mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Yabancı Sanatçılar

Konu: Bonjovi....

Sayfa: [ 1 ] 2

master_of_puppets 03.01.2006 17:32:23
1984-2004 arasi tüm dünyada 100 milyon albüm sattilar.47 ülkede 2500 den fazla konser verdiler ve 32 milyon kisi canli performanslarina taniklik etti.Bon Jovi, trendlerin peşinden gitmek yerine, kendi trend yaratıp, başkalarını peşinden sürüklemiştir.90'larda Mtv nin gerçeklestirdigi 'UNPLUGGED' serilerine ilham kaynagi olmuslardir.'80'lerde Amerika'da yaşanan pop metal-hair metal akımından da günümüze kadar gelebilen yegane grup Bon Jovi olmuştur.

Bon Jovi'nin kuruluşu, grubun vokalisti Jon Bon jovi'nin lise zamanında başlayan rock n'roll tutkusuna kadar uzanıyor. Jon, arkadaşı David Rashbaum ve kuzeni Tony ile birlikte ufak yerlerde konserler veriyordu. Tony'nin New York'ta Power Station adını taşıyan bir kayıt stüdyosu vardı. Bu stüdyoda E Street Band ve Aldo Nova gibi tanınmış isimlerle demolar kaydeden Jon, bunlardan "Runaway" adını taşıyan tek parçalık demosuyla bir anda New Jersey radyolarının en çok çalınanlarında zirveye oturacak bir hit yaratmış oldu. Bongiovi adı altında gönderdikleri demonun kayıtlarında Jon ve David Rashbaum'un yanısıra gitarist Dave Sabo, basist Alec John Such ve baterist Tico Torres yeralıyordu. 1983 yılında Polygram/Mercury Records ile yapılan albüm anlaşmasından sonra kayıtlar sırasında Jon Bongiovi, soyadını kolay okunabilmesi için Bon Jovi şeklinde değiştirdi. Diğer kurucu üye klavyeci Dave Rashbaum ise göbek adı Bryan'ı soyadı olarak kullanmaya başladı. Power Station Stüdyosu'nda albüm kayıtları sürerken gitarist Dave Sabo gruptan ayrıldı ve yerine ileride Jon'dan sonra grubun en popüler elemanı olacak olan Richie Sambora geldi.

Bon Jovi'nin kendi adını taşıyan ilk albümü 1984 yılında yayınlandı.Albüm ne yazikki büyük satislara ulasamadi fakat single basarisi daha tatminkar olacakti.Single olarak yayınlanan "Runaway" Amerikada Billboard listelerinde Top 40'a girdi.Mtv Runaway in klibini sürekli yayinliyor gurubun söhretini perçinliyordu.Bir diger parça She dont know me de Runaway gibi bir radyo hiti oldu.Bu arada Jonun kuzeni Tony ilk Bon Jovi albümü üzerinde hak idda ediyordu.Mahkemeye giden Tony açtigi davayi kazandi ve gurubun ilk albümünün sarki sözleri haklarini aldi.Daha sonra mahkemenin verdigi kararla Tony Bongiovanni gurubun ikinci ve üçüncü albümlerininin kazancinin %1 oraninda bir kisminida cebe atacakti.Diger yandan turne basarili geçsede gurup mali sikintilar yasiyordu.Gurup üyleleri ucuz motellerde kalirken Jon müzik aletlerini tasidiklari kamyonda uyuyordu.Fakat tüm bu imkansizliklara ragmen turnede bir çok önemli gurubun altinda çikarak yeni hayranlar ediniyolardi.Amerikada Scorpions in altinda çikan gurup Avrupayida Kiss in ön gurubu olarak dolasti.Japonyada verdikleri solo konserler ise beklenmedik derecede büyük ilgi gördü ve albüm Japonyada altin plak ödülü aldi.

