mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Sanatsal

Konu: Mozaik Sanatı

Sayfa: [ 1 ]

firat027 20.06.2008 07:52:22
Küçük renkli taş, cam ve ahşap parçaların birleşmesiyle oluşan mozaik binlerce yıllık geçmişiyle duygu ve düşüncelerin ifadesi oldu. Sabırla birleşen parçalar mekanlara yeni boyutlar katıyor.Değişik renkteki farklı parçaların yan yana getirilmesi ile oluşturulan düzenleme tekniğine ve ortaya çıkan esere kısaca mozaik deniyor.



Küçük parçalar kendi başlarına bir anlam ifade etmezken, belirli sıralarla dizildiklerinde ortaya bir sanat eseri çıkıyor. Taş, cam, seramik, hatta ahşap parçaları mozaik yapılırken kullanılan malzemeler arasında. Bu nedenle mozaik bir zenginliği ifade ediyor.

Aslında bir yüzey kaplama sanatı olan mozaik, antik çağlardan beri mimaride sık olarak kullanılıyor. Tapınak, ev ve villalarda hatta yollarda, yere, duvara ve tabana uygulanan mozaik sanatı yapıldığı dönemin görkemini, yaşantısını ve kültürünü günümüze taşıyor. Çünkü bir mozaik eserin ömrü teorik olarak sonsuzdur.



Antik dönemden günümüze ulaşan mozaiğin ilk kullanıldığı yerler Mezopotamya ve Anadolu'dur. Milattan önce 3 binli yıllarda Sümer kenti Uruk’da İnanna Tapınağı'nda ilk mozaiğin kullanıldığı kabul ediliyor. Tapınağın taş parçalarının ya da küçük çakıl taşları ve deniz kabuklarının dizilmesi ile oluşturulan mozaik kaplaması Mısır, Girit, Frig ve Urartu uygarlıklarına örnek olmuş. Milattan önce 2. yüzyılda mozaik, Yunanistan ve Anadolu'da büyük bir gelişme gösterir. Roma döneminde ise işlenmemiş çakıl ve taşların yerini küçük kesilmiş taş küpler alır.

Teknik geliştikçe küçük boyutlarda kesilmiş taş parçalarının kullanımı yaygınlaştı ve detaylarda incelikler yakalandı. Evlerin yanı sıra kamu binalarında, saraylarda da çok sayıda döşeme mozaik yapılmış. Bizans dönemiyle birlikte mozaikler yerde değil duvarlarda kullanılmaya başlanmış. Bununla birlikte teknik alanda da gelişme yaşanmış ve cam küplerin yanı sıra cam ve altın varak uygulaması da bu dönemde başlamış.

Mozaik sanatının ilk örneklerinde genelde geometrik desenler görülürken, Roma döneminde mitolojik öyküler, avcılık ve bitki desenleri kullanılmaya başlandı. Bizans döneminde ise figüratif anlatım öne çıkar ve dini yapılarda Hristiyanlıkla ilgili mozaikler görülür. Bu dönemin en parlak örnekleri Ravenna ve İstanbul'da Ayasofya'da bulunur.10-12. yüzyıl arasında altın çağını yaşayan duvar mozaiklerinde 14. yüzyıldan itibaren manzara örnekleri yansır. Bizans etkisiyle İslam mimarisinde yer alan mozaiklerde mermer dışında, çini mozaiği tekniği gelişmiş, renkli seramik parçalarla desenler oluşturulmuştur.



Modernizm’in hüküm sürdüğü 20. yüzyılda ise mozaik, yapılardaki geleneksel kullanımın dışına çıktı. Soyut desenler ve parlak çizgilerle modern mozaik sanatı mimari elemanlarda, dış cephe kaplamalarında, heykellere, oturma birimlerinde, bacalarda, kolon kaplamalarında, çeşmelerde, meydan-alan düzenlemelerinde estetik yönüyle kullanılıyor. İspanyol sanatçı Antoni Gaudi, yapıların iç ve dış yüzeylerinde seramik malzemeyi mozaik yöntemiyle çok sık kullanmış ve büyük başarı sağlamıştı. Sanatçının 14 yılda tamamladığı ve geniş bir alana kurulu olan Güell Park, bugün bile Barselona'yı gezenlerin görmeden dönmedikleri önemli bir yer. Kuş ve kadın figürlerini sıklıkla kullanan ressam ve heykeltraş Miro da seramik malzeme ile mozaik çalışmalarına imza atmıştır. Türk sanatçılar arasında ise Bedri Rahmi Eyüpoğlu mozaik çalışmaları ile öne çıkmıştır. Türkiye'nin en önemli ve dünyaca ünlü mozaik koleksiyonlarının başında Antakya Müzesi gelir. Son yıllarda Zeugma'dan çıkarılan mozaikler de geniş bir koleksiyon oluşmuştur.


