mor ve ötesi fan sitesi | forum (Arşiv Ana sayfa) => Felsefe

Konu: Sizce Hayat...

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [ 7 ] 8 9 10 11 12 13 14

manoj nelliyattu 22.07.2007 22:59:32
Egoist bir varlığın, egosunu tatmin etmek için sahneye koyduğu çook uzun süreli bir tiyatro oyununun adı.Tek farkı; bu oyun bitince, sizi kimse alkışlamayacak.Son perdenin ardından sanatçının yüzlerce kişi tarafından alkışlanırken yaşadığı dayanılmaz hazzı yaşayamayacaksınız.

gızemlı kız 24.07.2007 18:36:28
hayat=sacmalık

İrem_94 29.07.2007 14:03:40
hayat hayattır pek bir anlamı yoktur ama güzeldir tabi mutlu olmayı bilirsen =)

ece77 03.08.2007 17:52:09
bence hayat kurnaz bir yönetmen tarafından icat edilmiş kurnaz bir oyun oyuncuları ise insanlar bu oyunda aklını kullanan her zaman kazanır

havva2091 06.08.2007 08:39:13
hayat=birkaç anlığına da olsa mutlu olmak istediğimiz için  katlanmak zorunda olduğumuz şey

06.08.2007 20:36:59
Bugünlerde hayatı hissetmiyorum hiç.Görevim sadece günleri bitirmek sanki.Dünyamı alabilidiğince hızlı çeviriyormuşum gibi...

zZzeyYynNnepPp 06.08.2007 23:58:12
hayat kaybediştir..mademki bu yolun bi sonu var.bu savaşların,hırsızlıkların,para hırsının amacı nedir.?bir şehiri terkedip gitmektir hayat.yine uğurlar sevdiklerin seni bu dönüşü olmayan yolculuğunda.ama giderken sahip olduğun hiç bişeyi götüremezsin yanında.ne paranı servetini,nede sevdiklerini.o yüzden tek amacın mutlu olmak olmalı bu hayatta...

07.08.2007 00:22:14
Benim daha önce bu siteye eklediğim bir yazı geldi aklıma. Yani "hayat" diyemem ama "hayatım, benim hayatım." diyebilirim...



Hayat


Hayat…
Bir film kahramanına bağlanmak gibi, en baştan izlersin her şeyini filmin, mutlaka karakterlerden birisi daha çok ilgini çeker. Aslında herkesin dikkatini aynı karakter daha çok çeker, çünkü film bu şekilde tasarlanmıştır ama olur ya, belki de en az rolü almış karakter de kendinden bir parça bir şey görmüşsündür, bir film kahramanına bağlanmak gibi aptalca hatalar yapabilirsin. Film biter, belki o karakter mutluluğa ulaşmıştır, belki ölmüştür, belki en üzgün o karakterdir, fakat film bitmiştir, seninle olan tüm bağlantısı sona ermiştir, sen sadece izleyicisindir, tasarının değil içine aslında dışına bile dâhil olmamışsındır. O filmi baştan, baştan ve en baştan, defalarca izleyebilirsin. Bir film kahramanına bağlanmışsındır, o senin hayatının bir parçası olmuştur belki, fakat o aslında yoktur bile, bu yüzden farkına bile varamaz senin, hayat, bir film kahramanına bağlanmak gibi en aptal hataların yapılabileceği bir yerdir.

Hayat…
Belki de bir film kahramanına bağlanamayacağın bir yerdir, hiçbir şey fark etmez, kendini hiçbir yere ait hissetmezsin, korktuğunda arayabileceğin kimse yoktur, yalnızsındır, aslında istediğin tek bir kişidir, fakat kimseye bağlanamamışsındır, bağlansan da reddetmişsindir. O rolle teması olan herkesi zaman içinde kıskanmaya başlamışsındır çünkü hayat, yalnızlık ve kalabalığın çelişkisi içinde, bir şeylerin ya da birilerinin ilgini çekmesini beklemekle geçer, birisi çekemezse, sen bir şeye yönelirsin, ya da genelde birisi çeker zaten, fakat sonu hep hüsrandır. Hüsrandır, asla kendini güvende hissedemezsin, korkarsın, aslında korktuğun şey, korktuğunda birisini arayamayacak olmaktır, aslında korkacak bir şey yoktur bile, bu düşünce, bir film kahramanına bağlanmak kadar saçma ve çocuksudur. Sonunda yorulursun, filmi baştan ve en baştan tekrar izlersin. Hayat, bir film kahramanına bağlanmaktır, seçtiğin kahraman, en küçük role de sahip olsa, en büyüğü o dur. İşte hayat, bu kadar çocuksu ve bu kadar masum duyguları yitirip, daha farklı şeylere üzülmeyi öğrendiğinde başlar. Çünkü çocuksu duygular masumluk demek olsa da, masumluk çocukluk demek değildir, bir film kahramanına bağlanmaktır en çocuksu hata.