1985 yılında grubun 2.albümü "7800 Degrees Fahrenheit" yayınlandı.Albüm Amerikada 500.000 satarak altin plak aldi.3 şarkı birden Billboard Hot 100 e girdi ve In And out Of Love,Only Lonely ve Silent Night kısa sürede Mtv nin gözde klipleri arasındaki yerini aldı.Albümün en büyük hiti hiç kuşkusuz "In & Out Of Love"dı.Gurup albümün yayınlanmasının hemen ardından yine yollara düştü.Albümün turnesi müthis konserlere sahne oldu.Nisan ve Mayis aylarinda Avrupa ve Japonyayi karis karis gezen gurup Mayis sonunda ise ozamanlarin popüler guruplarindan Ratt ile 6 aylik uzun bir Amerika turuna çiktilar.Turne arasinda ise Donnington-Monsters Of Rock ta ve Texas Jam Festivallerinde sahen aldilar.Jon ise ilk solo performansini bu dönemde Amerikan çiftçileri yararina verilen Farm Aid konserinde veriyodu.Fakat albümün basarisi gurubu yine tatmin etmemisti.Bu albümle birlikte para kazanmaya baslamalarina ragmen hala istedikleri siçramayi yapamamaktan ve star olamamaktan yakinmakta idiler.Jon bu günlerde bi barda dinlediği Philedelphia lı Hard Rock gurubu Cinderella yı menejerleri ile tanıştırıp albüm kapısını aralayarak ozaman Hair Metal ve Pop Metal olarak anılan türe yeni bi Hairband kazandırdı.Cinderella nın Somebody Save Me adlı şarkısında yardımcı söz yazarı olarak beliren Jon ve Richie videodada yer aldı.

İlk 2 albüm her ne kadar birçok hit ve hit adayı mükemmel parçalar içerse de, Bon Jovi'nin Mötley Crüe, Kiss, Def Leppard ve ZZ Top gibi sound olarak yakın durduğu rakiplerini geçebilmesi için güçlü bir çıkışa ihtiyacı vardı.

Daha önce Kiss ve Mötley Crüe için de hitler yaratmış ünlü şarkı sözü yazarı Desmond Child, bu kez Bon Jovi'nin yayınlanacak olan 3.albümü için grubun altıncı elemanı gibi çalıştı. 1986 yılında "Slippery When Wet" adı altında yayınlanan albüm, Bon Jovi'yi zirveye taşıyan albüm oldu.Albüm Billboard un ilk besinde 38 hafta(ilk sekiz haftasi 1 numara) ilk 100 de ise 94 hafta kalarak erisilmesi güc bir basari yakalamisti."You Give Love A Bad Name" ve "Livin On A Prayer" singleları Billboard'da 1 numaraya kadar çıktı, "Wanted Dead Or Alive" ise ilk 10'a girdi.Albüm sadece Amerika çapında 12 milyon olmak üzere tüm dünyada günümüze dek 25 milyon satarak gelmis geçmis en cok satan albümlerden biri oldu.Gurup People Choice tarafında yılın gurubu seçildi ayrıca Livin On A Prayer la Mtv video müzik ödüllerinde yılın videosu ödülünü alırken Amerikan müzik ödüllerinde de yılın gurubu ödülünü aldılar.Slippery When Wet sadece muhtesem sarkilarla dolu çok satan bir albüm degil rock müzige optimizm ve neseyi getiren albüm oldu.Bon Jovi artik çok daha büyüktü 1987 Agustosunda yine Donnington-Monsters Of Rock a katildilar.Ama bu sefer headliner onlardi altlarinda ise Dio,Metallica,WASP,Anthrax ve Cinderella gibi hiçte yabana atilmayacak guruplar vardi.Gurubun biste söyledigi We Are An American Band sarksina Kiss ten Gene Simmons ile Paul Stanley,Twisted Sister dan Dee Snider ve Iron Maiden dan Bruce Dickinson eslik etti.70.000 kisinin katildigi festival Bon Jovi tarihinin doruk noktalarindan biriydi.Yoğun turne programı ve tehlikeli yüksek notalar Jonun sesini yipratti ve ciddi bir hasar olusturdu.Bu kalıcı bir hasara yol açabilirdi fakat bir vokal hocasının yardımı ile turnenin sonunu getirmeyi başardılar.Bu olaydan sonra Jon Bon Jovi canlı performanslarda biraz daha düşükten söylemektedir.Turne 1987 Ekim ayında Hawai de sona erdi.Turne boyunca bir çok ülkede 250 den fazla konser vermişlerdi.

