|
||
| BİR DE BAKTIK POZİTİFİZ Mor Ve Ötesi uzun zamandır müzik piyasasının içinde. Kendilerine has bir sound geliştirmeyi ve attıkları her adımı yakından takip eden sadık bir dinleyici kitlesi edinmeyi başardılar bu süre içerisinde. Üzerinde çok uğraştıkları 3. albümleri "Gül Kendine"nin dumanları tüterken konuştuk grupla. Yeni albümde ilk dinleyişte hissedilecek bazı değişiklikler var gibi geldi bana; hem şarkı sözlerinde hem de müzikal anlamda. Sound'unuzda bir değişim olmuş demiyorum ama diğer iki albümde eksikliğini duyduğunuz bütünlüğü yeni albümde sağlamayı hedeflediğinizi söylemişsiniz mesela, başardınız mı bunu sizce? Burak: Kendi aramızda iletişimimiz daha kuvvetlendi. Prova yapmak için kendi yerimizi oluşturduk. Yeni albümün şarkıları orda çıktı. Yani dört insanın ortaklığı daha da arttı. İyi de oldu. Daha sonra kayıt aşaması geldi. İnce eleyip sık dokuduk, daha iyi bir sound elde etmeye çalıştık. Bu bütünlük meselesi kayıtta prodüktörümüz tarafından sağlandı. Kopukluklar, geçen albümde yazım tarzında olduğu kadar sound'da da vardı çünkü. Evet, aslında ondan bahsedecektim. Bundan önceki albümde örneğin hepinizin ayrı ayrı şarkıları vardı, daha kişiseldi sanki... Burak: Parçanın büyük bölümü öyle geliyordu, o dönem öyle olmak zorundaydı. Harun: Yeni albüm tam anlamıyla grup müziğini yansıtıyor diyebiliriz. Bu kez daha erken aşamalardan itibaren birlikte takılmaya başladık. Herkes işin en başından itibaren birlikteydi. Diğerinde de kişisel değil ama daha parça parçaydı. Bu kez daha organik oldu. Son bir yılda dünyada, özellikle de ülkemizde pek iç açıcı gelişmeler olmadı. Dış etkenlerden siz ve müziğiniz nasıl etkilendi? Tüm bu karamsarlığın ortasında, tüm olan bitene rağmen olumlu, pozitif birm esaj vermeye çalışmışsınız sanki, albümün adı "Gül Kendine" de böyle bir mesaj mı yüklü örneğin? Harun: Aslında pozitif olmaya çalışmadık ama olmuşuz bile. Sıkıntı batağına saplanmamaya çalıştık. Gazeteler, televizyon, tüm bu sıkıntıları zaten sunuyor insanlara her gün. Aslında hayat ne olursa olsun ondan ibaret değil, yani dertten ibaret değil. Hayatın bundan ibaret olduğuna dair bir his oluşuyor insanlarda. Biz de onnu dışında birşeyler yapmaya çalıştık. "Gül Kendine" zamandan bağımsız bir anlam taşıyor aslında. Sözlere dönelim o zaman. Harun mu yazıyor, yoksa bir grup olayı var mı? Yeni albümün sözleri daha açık ve daha kolay anlaşılır gibi, ne bileyim, 'sigarayı bıraksam ne iyi olur' gibi sözler var mesela, daha basit bir anlatım var sanki... Kerem: Sigarayı bıraksam ne kadar iyi olur ya da aşkım bitti, zaten gereksizdi diyen bir şarkı. Bunu illa Harun düşünüyor olmak zorunda değil. Ortada bir hikaye var, hikayede bir kahraman var, onun ağzından şarkı aktarılıyor yani. Burak: Daha kapalı anlatımlardansa ya da yalın olmaya çalıştık. Harun: Evet, yalın anlatıma kaydık bu albümde. Bu bir tercih aslında. Bir şarkıyı daha sanatsal ya da daha şiirsel ya da ilk okunuşta anlaşılamayacak şekilde yazdığında o aslında çok fazla yer bırakmayabiliyor dinleyiciye. Yani şarkıyı anlamyaa çalışmak bulmaca çözmeye benzemeye başlıyor. Yeni albümdeki sözler alternatif okumaya açık diyebilirim, o bakımdan da daha da yalınlaştı ama asla zayıflaşmadı. İlk albümde İngilizce sözler vardı, sonradan vazgeçtiniz bundan. Bu durumu 'yurt dışına açılmayı düşünmüyoruz ki' şeklinde açıklamıştınız, var mı böyle bir şey gerçekten? Kerem: Bu konudaki genel kanaatimiz Türkiye'de yeterince başarılı olmadan dışarıya açılmanın zor olduğu. Yurt dışına açılmanın Türkiye'de başarılı olmanın önüne geçecek bir hedef olmadığını düşünüyoruz. Yani öncelikle burda yeterince başarı kazanmamız gerekiyor, ondan sonra belli olanaklar olur, birtakım kanallar açılırsa birtakım ayarlamalar yapılır tabii. Placebo'nun İstanbul konserinde ön grup olarak sahne almıştınız. Bağlantılar