DÜNYANIN EN ZENGİN
MOZAİK KÜLTÜRÜ TÜRKİYE’DE AMA...

Mozaik koleksiyonu konusunda Türkiye tarihsel bir birikime sahip. Özturanlı'nın verdiği bilgiye göre Türkiye dünyanın en zengin mozaik kültürüne sahip ülke. Ancak bu konuda İtalya mozaik ülkesi olarak bilinirken, Türkiye sadece Zeugma ile anılıyor. Özturanlı bu konuda da şunları söylüyor:

“Türkiye mozaik konusunda İtalya ile başbaşa gidiyor. Ancak orası daha iyi biliniyor. Halbuki Türkiye'de Antakya Müzesi dünyanın en zengin mozaiğine sahip. Ayrıca, Ayosofya, Zeugma, Efes Antik Kenti, Demre de önemli mozaik zenginliğine sahip.. Antik döneme ait en zengin kültür ülkemizdedir. Buna karşın günümüzde ise mozaik çok canlı yaşatılamıyor. Ravenna İtalya'nın antik dönem mozaik şehridir ama bugün o şehirde en az 150 tane sanat üretimi yapan çağdaş mozaik atölyesi barındırıyor, her seviye için mozaik okulları var. Türkiye'de olmayan budur. Türkiye bunu başaramıyor, çok zengin birikimi var ama günümüze taşıyamıyor. Buna karşın Bedri Rahmi, Ferruh Başağa, Devrim Erbil, Mustafa Pilevneli gibi sanatçılarımız mozaikte önemli eserler vermiştir.”

firat027 20.06.2008 08:31:57
Sizlere Gaziantepin Nizip Şehri'ndeki Zeugma Antik Kentinden çıkan bazı mozaikleri paylaşmak istiyorum...

1)

2)

3)

4)

5)

6)

7)

8 )

9)

10)

11)

12)

13)

14)

15)

16)

17)

18)

19)


firat027 20.06.2008 08:58:29
İzninizler sizelere kısaca bu degerli mozaiklerin öyküsünü anlatmak istiyorum....

1)FIRAT NEHRİ’NİN KRALI AKHELOOS
Fırat’ın bolluk ve bereketi diğer bir Zeugma mozaiğine daha konu olmuştur. Fırat Nehri’nin kralı olan Akheloos’un başı yemişler ve meyveler saçan bereket boynuzuyla birlikte betimlenmiştir. Akheloos kanat biçiminde bıyıklıdır. Saçına çiçekler takılmış. Alın üstü çift bereket boynuzuyla taçlandırılmış. Fırat çevresinde yetişen üzüm, armut, incir, nar, yenidünya, ayçiçeği gibi meyvelerin resimleri bu mozaikte bereket boynuzu ve dallarla çevrilerek resmedilmiştir.


2)PERSEUS VE ANDROMEDE
Perseus , Habeşistan’a geldiği zaman Andromede’yi koca bir kayaya bağlı olarak buldu. Tam o sırada korkun deniz canavarı ortaya çıktı. Kocaman ağzını kayalara bağlı olan Andromede’yi yutmak için açarak geldiği sırada Perseus bir ok gibi fırladı ve ucu demirli mızrağını canavarın göğsüne sapladı. Perseus Andromede’nin bağlarını çözdü. Babası Kral Kepheus’a götürerek evlenmek istediğini söyledi...

3)ANTIOPE ve SATYROS MOZAİĞİ
Irmak tanrısı Asopos’un ya da bazılarına göre Thebai’li Nykteus’un kızlarından biri. Zeus olağangüstü güzellikteki bu kıza aşık oldu ve Satyros kılığına girerek onunla birleşti. Antiope, Zeus’tan Amphion ve Zethos adlı ikizleri doğurdu. Çocukların doğumundan önce , Antiope , babasının öfkesinden korkarak evden kaçtı. Sikyon Kralı Epopeus’un yanına sığındı.