"Slippery When Wet"in getirdiği başarı, grubun "her yıl 1 albüm" geleneğini de sekteye uğrattı. Albüm sonrası çıkılan dünya turnesi 1 yılı aşkın bir süre devam etti ve 4.albüm "New Jersey" ancak 1988'de vitrinlerdeki yerini alabildi.Bir önceki albümü aratmayacak bir basyapit olan New Jersey 2 tane 1 numara olacak single'ıyla da dikkat çekiyordu: "Bad Medicine" ve "I'll Be There For You". Yayınlanan diğer singlelar "Born To Be My Baby" ve "Lay Your Hands On Me","Living in Sin" ise ilk 10'a girdi.New Jersey 5 tane ilk ona giren şarkısı ile Amerikan Rock tarihinde bi albümden en fazla Top10 Hit çıkaran albüm ünvanini hala korumaktadir.Bu dönemde daha önce Cinderella yi ksefeden Jon,yeni bir gurubu basina tanitti.Skid Row,Jonun da destegini alarak mutesem bir debut albüme imza atti.

1988 sonunda başladıkları dünya turu hızla devam ediyodu.Ağustosta Moscow Peace Festival da headliner olarak çıktılar ve New Jersey Sovyet Rusyada yayınlanan ilk Batılı bi gurubun albümü oldu daha önce ne Beatles nede Rolling Stones un albümleri yayınlanmamıştı Rusyada.MTV Video Müzik ödüllerinde sahne alan gurup evsaneleşmiş akustik performanslarıyla Livin On A Prayer ve Wanted Dead Or Alive ı çaldılar.Bu performansları Mtv Unpluggged serisine ilham kaynağı oldu ve akustik gitarla yapılan şarkıların sayısının artmasına sebep oldu.Turne ise 1990 yılında Meksikada sona erdi turne boyunca 4 milyon kişi Bon Jovinin canlı performansına tanıklık etti.Gurubun muhtesem basarilara imza attigi 16 ay süren turne iyi geçmesine iyi geçmisti ama Jon,Richie,David,Tico ve Alec hem fiziken hem zihnen hemde dugusal olarak iflasin esigine gelmislerdi.Turne esnasinda sik sik kavga etmisler ve kopma noktasina gelmislerdi.Tur bittiginde hepsi birbirine hosçakal bile demeden farkli uçaklara binip kendi yollarina gittiler.Bu yüzden daha önce turneyi bitirir bitirmez yeni albüm çalismalari için kollari sivayan gurup üyeleri ilk defa tatil yapmayi ve uzun süre aileleriyle vakit geçirmeyi uygun gördüler.

Bu arada Jon Bonjovi hiç hesapta yokken kendini bir anda solo projesinin içinde buldu.Jonun aktör arkadasi Emilio Estevez Wanted dead or alive i filmde kullanilmasi için istedi.Görüsmeler farkli sonuçlara vardi ve Jon yep yeni sarkilaran olusan bir soundtrack albümü hazirlamaya basladi."Young Guns II" filminin soundtrack i ve Jon Bon Jovi nin ilk solo albümü"Blaze Of Glory" 1990 yilinda piyasaya çikti.Albümle ayni adi tasiyan ilk single Blaze of glory listelerde vahsi bir kovboy gibi esti ve 1 numaraya kemendi takti.Jon bu sarki ile en iyi film müzigi dalinda Altin Küre/Golden Globe ödülünü,American Müzik Ödüllerinde ise en iyi Pop/Rock Single ödülü aldi ve Grammy ile Oscara aday oldu.Her nekadar Oscar i alamadiysada törende sahne alarak bir hayalini daha gerçeklestimis oldu.Jon gurubu olmadan bu olagan üstü basarilara imza atarken 1991'de ise gitarist Richie Sambora'nın ilk solo albümü "Stranger In This Town" yayınlandı.Satis bazinda büyük rakamlara ulasmasada albüm elestirmenlerden olumlu puanlar aliyodu.Gurubun en önemli iki adaminin solo kariyerleri gurubun gelecegi hakkinda soru isaretleri uyandiriyordu.Netherworld filminin soundtrack ini hazirlayan David Güney Amerikada ki bir gezintisinde parazit kapti ve ayalrca hastanede yatti.Alec ise evinin önünde motorsikletten düserek bas tutusunda kritik bir sinirini zedeldi.Alec bu yüzden bass tutusunu ve gitar çalis pozisyonunu degistirmek zorunda kaldi.