Hayat…
Aynı anda aynı şeye farklı iki duygu beslemektir. O filmi izleyip o karakteri tanıya bilediğine sevinirken, o karakteri aslında tanımamış olmaya üzülmektir, bazıları hiçbir zaman bu kadar çelişkili duygular barındıramazken, en büyük rolleri kapabilirler. Fakat sen, su içerken bile birçok duyguyu aynı anda barındırsan da ve bunların sebepleri bile çelişkili olsa da, çocuksundur işte büyümen gerekir. Aslında çocuk değilsindir, en büyük sapkınlıkları yaşamışsındır. Birçok şeyi görmüşsündür, fakat sırf bu kahramana bağlanmak, seni çocuk yapar, işte hayat budur, genelde de zaten sana bir rol verildiğinde, heyecandan sapıtırsın ve muhtemelen yine yapmaya çalıştıklarının değil de, yaptıklarının önemi olduğu için hikâye sona ermesin diye, oyundan çıkartılırsın. İşte her şey, bir filmle başlar ve bir filmle biter, fakat sorun şudur ki; o film birkaç kez oynamıştır hayatında, oturmaması gereken bir konuma oturmuştur, işte budur hayat…

Hayat…
Küçük yalanlara inanmak istemekle geçer bazen, gece olur, ev halkı yatacaktır. Senin ise uykun yoktur, ev halkına sorarsın, “yatıyor musunuz?” aslında bu “yatmayın,” demektir. Karşı taraf bunu anlar zaten, “uyuyamazsam kalkarım,” der. Bu da aslında “Seninle oturmak isterdim ama üzgünüm…” Anlamına gelir, yapabileceğin bir şey yoktur, oturur yine aynı filmi izlersin, uyku düzeni bile tuhaflaşmıştır, 24 saat içinde, iki tane dörder saatlik uykuyla uyuyorsundur, birisi güneş doğduktan sonra, bir tanesi güneş battıktan sonra. Her ne olursa olsun, yalnızlık geride kaldığında üzülmesi gerekir insanın, o çok farklıdır çünkü fazla da bağlanmamak gerekir tabii, çünkü kendini küçük yalanlara inanmaya programlar insan, işte o yalanların en başındaysa, o film kahramanının gerçek olacağı yatar. Ve gün gelir, bu yalan ortaya çıkar, kişi bir profesör olmuştur, çünkü başka bir kişi ilgisini çekememiştir ve kişi kendini bir şeye yönlendirmiştir… Ve belki de o kişi yalan söylemeyi bile özlemiştir, çevresinde ne yalan söylemesini gerektirecek bir olay dönüyordur, ne de yalan söyleyebileceği bir arkadaşı vardır. İşte bu yüzden her şey, bir filmle başlar ve bir filmle biter…

ozzymolder 07.08.2007 13:18:32
nasıl yaşadığına bağlı.sımsıkı bir bağ mı yoksa an'ı yaşamak mı? gelecek,geçmiş,umutlar,beklentiler...

merve_mor 07.08.2007 13:23:32
Egoist bir varlığın, egosunu tatmin etmek için sahneye koyduğu çook uzun süreli bir tiyatro oyununun adı.Tek farkı; bu oyun bitince, sizi kimse alkışlamayacak.Son perdenin ardından sanatçının yüzlerce kişi tarafından alkışlanırken yaşadığı dayanılmaz hazzı yaşayamayacaksınız.
çok güzel anlatmışsın   Wink

sevda çiçeği_mortakal 07.08.2007 14:12:58
hayat suçlanmaması gereken bütün insanları içine alan kocaman bir ev

read 07.08.2007 16:20:00
yaşamın sebebi

derin miray 11.09.2007 16:17:19
bence hayat çizgilere benziyor bazen düz olup peşinden koşturuyor..bazen dalgalı olup dolaştırıyor..bazen yuvarlak olup aratıyor....bazen de çarpık olup bizi hareketsiz bırakıyor...ama bütün bu çizgileri istisnalar hariç bizim ürünümüz oluyor.. ve hepsini kaldırmak bizim elimizde.. Cheesy Huh Cool

deborah 11.09.2007 21:29:19
 hayat;"ben küstüm oynamıyorum"lafını asla diyemeyeceğimiz, mızıkçılık yapamayacağımız bir oyun,
 ve biz bu oyunda oynamak için zorlanıyoruz.

bir_derdim_var 11.09.2007 21:43:18
hayat bana çok dengesiz geliyor bazen kucaklıyor bizi bazen haykırarak ağlatıyor ama hepsi bir oyun ve rollerimizi biz seçtik bunun farkındayım..


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 [ 7 ] 8 9 10 11 12 13 14