mor ve ötesi fan sitesi (Arşiv Ana sayfa) => Röportajlar - Basın

Konu: harun tekin kendisiyle yüzleşiyor..

Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6

ilkyaz 16.09.2006 17:00:35
**HARUN TEKİN KENDİYLE YÜZLEŞİYOR...   
 
     Biz Deniz'le yeni tanıştık.Derginin ilk önerisi,groupielerle ilgili bir röportaj ve fotoğraf çekimiydi.Çok tutmadım bu fikri çünkü bir rock grubunun groupielerle ilgili geniş bir dosyası varsa,bunu anlatmak istemezdi.Yoksa da,ki bu bizim durumumuz,zaten anlatılacak birşeyler olmazdı.Kötü fikir!Yeni öneri ise,bu derginin sayfalarında gördüğünüz fotoğraflarla ve okumaya başladığınız tuhaf röportajla sonuçlandıu.Bence daha iyi fikir.İlk defa kendimle kamuya açık bir yerde röportaj yapacağım.Bence çok keyifli,umarım siz de okurken iyi vakit geçirirsiniz.
*Bir rock grubunda yer almak nasıl bir şeydir?
Özellikle eğer çocuk denecek yaştan beri başka bir şey yapmayı asla düşünmediyseniz ve karşınıza doğru insanlar çıkmışsa bu harika bir deneyim.Teşekkür borçluyum.Kerem Kabaday^'ya,ortak bir inadı sürreel bir boyuta ulaştıran gözü karalığı için herşeyden önce.Burak Güven'e ,"dış dünya"nın nasıl irşey olduğuna dair gözlerimizi açtığı ve müzikle kurduğu o en doğal ilişki türü için.Kerem Özyeğen'e,hiçbir şeyi dert etmeyen yüce gönlü ve bir o kadar yüce gitaristliği için.Volkan Gürkan ve Ali Soner'e ilk dakikadan itibaren bizi eleştirmekten asla taviz vermeden koşulsuzca yanımızda oldukları için.Derin Esmer'e bana şarkı söyleme cesaretini kazandırdığı ve beni 97 yılında Berklee'ye uğramaya ikna ettiği için.Alper'e o başlangıcın olmazsa olmazı olduğu için.Ve şarkı söylemek, çok sevgili bir insanın söylediği gibi kutsal birşey.Sonuçta,her türlü duyguyu kaygısızca bağırabilmek büyük bir ayrıcalık.
*Peki,her şey anlattığın kadar tozpembe mi?
Hayır.Özellikle beklentiler,önyargılar ve kaygılar inancın ve güvenin önüne geçtiğiiiinde hayat benim için bir cenehhenme dönüşebiliyor.Bu aslında göz önünde olup da göz önünde olmaktan daha fazlasını vaat eden herkes için geçerli; kolektif bir üretim söz konusu olduğunda daha da geçerli.Bencilliğin,egonun,bireyciliğin el üstünde tutulduğu bir dünyada bir grup insanın bir arada bir şey yapma inadı,tabii ki belli zorlukları da beraberinde getiriyor.Bizim durumumuzda örneğin,dört farklı dominant kişilikten söz etmek mümkün.
*Dördünüzün de ayrı dominant kişiliklere sahip olması soruın yaratıyor mu aranızda?
Herkesin birleştiği ortak payda var,bu sadece bir müzik grubu olmanın çok ötesinde bir payda.Ne var ki,dışarıya verilen mesajlardaki ufacık nüanslar,veya ideallere dair üslup farklılıkları bazen hiç yoktan sorun çıkartabiliyor.Bunların hepsini iletişim kurarak halledebilecek kadar yakın dostlar olduğumuz için,esas zorlayıcı olan,dinleyici/izleyicilerin beklentileri noktasında ortaya çıkıyor.Yaptığınız şeylerden etkilenen insanlar,sahiplenici ve yargılayıcı bir tutum içine girdiklerinde,her anımızı açıklamamız da söz konusu olamayacağından,büyük hayal kırıklıkları yaşıyorlar.Oysa nasıl ben kimseden benim yaptığım,söylediğim her şeyi onaylamasını bekleyemezsem,kimsenin de benden kendi eylemlerim üzerine kurduğu ideal Harun olmamı beklememesi gerektiğini düşünüyorum.