Gurup 1991 Mtv ödüllerinde Video Vanguard ödülünü aldiktan sonra Jon Bon Jovi kariyerinin belkide en riskli ama ayni zamanda en hayirli kararini alarak 8 yıldır çalıştığı gurubun menejeri Doc Mc Ghee yi kovdu.Kapiyi göstedigi herkez sasirip kaliyodu fakat o kararindan dönmeyecekti.Jon yeniden 5 kisi ile bir garaja kapanip müzik yapmak istiyodu.Jonun dogru yaptigi sonradan anlasilacakti.Bon Jovinin tarihinde yeni ve temiz bir sayfa açilacak kimse Bon Jovinin müzigine,imajina kisaca hiç birseyine karisamayacakti.Iste bu yüzden Jon gurupla yatip kalkacak müzigi hissedecek,kendisidnen habersiz kararlar almayacak olan Bon Jovi Manegement i kurdu.Kendisine ait bir menejerlik sistemi ile yola koyulan Jon un ilk isi yeniden gurubu toplamak oldu.Nisan 1992 de gurup 5. albümlerinin hazirliklari için Vacouver Little Mountain Stüdyoya larinda bir araya geldi.Daha önce ses mühendisi olarak albümlerinin mix ini üstlenen Bob Rock bu sefer albümün prodüktörlügünü üstlenmisti.

2 Kasim 1992'de grubun 4 sene aradan sonra geri dönüş albümü olan "Keep The Faith" çıktı.Gurup elemanlarının en üstün safhada sergiledikleri yetenekleri ile dikkat çeken albümden 'Keep The Faith' "Bed Of Roses","In These Arms","Ill Sleep When I am Dead", "I belive" ve "Dry County" olmak üzere 6 single yayinlandi.Bed of roses Ameriakda Grunge guruplarinin istila ettigi ilk 10 listelerine girmeyide basardi.Keep The Faith geçmisteki basarilarin gölgesinde kalmiyor,Bon Jovi ile anilan hair bands yada pop metal akimlarinin tarihe karistigi günlerde Bon Jovi hala büyük kitlelere ulasabildigini kanitliyordu.Bon Jovinin Grunge ile basabas giden basarilari sadece liste bazinda degil turnede de karsilik buldu.Gurup Keep The Faith turnesi ile bir çok ülkede ilk defa konser verdi.Alternatif müzigin yükselise geçtigi dönemde çikan Keep The Faith le Bon Jovi popülerligini tüm dünyada dahada arttirdi ve dönemin en büyük stadyum rock guruplarindan biri olarak yoluna devam etti.Keep The Faith albümü tüm dünayda 10 milyon satti ve Bon Jovi'nin Alternatif müzik çagi 90'larda kendine bir yer edinmesini sagladi.Medya albümden çok guruptaki degisimi gündeme getirdi.CNN Jon Bon Jovi'nin saçlarini kesmesini haberlere tasidi.Turne 94 ün Nisan ayında Japonyada sona erdi.

1994 yılı sonunda grup bir best of albümü çikarmaya karar verdi."Cross Road" Iki yeni sarki "Someday i'll be saturday night" ve Always ile birlikte satış rekorları kırdı.Always Amerika Billboard listelerinde 32 hafta kalarak en uzun süre listede kalan rock şarkılarından biri oldu ve single ı ise 21 ülkede 1 numara olup tüm dünyada 3 milyon sattı.Yeni sarkilarinda yarattigi etkiyle albüm bir best of albümü ile ulasilamayacak derecede büyük satislara ulasti.Crossroad tüm dünyada 18 milyon satmanin yaninda yeni fanlarin gurubun eski sarkilarinin yer aldigi albümleri edinip guruba satis bazinda beklenmedik bir ivme kazandirmasina neden oldu.'90'ların başında Seattle kaynaklı olarak ortaya çıkan grunge akımı Amerikan pop rock ve glam rock gruplarını tarihe gömerken, Bon Jovi'nin popülaritesi buna rağmen hala artarak devam ediyordu.

