|
||
| şu an elimde ibrahim balabanın nazımla birlikte burda hapishanesinde yaptığı tablo var ve bence bu bir tarih.. | ||
|
||
| çok çok kaliteli bir insan ve basarılarının devamı gelecektir fazlasıyla... | ||
|
||
| benim sevdiğim çok güzel şiirleri var... | ||
|
||
| orhan pamuk un ,yeni hayat ve kar kitabını okudum ve bence gerçekten kaliteli bi yazar.kimse okumadan eleştirmesin haksızlık etmesin.yazarı,milliyetçilik duygularıyla eleştirmek büyük bi hata olur... | ||
|
||
| insan ya hayrandır sana ya düşman ya hiç yokmuşsun gibi unutulursun ya da bir dakka bile çıkmazsın aklından (nazım hikmat ran) | ||
|
||
| en sevdiğim şiiri KEREM GİBİ adlı şiir.hele "sen yanmasan ben yanmasam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa kısmı" bitiriyor. KEREM GİBİ hava kurşun gibi ağır! bağır bağır bağır bağırıyorum. koşun, kurşun erit- meye çağırıyorum... o diyor ki bana: - sen kendi sesinle kül olursun ey! kerem gibi yana yana... "deeeert çok, hemdert yok" yürek- -lerin kulak- -ları sağır... hava kurşun gibi ağır... ben diyorum ki ona: - kül olayım kerem gibi yana yana. ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak, nasıl çıkar karan- lıklar aydın- -lığa... hava toprak gibi gebe. hava kurşun gibi ağır. bağır bağır bağırıyorum. koşun kurşun erit- -meye çağırıyorum... |
||
|
||
efendim kendisi newyorktan ev almış.adını hatırlayamadım (şu meg ryan ın mesajınız var filminde meg ryan ın tom hanks ile buluştuğu,ve daha nice nice filmlerin asortik romantik parkın karşısından almış.işin komiği de kazandığı paranın 2 katı fiyatına alması..(amerika da mortgage kredileri düşmüş onunla almış olmalı.)artık parka bakar hi angelina,hello brad yapar.belki bir filmde figüran olarak çıkar :Dparka baka baka kitabını yazar,bu sefer ne alır bilemem.ev alamayacağı kesin
|
||
|
||
| şiirlerini seslendirdiği albümleri var..gerçekten çok çok güzel.şairin şiirlerini kendi sesinden dinlemek daha bir başka oluyor.. | ||
|
||
| Bahar Gülü Aksamdi adi bahar mi gül mü güz mü ilk görüste gülmeye baslamisti biraz dalgin sesi titrek selam vermemistim oysa belkide kirdim istemeyerek hizli hizli yürüyordu kasini almis dudagini boyamisti yüzü sonbahar hüznü günese benziyordu gülüsü birden bire geldi beklemiyordum keskin bir biçak gibi saplandi aklima hep böyle cana yakin mi bakar acaba? Aksamdi uzak bir deniz kenarinda oturmus efkar yakiyordum karanlik tutmustu yollari kimbilir kimin k boynundaydi kollari gecelerdir kötümserdim sakallarimi uzatmis durup durup uzaklari dinlemistim belki de bir zehirli göz tarafindan zehirlenmistim telofonu geldi aniden dilinde kelimeler siseyler söylüyordu dilinde kelimeler silerek bilmeyerek biseyler söylüyordu gülerek yaz geçti kis geçti benden bir bahar geçti ben bahardan geçmedim Aksamdi Uyaniktim yatagimda oturuyordum Istanbul misil misil uyuyordu.Simdi ne yapiyordu ne yemis ne içmisti nerede dans etmisti gözleri dolu muydu yoksa düsleri dolu muydu neyse neyse bunlari düsünmek istemiyordum kanima girmisti bir kere sanki basi gögsümde eli elimdeydi yasamak sevmekten geçer diyerek belkide sevdim isteyerek Sabahti O yoktu ben yikilip gitmistim bir daha ne zaman nerede ne olacagimizi ikimizde bilmiyorduk.Belki yeni baslayacaktik belki hiç baslamayacaktik belki de baslayip bitirmistik Belkide Belki de.. Nazim Hikmet RAN |
||
|
||