*Bu fotoğraf çekimi,tepkilere yol açacak mı sence?
Bu güzel fotoğraflar bazılarının hiç hoşuna gitmeyecek.Diyecekler ki,senin böyle bir fotoğraf çekiminde ne işin var?Temsil ettiğin değerler,diyecekler.Geçmişte savundukların diyecekler.Rock'ın felsefesi diyecekler.Piyasalaşmadan bahsedecekler.Bunları hem ciddiye almaktan hem de çürütmekten yanayım.Bir defa bu fotoğrafların bir mizasen olduğu herhalde su götürmez bir gerçek.Deniz ve Harun,bu fotoğraflarda,tutkulu fakat hiç geçinemeyen bir çiftin hayatının bazı karelerini canlandırıyorlar.Bunun veya başka beklenmedik,sürprizli hareketlerin herhangi birimizden gelmesi,büyük ideallerimizde,yaşama dair önceliklerimizde bir değişme işaret etmiyor ki...
*Rock felsefesi, "eski mor ve ötesi" , piyasalaşma...Bunlar seni ve grubu bazı köşeli tanımların içine hapsedip statikleştirmek için kullanılan araçlar gibi gelmiyor mu sana?
Bunu kullananlar kötü niyetli değil tabii ki...Ama sahiplenme duygusuyla bir problemim var benim.Her şeyi herkesle uzun uzun tartışabilirim,ama klasik bir soru"şunu yaparsan şöyle davranırsan o zaman nerde kaldı eski Harun"eleştrisini bir yere kadar ciddiye alabiliyorum.
*Sahiplenme demişken,kadın erkek ilişkilerinde de sahiplenmeye karşı mısın?
Evet, herkesin özgür iradesi var.İlişkiyi ayakta tutan şey sözel vaatler olamayacağı gibi,korkudan veya ihtiyaçtan devam eden ilişkiler de hazin gelir bana.Bu tutkulu olmamak anlamına gelmiyor.Ne var ki,"asarım keserim" duygusunu veren veya ilgisiz davranarak ilgi objesi olan adam ve kadınlar esas tutkusuzluktan muzdarip olanlar.
*Sonsuz aşka inanıyor musun?
Bu konuda gerçekten ilginç bir hikayem var.Aktüel dergisinde her hafta yazdığım dönemin sonlarıydı.Bir gün dergide Ahmet Altan'ın bir yazısını gördüm.Yazının iki temel argümanı vardı: 1) Belli bir kabilenin(ve yaşın?)üstündeki pek çok edebiyatçı ve yönetmen kendilerini fahişelik meselesi ile ilgilenirken bulurlar,bu kooonuda eserler verirler. 2) İnsan cinselliğinin ancak bu gizli saklı ama çekici bölgede keşfedilebilecek sırları vardır.Ben ani bir refleksle buna karşı bir şey yapmam gerektiğine karar verdim.Bu görüşlere katılmadığımı biraz da iğneleyici bir üslupla ifade eden bir yazı yazdım."Ahmet Bey'i kırmayalım" diye noktasına virgülüüüne dokunulmak istenen ve benim dergiyi bırakmama sebep olan bu yazının son cümlesiydi: "Sonsuz aşk vardır."
*Sonsuz aşkın varlığını doğrulayacak deneyimlerin oldu mu?