Basçı Alec John Such'tan sonra grup dışı bir basçıyla yola devam kararı alan Bon Jovi, 1995 yılında kariyerinin o ana kadarki en olgun albümü olan "These Days"i yayınladı.Albüm hayranlari biraz sasirtsada gurup,müzik elestirmenleri tarafindan o güne kadarki en olumlu elestirileri aldi.Nefesliler,yaylilar,yardimci klavyeli çalgilarla yogunlastirdiklari müzikleri alisilmis Bon Jovi çigisinin disina çikmalarinida saglamisti.Bon Jovi "These Days" ile bir kez daha zirveye oturdu ve uzun yillarca sürdürecekleri müzik yasaminda gurubun yeri iyice saglamlasti.Amerikada Platin plak alan albümden çikan ilk single Malezyada çekilen video klibi ile dikkat çeken "This aint a love song" oldu."This aint a love song" US Billboard Top20 ye girdi ve uluslararasi alanda büyük basari elde etti.albümden çikan diger single'lar "Something for the pain","Lie to me","These Days" ve "Hey god" ta dünya listelerinde önemli basarilar elde etti.Kariyerinin en başarılı turnelerinden birine start veren gurup Londranın tarihi stadyumu Wembleyde 3 gece kapalı gişe çalması hala nekadar büyük olduklarını göstermekteydi.Gurubun kariyerinin zirve noktalarindan olan bu konserler filme çekildi ve "Live From London" adi altinda video olarak piyasaya sürüldü.Video o yilin en iyi müzik videolari dalinda Grammy ye aday olacakti.Bu sold out konserlerin de katkısyla Albüm İngilterede listelere 1 numaradan girdi ve 4 hafta orda kaldı.Gurup Ingiliz heavy metal dergisi Kerrang tarafindan 7 ödüle laik görülürken World Music Awards ta yilin en çok satan rock gurubu Brit Awards ta en iyi uluslar arasi gurup ve Mtv Awards ta en iyi rock ödüllerini aldi.Yine bu turne esnasında ilk kez Güney Afrikada konsere çıkan gurup 96 yazında avrupada 30 sold out konser verdikten sonra turne sona erdi. Elektronik müziğin hızlı yükselişi ve grup müziğinin eski popülaritesini kaybetmesi Bon Jovi üzerinde olumsuz etki yaptı. 1997'de Jon Bon Jovi 2.solo albümü "Destination Anywhere"i yayinladi ve "Queen of New Orleans","Janie dont you take your love to town,Midnight in Chealsea","Ugly" gibi orta tempo rock hitleri ile solo kariyerine arti puanlar ekledi.Jon Bon Jovi tüm bu müzik çalismalari arasina sinema projelerinide sikistirmayi ihmal etmedi ve çesitli filmlerde rol aldi., 1998'de Richie Sambora da 2.solo albümü "Undiscovered Soul"u yayınladı.

2000 yılında Bon Jovi "It's My Life" single'ıyla büyük bir patlama yaptı. Ardından çıkan "Crush" albümü Bon Jovi'yi yeniden zirveye taşıdı. Yayınlanan 2.single "Say It Isn't So" da başarılı klibiyle müzik kanallarının ilk tercihi oldu.Its My Lıfe My VH1 ödüllerinde yılın videosu ödülünü aldı.Ayrıca gurup En iyi RocK albümü ve en iyi Rock şarkısı dalında Grammy ye aday oldu.Albüm Amerikada Multi Platin plak aldı ve tüm dünyada 8 milyonun üzerinde sattı.

Albüm sonrası geniş çaplı bir dünya turnesine çıkan grup, dönüşte 1985'ten bu yana verdiği konserlerin kayıtlarını derledi ve kariyerinin ilk konser albümünü "One Wild Night Live 1985-2001" adı altında yayınladı. Albümde 2 de cover parça yeralıyordu. Sahnede Bob Geldof'un katılımıyla söylenen Boomtown Rats klasiği "I Don't Like Mondays" ve Neil Young klasiği "Rockin' In The Free World".Turne ise evleri New Jersey de Giants Stadium da verilen iki sold out konserle sona erdi.VH1 bu konserleri canlı yayınladı ve reyting rekorları kırdı.Yıl sonunda VH1 ödüllerinde sahne alıp en iyi canlı performans ödülünü aldıktan sonra gurup yeni albüm için stüdyoyya kapandı.Turne boyunca gurubu 20 den fazla ülkede 2 milyon kişi izledi

2002 yılına geldiğimizde grubun yeni albümü "Bounce" için çalışmak üzere stüdyoya kapandığı sırada patlak veren 11 Eylül olaylarından sonra New York lu iki müzisyen olan Jon ve Richie daha çok 11 Eylül trajedisini anlatan ve yaraları sarmak amacı taşıyan şarkılar bestelediler.Albüm 23 Eylülde müzik marketlerdeki yerini aldı ilk single "Everyday"in de desteği ile albüm Billboard a 2 numaradan giriş yaptı."Bounce" bi önceki albüm kadar basarili olmasada olumlu elestiriler aldi.İkinci single Misunderstood un hemen ardından yeni dünya turuna Australyadan start verdi.Bu turne esnasında bir çok şehirde ilk kez akustik konserler verdiler.Turnenin kuşkusuz doruk noktaları London Hyde Parkta 92.000 kişi ve New Jersey Giants Stadiumdaki 130.000 kişinin geldiği iki sold out konserdi.