4)ÇİNGENE MOZAİGİ(GAİA)

Zeugma Kazılarının kamuoyunun henüz gündemine girmediği 1992 yılında çıkarılan bu mozaikteki kadın figürü gizemli bakışları ile Zeugma'nın simgesi haline geldi.İlk çıktığı yıllarda kimliği konusunda kesin bir tanımlama yapılamayan bu mozaiğe figüründeki kadın resminin çingene kızlarını andırması nedeniyle çingene adı verildi.Ancak bazı kaynaklar mozaikteki asma figürlerine dikkat çekerek , çingene olarak tasvir edilen kadının yer tanrısı GAİA olduğunu ileri sürmekte. Gaia mitolojide, içinden tanrı soylarının çıktığı ilk element olarak kabul edilmektedir.Gaia , Hesiodos'un Theogonia'sında büyük bir rol oynamasına karşılık, Homeros'un poemlerinde hiç görülmez. Hesiodos'a göre Gaia, Khaos'tan hemen sonra ikince olarak doğmuş, O'nun hemen ardından da Eros (aşk) gelmiştir.Gaia, hiç bir erkek element yardımı olmaksızın, çevresini saran Gök'u (Ouranos) ve Dağlar'ı, deniz unsurunuun kişileştirilmiş erkek şekli olan Pontos'u doğurdu.Gök'ün doğuşundan sonra , Gaia O'nunla birleşti ve böylece sahip olduğu çocuklar, artık basit elemanter güç olmaktan çıkarak, tam anlamıyla birer tanrı oldular.Önce altı titan: Okeanos, Koios, Krios, Hyperion, İapetus ve Kronos ile altı titanid: Theia, Reia, Themis, Mnemosyne, Phoibe ve Tehys doğdular.Bunlar dişi tanrısal varlıklardır.Bu kuşağın en genci Kronos'tur. Ardından Kyklopslar geldi:yıldırıma, şimşeğe ve gök gürültüsüne hükmeden tanrısal varlıklardı bunlar.Adları:Arges, Steropes ve Brontes di.Ve nihayet Ouranos'un aşklarından Kottos, Briareus ve Gyges adlı yüz kollu, devasa, şiddet yanlısı varlıklar olan Hekatogkheir'ler doğdu.

5)BEREKET TANRISI DEMETER
Fırat ile ilgili tanrıları batı bitişiğinde kare sığ bir havuz içinde buğday başakları ve çiçeklerle taçlandırılmış, sol omuzu üzerinde bereket boynuzu olan Toprak ve ürün tanrısı olan Demeter büstünün olduğu mozaik yer alır. Burada mozaik ustası önce suyu Fırat Nehir tanrılarının olduğu havuzdan geçirip sonra bolluk ve bereket tanrıçası Demeter’in olduğu havuza ileterek Fırat’ın çevresine sundğu bolluk ve bereketi tasvir edip, ürün ve üretem denklemini kurmuştur. Ayrıca, Demeter büstü sırasıyla sekizgen kuşak, sekizgen dalga kuşağı, doksan derece döndürülerek iç içe geçirilen iki eşkenar dörtgen ve bu dörtgenlerin sekiz köşesi aralarında sekiz balta betimi bulunan bezeklerin merkezindedir. Sekiz sayısının geometrik bezeklerle verildiği bu kompozisyon köşeleri ışkın süren bitkisel bezekli kare içine yerleştirilen dairevi bir kuşakla çevrilir. Bu panodaki sekiz sayısı Demeter’in kızı Persophone ile ilişkili olmalıdır. Çünkü Zeus Persophone’nin yılın üçte ikisini (sekiz ay) yani çiçek açma ve meyve zamanını, annesi Demeter’in geri kalan üçte birini yani kışı da kocası Hades’in yanında geçirmesi kararlaştırmıştır. Demeter tapımında da (efsanesinde) Persephone’den ayrılmaz. Bu anne kıza “ilk tanrıça” da denir. Bu sebeplerle anne kız Belkıs/ Zeugma mozaiklerinde de birbirinden ayrılmamış olup, burada Persophone sekiz sayısı kuralına göre yerleştirilen geometrik bezeklerle temsil edilmiştir.