neydi yurt dışı için belli bir imkan getirdi mi size bu olay? Grupla muhabbetiniz oldu mu:) Harun: Biz Hip Productions ile ilişki içindeydik. Alt grup olarak sahne almamızın grupla ya da onların bağlantılarıla ilgisi yoktu. Grupla da öyle çok uzun boylu olmasa da muhabbetimiz oldu. Konserin bize yurtdışında falan bir getirisi olacağını düşünmedik sahne alırken, olayın Türkiye'de bizi dinlemekten hoşnut olacak bir kalabalığa çalmak gibi bir anlamı vardı, o da gerçekleşti zaten. İkinci albüm gayet başarılıydı ama fazla ses getirmedi. Daha iyi bir tanıtımla çok daha iyi yerlere gelebilecek bir albümdü bana kalırsa. Neden daha fazlası yapılamıyor, bu albüm için daha etkili promosyon çalışmaları düşünülüyor mu? Harun: O zamanki şartlar öyleydi ama şimdi farklı, daha olumlu. Sonuçta sizin için yapılan yatırımın boyu, müzik piyasasındaki gücünüz, plak şirketinin yaklaşımı ve şans bir araya geldiği zaman bir şeyler oluyor. Bunlar 2. albüm döneminde bir araya gelmiş değildi. Şu anda mesela çok daha fazla emek harcanıyor ve eminim bu yüzden çok daha başarılı olacak yeni albüm. 2. albümle mi yoksa daha yetkin olduğumuz ve daha çok kendimizi ifade edebileceğimiz bu albümle mi Türkiye çapında başarılı olmak isterdik, tam emin değilim açıkçası. Son albüm hep en iyi albümdür tezi geçerli mi şu an sizin için de? Yeterince tatmin olduğunuza inanıyor musunuz? Harun: Bu beni sinir eden bir yaklaşım olmuştur hep ama galiba şimdi nedne öyle dendiğini anlayabiliyorum. Burak: Çok farklı gelişen bir albüm oldu. Adım adım büyüttük bütün şarkıları. Çok uğraşıldı. Harun: Yani şimdi bizim elimizde ne var, erken çıkmış -ama iyi ki de öyle olmuş- bir ilk albüm var. Sonrasında yine yarı profesyonel ama daha yol almış ikinci albüm var. Şimdi de ilk defa tam anlamıyla profesyonel bir çalışma ve bir prodüktör, harcanan 16 aya yakın zaman, anormal bir çalışma var. Dolayısıyla bunun tatmin edici bir çalışma olması çok doğal. Konserlerinizi takip eden, 'yeni albüm nerde kaldı' şeklinde yaptığınız her işle yakından ilgilenen takipçileriniz var. Bu albüm onlara mutlaka ulaşacaktır. Peki daha önceki albümlerinizi duymamış olan ama sizi bu yeni albümle keşfedeceklerine inandığınız yeni bir dinleyici kitlesi olacağına inanıyor musunuz? Harun: Öyle olacak diye düşünüyoruz. Çünkü daha önceki albümlerde o 'yeni bir kitle'nin olabilecekken olmamasının sebebi biraz önce saydığımız imkansızlıklardan kaynaklanıyordu. Eğer duymuş olsalardı o haliyle de Mor Ve Ötesi'ni beğenecek bir kitle vardı. Şimdi amacımız bu bahsettiğim insanların bizi duyması. Konserler, turneler var mı ufukta? Harun: Şu an belli olan konserler yok ama şehir şehir gezeceğimiz bir turnemiz olacak diyebiliriz. Mail yoluyla bize ulaşan ve yıllardır 'niye buralara gelmiyorsunuz' şeklinde gelen isteklere göre şekillenecek bir turne olacak. |
||
|
||
bu röportajı çok beğendim yani güzel sorular ve cevaplar.sağ olun paylaşım için.
|
||
|
||
| Cok güzel bir roportaj olmuş.sağolun. | ||
|
||
Güzel bir röportaj olmuş paylaşım için teşekkürler ..............
|
||
|
||
Bir de Keremler'i ayırt edebilsek..
|
||
|
||
Alıntı Bir de Keremler'i ayırt edebilsek.. bence de
|
||
|
||
| ewet ben onları konyada görmek istiyorum | ||
|
||
| Konserler, turneler var mı ufukta? Harun: Şu an belli olan konserler yok ama şehir şehir gezeceğimiz bir turnemiz olacak diyebiliriz. Mail yoluyla bize ulaşan ve yıllardır 'niye buralara gelmiyorsunuz' şeklinde gelen isteklere göre şekillenecek bir turne olacak Buna Çok sevindim |
||
|
||
Konserler, turneler var mı ufukta? Harun: Şu an belli olan konserler yok ama şehir şehir gezeceğimiz bir turnemiz olacak diyebiliriz. Mail yoluyla bize ulaşan ve yıllardır 'niye buralara gelmiyorsunuz' şeklinde gelen isteklere göre şekillenecek bir turne olacak Buna Çok sevindim Bu çok eski bir röportaj ama (: |
||