Turnenin hemen ardından 2003 ün kasım ayında eski hitlerinin akustik versyonlarının yer aldığı This Left Feels Rigt ı yayınladılar.Albüm çok büyük satışlara ulaşmadı fakat 25 ülkede listelere ilk ondan girdi.2004 Kasımında 4 cd ve 1 dvd den oluşan box set yayınlayan gurup 2004 Amerikan Müzik Ödüllerinde sahne alıp Award Of Merit(yaşam boyu onur) 2005 World Music Awards ta da Diamond Award(100 milyonun üzerinde albüm satanlara verilen bir ödül)ödülüne laik görüldü.Gurubun 9.stüdyo albümü Have A Nice day ise 23 Eylül 2005 te müzik marketlerdeki yerini aldi.Bon Jovi bir kez daha kendi rekorlarini kirdi ve albüm Amerikada Bon Jovi tarihinin en iyi ilk hafta satisini yaparak Billboard 200 e 2 numaradan girdi.Have A Nice Day 10 ülkede listelere 1 numaradan girdi ve Japonyada da 1 numaradan girerek Bon Jovi yi orada Beatles la birlikte en fazla 1 numara albümü(3)olan gurup yapti.Gurup albümün çikisindan kisa bir süre sonra dünya turuna start verdi



egemenism 04.01.2006 11:08:54
its my life hakikaten cok iyi

red_sky 23.01.2006 12:21:09
bencede bon jovi gerçekten de kendi alanında efsane olmuş bir grup.şarkılarını dinlerken insan hiç sıkılmıyor Smiley

TyqMwo 30.05.2006 11:00:20
Ben en çok ''living on a prayer'' ı seviyorum..ama always,keep the faith,its my life,u give love a bad name vs..gibilerini de unutmamak lazım..

myLASTbreatH 01.06.2006 18:36:32
Bence de çok iyi bir grup,efsaneler yani.Runaway süpper Smiley

entel 07.06.2006 09:17:30
biri aralar dinlerdim simdi fazla dinlemiyorum

nesil 11.06.2006 15:11:13
ooo living on a prayer bence o da çok güzel ne denir ya tartışılmaz bile...

master_of_puppets 17.06.2006 08:37:52
wanted dead or alive şarkısı muhteşem soloyu çok güzel atmışlar...

danseden_ayu 16.08.2006 20:53:24
bir kaç şarkısını dinledim .. güzeldi ama müziği hakkında yorum yapacak kadar bilgili değilim. ama bir ara ally mcbeal de oynamıstı.. ally nın tamırcı sevgilisini

AragorN 17.08.2006 06:49:58
BİKAC GUZEL SARKISI DISINDA PEK İYİ DEĞİL Huh

burakpurple 26.11.2006 12:09:48
bn en choq living on a prayer sefiorm..ama always,keep the faith,its my life,u give love a bad name ws..gibilerini de untmamk lasım..
bencede AMA en iyi Its My Life değilmi.Hala dinlerim.

himini_himinini 23.12.2006 00:51:18
1994te MTV daha yerel kanallarda gösterilirken "Always"in klibi vardı.. çocuktum tabi o zamanlar ama klibinden etkilenmiş olmalıyım ki "Always"in yeri ayrıdır bende ve bilinçli olarak ilk dinlediğim yabancı müzikti.
bed of roses
bad medicine
keep the faith
theese days
dead or alive
livin' on a prayer...
ilk albümünden son albümüne kadar tahammül sınırlarımı zorlamayan bir grup  Cool

Gülçin 14.02.2007 08:54:46
tartışmasız efsane bir grup bence.en sevdiğim yabancı grup....

mvökeş[dnz] 24.03.2007 15:59:30
abim ben çok küçükken yani en azından 10 yaşındayken falan dinlerdi bende kocaman posterlerini asardım adamlar çok yakışıklı değil mi abi derdim?yani o kadar pek dinlemiyorum hatta hiç.ama iyi olduklarını biliyorum!efsanelerden!

duplo 24.03.2007 20:35:07
müthiş bir adam


Sayfa: [ 1 ] 2