende korktum bir an.
|
||
|
||
Yalnız arkadaşlar röportaj DYS döneminden bir röportaj dikkat ederseniz hımm ![]() sazan gibi atLadık sanırım ayy neyse..
|
||
|
||
herzamanki gibi güzel bir röportaj olmuş ama demirhan baylan kim ya
|
||
|
||
| Demirhan Baylan -en bilindik olarak- Bulutsuzluk Özlemi ve Pinhani'de yer almış bas gitaristtir.Hatta son albümde Pinhani'ye eşlik etti yine ve bazı konserlerinde de çalıyor yine diye biliyorum.Kendi şirketinden çıkardığı solo çalışmaları var(Harun'un bahsettiği 'Anlamlı Hatalar' gibi.-2003-) Yalnız arkadaşlar röportaj DYS döneminden bir röportaj dikkat ederseniz hımm ![]() sazan gibi atLadık sanırım ayy neyse.. ![]() Neyse efendim gerekli açıklamalar yapıldığına göre konudan devam.
|
||
|
||
| yine mükemmel konuşmuşlar çok güzel bir röportaj teşekkürler. | ||