6)DIONYSOS 'UN DÜĞÜNÜ
Tasvir panosundaki on figür soldan sağa doğru; Ayakta duran ve kase ile içki içen bir erkek figürü- oturur durumda ve elinde meşale tutan bir Menad – sağa doğru yürüyen ve kaldırdığı kollarıyla elinde tuttuğu nesnenin ne olduğu( mozaiğin bu bölümde tahrip olması nedeniyle) anlaşılamayan giyimli bir kadın figürü tahtta oturan giyimli bir kadın ile çıplak torsosu etrafında dalgalanan bol kumaş kütleleri ile tasvir edilmiş, başının etrafı hareli bir erkek figürü hahtın hemen yanında çıplak küçük bir çocuk figürü sola doğru yürüyen giyimli iki kadın figürü (ki, soldakinin başı tahrip olmuş , sağdaki daha sağlam ve elinde içinde eşyalar bulunan kapağı açık bir kutu tutmaktadır. ) en sağda ise iki elinde de bir tür flüt tutan bir kadın ile , arkasında vücudunun üst bölümü çıplak, dağınık saçlı ve sakallı bir erkek figürü yer almaktadır. Merkezdeki grubu oluşturan çifttin yanında bir “ Çocuk Eros”un bulunması bunlara yönelik bir armağan kutusu taşıyan sağdaki iki kadın ile, kollarının hareketinde Ariadne’nin başına koymak üzere olasılıkla bir defne çelengi uzattığını veya baht-kader ağını örmek üzere ip eğirdiğini düşündüğümüz soldaki kadının varlığı, sahnenin merkezindeki bu çiftin Dionysos ile Ariadne birlikteliğini, başka bir deyişle düğününü yansıttığını akla getirmektedir Dionysos’un Ariadne’yi Naxos adasında bulmasından sonra gerçekleştirilen şenlikli evlenme törenleri, Dionysos konulu kompozisyonlarda oldukça sık betimlendiğinden , buradaki sahneyi de Thiasos’ dan çok Dionysos ile Ariadne’nin düğünü olarak yorumlamak daha uygun olsa gerektir. Sol baştaki Menad , bu evlilikten hoşnut olmayan , Dionysos’u yitirmek üzere olmanın huzursuzluğu ve küskünlüğünü yaşayan bir sevgili durumundadır.

7)AŞK (EROS) VE RUH (PHYSKE)
Psykhe'nin tek istediği kendisini deliler gibi seven bu delikanlının yüzünü görmekti. Fakat Eros bunu kabul etmiyordu, gece hep karanlıkta geliyor ve güneş doğmadan da gidiyordu, akşamları sarayda ateş yada mum yakılmasını yasaklamıştı. Psykhe ne kadar yalvarsa da fayda etmedi."Aşkımızın sırrını kalbinde taşıdığın sürece mutlu olacaksın" dedi Eros "Beni görmeyi aklından bile geçirme, kim olduğumu yada kimin oğlu olduğumu öğrenme,...

8 )FIRAT NEHRİ TANRISI EUPHRATES
Efsaneye göre Fırat Nehri’ne adını veren Euphrates’in Aksurtas adında bir oğlu vardı.Bu delikanlı bir gün annesinin yanında uyuyordu.Euphrates bir gün karısının yanında uyuyan öz oğlunu yabancı bir erkek zannederek öldürür.Euphrates sonra bu acı hatasını farkeder ve kendisini Medos ırmağına atarak ölür.O günden beri Medos ırmağının adı Euphrates (Fırat) olarak söylenir...

9)GALATEIA MOZAİĞİ
Etimolojik bakımdan süt beyazlığını çağrıştıran bu adı taşıyan iki kişi vardır efsanede. Birincisi, Nereus kızlarından biri ve bazı Sicilya halk efsanelerinde rol oynayan bir deniz kızı tanrıçasıdır.

10)FIRAT'IN GENÇ NEHİR TANRISI
Gövdesinin üstü çıplak genç nehir tanrısı dirseğini bir podyuma dayamış halde çimlerin üstünde hafif yan yatmaktadır. Sol üst köşede üçgen alınlıklı ve iki yanı avlu duvarlı bir bina resmi mevcuttur. Bu genç nehir tanrısı Fırat Nehrine su sağlayan bir çayı (Merzimen) simgeliyor olmalıdır. Bu mozaik havuzlu koridorun taban mozaiğidir.