İki deneyimim olmuştu.Biri; 5 sene boyunca beraber büyüdüğüm,herşeyi paylaştığım ve birlikte en çok öğrendiğim kadındı.Bir de,o yazıyı yazdığım sıralarda bana bu son cümlenin gerçekliğini hissettiren çok değerli biri vardı.Yazıyı yazdığım günlerden başlayarak hayatımda pek çok şeyin eskisi kadar yolunda gitmediği enteresan bir süreç başladı.Ve bu süreç son derece tatsız,Bizans'ın şanına yakışır bir ayrılıkla son buldu.Şimdi sonsuz aşka inanıyor muyuz?Bilemiyorum doğrusu...Her hafta yeniden inanılabilecek bir şey değil bu orası kesin.
*Tek gecelik ilişkilerle ilgili düşüncen nedir?
Az önce özgür iradeden bahsetmiştim ya...Eğer iki insan beraber bir şey yapmak istiyorsa,bu balık tutmak da sevişmek de olabilir ve ikisi de iradelerini bu yönde özgürce kullanıyorlarsa mesele yok.Toplum da dahil kimse bu durumun mağduru olmaz bence.Ben tek eşlilikten  hoşlandım hep,o ayrı.
*Çeşitli internet sitelerinde,veya dost meclislerinde seninle ilgili konuşulanlardan etkileniyor musun?
Niyetlerden yola çıkarak kimseyi yargılamam."Bana böyle demiş demekki şöyle şöyle" demeden önce kırk kere düşünürüm.Beni rahatsız eden,ya da bir şeyi iyi anlatamadım dedirten bir şey var ama...Grubumuzun belirleyici özelliklerinden birisi,herhangi bir durumda tavrını ortaya koymaktan çekinmemesi.Bu yaklaşımın kitlede bulduğu karşılığın bence bir olumlu,bir de olumsuz tarafı var.Olumlu taraf,Harun bir aziz veya üst insanmışcasına,yaptığı her şey,"daha önce yaptığı ve öylediklerinden anladığımız kadarıyla şöyle şöyle bir insan olan Harun vay bunu nasıl yapar"diye değerlendirilebiliyor.
*Senin kalbin nerede atıyor?İdeolojin nedir?
Benim ve bizim kalbimiz solda atıyor.Bu,insanların eşitlikçi,adil ve özgürlüklerinin egemen olduğu bir dünyada yaşamasını istemek;başka bir dünyanın mümkün olduğunu düşünmek demek.Bu,insanın dünyanın kaderini değiştirmeye muktedir olduğuna inanmak demek.Bunlar illa sıkıcı olmayı,risk almamayı,sadece teori kesmeyi gerektiren idealler değil.Ben etrafımda nefes alıp veren,akıp giden her şeyle ilgileniyorum;çeşit çeşit deneyimleri zenginleştirici bir unsur olarak görüyorum.Omurgasız olmanın,doğrulara ve yanlışlara inanmanın kendimizi her şeyden sakınmak ve statik tarfilere hapsolmak anlamına gelmediğine inanıyorum.İçinde yaşadığımız çağda,insanlarla bağlantı kurmanın,birşeyler paylaşmanın,farklı bazı fikir ve tasarımları iletmenin önemli ve ciddi işler lduğuna ve her mecranın bunun için kullanılabileceğine,bu sırada hayattan keyif alınabileceğine inanıyorum.Suratı asık biçimde sağa sola küfrederek ve internet üzerinden içimize kapanarak yapabileceklerimizin sınırlı olduğuna inanıyorum.Açık bir kalp,yaralanmaya müsait olsa da çok güzel bir şeydir.
*Son olarak,hiç bu fotoğraflardaki çifti andıran bir ilişkin oldu mu?
Sanmıyorum,belki de bu çekimi benim için ilginç kılan şey bu oldu.Deniz'e de sormak lazım aslında,o bence benden biraz daha zor biri.Ama bu çekicilikten götürmez tabii,hatta erkekler bazen zaptedilemeyene bağlanma eğiliminde olabiliyorlar.Yukarıdan bakılınca hepimiz çok komik ve eşsiziz.
 