| 23 Sentlik Askere Dair Mister Dallas, sizden saklamak olmaz, hayat pahalı biraz bizim memlekette. Mesela iki yüz gram et alabilirsiniz, koyun eti, Ankara'da 23 sente, yahut bir kilodan biraz fazla mercimek, elli santim kefen bezi yahut, yahut da bir aylığına yirmi yaşlarında bir tane insan erkek, ağzı burnu, eli ayağı yerinde, üniforması, otomatiği üzerinde, yani öldürmeye, öldürülmeye hazır; belki tavşan gibi korkak, belki toprak gibi akıllı, belki gençlik gibi cesur, belki su gibi kurnaz, (her kaba uymak meselesi) belki ömründe ilk defa denizi görecek, belki ava meraklı, belki sevdalıdır. Yahut da aynı hesapla Mister Dallas, (tanesi 23 sentten yani) satarlar size bu askerlerin otuzbeşini birden İstanbul'da bir tek odanın aylık kirasına, seksen beş onda altısını yahut, bir çift ıskarpin parasına. Yalnız bir mesele var Mister dallas, herhalde bunu sizden gizlediler. Size yirmi üç sente sattıkları asker, mevcuttu üniformanızı giymeden önce de, mevcuttu otomatiksiz filan, mevcuttu sadece insan olarak, mevcuttu, tuhafınıza gidecek, mevcuttu hem de çoktan mı çoktan daha sizin devletin adı bile konmadan. Mevcuttu, işiyle gücüyle uğraşıyordu, mesela Mister Dallas, yeller eserken yerinde sizin New York'un, kurşun kubbeler kurdu o, gökkubbe gibi yüksek, haşmetli, derin. Elinde Bursa bahçeleri gibi nakışlandı ipek. Halı dokur gibi yonttu mermeri ve nehirlerin bir kıyısından öbür kıyısına ebem kuşağı gibi attı kırk gözlü köprüleri. Dahası var Dallas, sizin dilde anlamı pek de belli değilken henüz zulüm gibi, hürriyet gibi, kardeşlik gibi sözlerin, dövüştü zulme karşı o, ve istiklal ve hürriyet uğruna ve milletleri kardeş sofrasına davet ederek ve yarin yanağından gayri her yerde, her şeyde, hep beraber diyebilmek için, yürüdü peşince Bedrettin'in; O, tornacı Hasan, köylü Memet, öğretmen Ali'dir, Kaya gibi yumruğunun son ustalığı, 922 yılı 9 Eylül'üdür. Dedim ya, Mister Dallas, Herhalde bütün bunları sizden gizlediler. Ucuzdur vardır illeti. Hani şaşmayın, yarın çok pahalıya mal olursa size bu 23 sentlik asker, yani benim fakir, cesur, çalışkan milletim, her millet gibi büyük Türk milleti. 16.07.1953 Nazım Hikmet Ran | |
||
|
||
Orhan Pamuk hakkında duyunca şoka uğradığım bi bilgi daha....; nobel ödülünü aldıktan sonra bir gazeteye verdiği yazıda tam tamına 19 anlatım bozukluğu bulunmuş edebiyatçılar tarafından...... ![]() hiç yorum yapmadan yazıyorum; çünkü sonra sen hiç bi kitabını okumamışsın "SUS, KONUŞMA!" oluyor
|
||
|
||
| ben tüm kitaplarını okudum.cevdet bey ve oğulları hariç hiçbirini beğenmedim. | ||
|
||
| en sevdiğim ,şiirlerini okuyunca içinde kaybolduğum bu mükemmel şiirleri yazan bir ustadır kendisi. Attila ilhan kalbimizde... en sevdiğim şiiridir üçüncü şahsın şiiri Gözlerin gözlerime degince, felaketim olurdu aglardim. Beni sevmiyordun bilirdim, bir sevdigin vardi duyardim. Çöp gibi bir oglan ipince, hayirsizin biriydi fikrimce. Ne vakit karsimda görsem, öldürecegimden korkardim, felaketim olurdu aglardim. Ne vakit Maçka'dan geçsem, limanda hep gemiler olurdu. Agaçlar kus gibi gülerdi, bir rüzgar aklimi alirdi. Sessizce bir cigara yakardin, parmaklarimin ucunu yakardin, kirpiklerini egerdin bakardin. Üsürdüm içim ürperirdi, felaketim olurdu aglardim. Aksamlar bir roman gibi biterdi. Jezabel kan içinde yatardi. Limandan bir gemi giderdi, sen kalkip ona giderdin. Benzin mum gibi giderdin, sabaha kadar kalirdin. Hayirsizin biriydi fikrimce, güldü mü cenazeye benzerdi. Hele seni kollarina aldi mi; felaketim olurdu aglardim. |
||
|
||
| Necip Fazıl 'ın "Çile"sini okudum,tüm şiirlerini yani.kaldırımlar,zindandan mehmet'e mektup,sakarya türküsü,bahçedeki ihtiyar,ölümsüzlük...ve sayamayacağım daha çok şiirleri var sevdiğim.çok muhteşem şiirleri ve çok anlamlı sözleri var.şiirlerine hayran olduğum büyük insan... | ||