Asimov, o asıl ününü bilim kurgu romanları ile yapmış, Rus asıllı Amerikan yazarı tam bir yazma delisiydi. 60'lı yılların sonlarında, Asimov büyük bir hızla yüzüncü kitabını baskıya yetiştirmeye çalışırken, o zamanki eşi, "Isaac" demiş, " Yüzüncü kitabını yazsan ne yazar.. Bütün ömrünü bu daktilonun üzerine çökmüş geçirdikten ve dünyanın sunduğu harikalardan haberin olmadıktan sonra.. Birgün, ölüm döşeğinde tüm bir ömrü nasıl ziyan ettiğinin farkına varacaksın." Asimov "Pek öyle değil" demiş.. "Eğer yüzüncü kitabım da basılır, ondan sonra ölürsem, ölüm döşeğimde üzerime iyice eğil ki, son sözlerimi duyabilesin.. 'Hay Allah kahretsin.. Sadece yüz kitap mı' diyeceğim.." Ünlü Televizyoncu Barbara Walters, üç gün süren bir söyleşi yapmış, Asimov'la.. Soruyor: "Kaç kitap yazdınız bugüne dek?" "Beş yüz kadar.." "Yazmaktan başka bir şey yapmak içinizden gelmedi mi?" "Hayır!.." "Mesela, ava gitmek, balığa çıkmak, dans etmek, dağlara tırmanmak?" "Hayır.. Hayır.. Hayır.. Hayır.." "Peki günün birinde doktorunuz altı aylık ömrünüzün kaldığını söylese, ne yapardınız?" "Daha hızlı yazmaya başlardım."
Bu adamın yazmaya olan hastalığına hasta oluyorum!
|