11)METİOKHOS
Aslen Phrygia'lı bir delikanlı.Metiokhos kendisi gibi Phrygia'lı olan Parthenope ile olan ölümsüz aşkları ile ünlüdür.

12)DIONYSOS VE NIKE
Anadolu kökenli şarap ve doğa tanrısı Dionysos , ve zafer tanrıçası Nike'nin bir arada görüldüğü bu mozaikte ; Dionysos , Nike tarafından idare edilen ve iki panter tarafından çekilen bir arabanın içinde görülmektedir. Panterlerin önünde ise dans ederek ilerleyen bir bakkha görülmektedir. Dionysos aynı zamanda kendi adında bir dinin de tanrısıdır. Bu dine mensup olanlar şarap içerek gizemli bir yolculuğa çıkıyor...

13)OCEANOS ve TETHYS MOZAİĞİ
Antik çağlarda Akdeniz haricindeki dünyadaki bütün açık denizlerin tanrısı olan Oceanos , denizdeki dişi unsuru sembolize eden Tethys ile birlikte yaşar.

14)PARTHENOPE
arthenope aslen Phrygia’lı bir genç kızdı.Metiokhos’a aşık oldu, ama evvelce etmiş olduğu beraket yeminini O’nun uğruna bozmayı da içine sindiremiyordu.Parthenope tutkusundan dolayı kendini cezalandırdı. Saçlarını kesti gönüllü olarak Campania’ya sürgüne gitti,. Campania’da kendini Dionysos’a adadı buna çok kızan Aphroditha O’nu kuş vücutlu kadın baaşlı deniz ifriti olan Siren’e dönüştürdü

15)SILENOS MOZAİĞİ
Silenos yaşlanmış Satyros'lara verilen genel addır.Fakat aynı zamanda , Dionysos'u yetiştirmiş olan bir efsane kahramanına da mitolojide bu adın verildiği biliniyor.Silenos'un seceresine ilişkin çok değişik bilgiler mevcuttur...

16)SU PERİSİ (NAIAS)
Fırat'ın tanrısı Euphrates’in sağında bir su perisi çimlerin üstüne sol dirseğini dayamış hafif yan yatmış vaziyette tasvir edlimiştir. Su perisinin dirseğinin altından pınar akmaktadır. Bu da Fırat’ı besleyen çaylara su sağlayan pınarları simgeliyor olmalıdır...

17)"KAHVALTI SOFRASINDAKİLER"
Resimde mimari bir arka plan önünde 3 kadın ve 2 genç kız görülüyor. Kadınlardan ikisi mavi-yeşil kumaşlı bir kanepeye oturmuş; sohbet eder gibi birbirlerine dönmüşler. Önlerinde üzerinde metal bir kase olan yuvarlak, üç ayaklı bir masa var. Onlardan az ötede, masanın sağ tarafında yer alan üçüncü kadın, solium adı verilen ve arkası içbükey, yüksekçe bir koltukta oturuyor. Bir tülle örtülmüş beyaz saçları oturan diğer iki kadından daha yaşlı olduğunu gösteriyor.

18)TRITON
Kaçakçılar tarafından bulunarak Amerika Birleşik Devletlerine kaçırılan bu mozaikte Amphytrite Posseidon'dan olan çocuğu Triton'un üzerinde resmedilmiştir. Amphitrite dünyayı çepeçevre saran Deniz’in kraliçesi. Nereidler adı verilen Nereus ve Doris kızları grubuna girer. Kızkardeşlerinin korosunu o yönetiyordu.

19)POSEIDON, OCEANOS ve TETHYS MOZAİĞİ
Havuz zemini veya yemek odası tabanı olduğu tahmin edilen bu mozaikte denizlerin en önemli tanrıları tasvir edilmiştir. En üstte Hippocam adı verilen ön tarafı at, arkası balık olan yaratığın üzerinde Posseidon görülmektedir. Posseidon'un elinde üç dişli dirgen bulunuyor. Mozaiğin alt kısmında ise yine bir diğer deniz tanrısı Oceanos ve , denizlerde dişiliği sembolize eden Tethys resmedilmiştir.


Sayfa: [ 1 ]