                      -DISHY dergisi.. Harun Tekin röportajı..Ekim 2005-

Beğeninize sunulur.

forever_blue 16.09.2006 17:57:38
gayet samimi ve açık bir röportaj olmuş bence:) ayrıca harun tekin merak edilen bir çok tavrını, davranışını da açıklamış oldu.1 yıl sonra da olsa onun bu çekimi neden yaptığını anlamak güzel:)) bu arada bu uzuuuuuun röportajı paylaştığın için sağol ilkyaz ellerine sağlık...

ilkyaz 16.09.2006 18:00:59
gayet samimi ve açık bir röportaj olmuş bence:) ayrıca harun tekin merak edilen bir çok tavrını, davranışını da açıklamış oldu.1 yıl sonra da olsa onun bu çekimi neden yaptığını anlamak güzel:)) bu arada bu uzuuuuuun röportajı paylaştığın için sağol ilkyaz ellerine sağlık...
önemli değil Smiley
google'dan arama yaptım harun abiyle ilgili ilgi çekici bir şeyler bulabilir miyim diye, dişe dokunur olan bir tek bu vardı...

butterfly77 25.09.2006 10:01:51
her zaman olduğu gibi kararlı,idelojik ve kendinden emin konuçmasıyla ilgi çekici..

mvosbgdb 01.10.2006 11:26:33
Sürreel Kolektif Ego Dominant Nüans Statikleştirmek Problem Obje Argüman Enteresan Mecra Muktedir Muzdarip

abi bu ne ya çocuğun kelime kapasitesi türkçe yle sınırlı kalmamış hem doğudan hem batıdan toplayıp yazmış. sakın örnek almayın siz bu çocuğu. türkçe konuşun siz. SmileySmileySmiley

mor-77 04.10.2006 13:00:18
her zamanki gibi çok anlamlı sözler söylemiş
ama bazen ne demek istediğini anlayamadım

ilkyaz 04.10.2006 14:44:34
her zamanki gibi çok anlamlı sözler söylemiş
ama bazen ne demek istediğini anlayamadım
o kısımları yaz, yorumlarız...

M.O.R.C.U 04.10.2006 14:58:01
o resimleri cok merak ediyorum siz gördünüzmü Huh

cagico 06.10.2006 18:28:41
bu röportajın resimleri var mı?yani vardır mutlaka da buraya koyabilcek var mı?

ilkyaz 06.10.2006 18:30:02
bu röportajın resimleri var mı?yani vardır mutlaka da buraya koyabilcek var mı?
var mı bilmiyorum ama röportajı aldığım siteye bir bakayım...

08.10.2006 17:35:29
Evet bu röportajın epey resmi var .Kaç sayfaydı hatırlamıyorum ama deniz akkaya ile harun tekinin beraber resimleri hatta... Ben dergiyi alcaktım da sonra vazgeçtim ...Değmezdi vereceğim paraya .Onun yerine o ay başka bir dergide daha anlamlı bir mor ve ötesi röportajının bulunduğunu gördüm ve ona yöneldim.Bu arada bu derginin fotoğraflarını nette mutlaka görmüşsünüzdür çünkü deniz akkayalı kısımlarını atıp Grin Yayınladıklarını gördüm saçma bence ...bu bir kişiye yoğunlaşma işini anlamıyorum

styx 08.10.2006 17:53:09
ben çok şaşırmıştım ilk duyduğumda.harun tekin deniz akkaya'nın dergisi dishy'e röportaj veriyor...  Undecided olmayacak bir şey değil tabii ama biraz saçma buldum.bunu sonradan öğrendim ama ben de almazdım herhalde.bunun gibi bir dergiye daha röportaj vermişlerdi,onu da almadım.onun yerine ben de başka bir dergiyi almayı tercih ettim.

14.10.2006 22:11:45
harun abi yine çok iyi konuşmuş... ben onun röportajlarını okumayı çok seviyorum çünkü hiçbir mantıksızlık bulamıyorum.  Smiley ya resimleri ben görmedim birileri burya koysa n'olur Huh

reni_b 15.10.2006 09:50:35









reni_b 15.10.2006 09:53:07


Sayfa: [ 1 ] 2 3 4 5 6