Notice: Undefined index: arc_full in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 613
Replikas

Notice: Undefined index: arc_home in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 372

Notice: Undefined index: arc_topic in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 373
mor ve ötesi fan sitesi () => Yerli Sanatçılar

: Replikas

Notice: Undefined index: arc_page in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 389

: 1 [ 2 ] 3

24.05.2007 20:04:51
Ben pek bilmiyorum ama Dayan'ı dinlemiş, beğenmiştim.İlk fırsatta bulup dinlemeyi düşünüyorum. Wink

frusciante 24.05.2007 20:07:31
fazla gec kalmayiniz derim Cheesy ozellikle en iyi imkanlarla kaydedilmis olmasi bakimindan avaz ı tavsiye ederim...

aslı91 24.05.2007 20:17:22
Değeri bilinmeyen,çok iyi gruplarımızdan biri daha ... Avaz albümünün yeri bir ayrıdır{= özellikle bahar,yaş elli,gece kadar rahatsız etmiyor çok güzel şarkılarındandır...

24.05.2007 20:41:07
dinlememiştim daha önce yada hatırlamıyorum.ama deli halayları hoşuma gitti..sitelerini de çok çok begendim

styx 09.06.2007 19:23:38
ben de dayan ı dinledim ve beğendim,güzel bir şarkı ama benim de pek dinlemişliğim yoktur açıkçası.

çaLA!!.. 27.12.2007 19:36:48
isimsizler ve dayan çok güzel şarkılar özellikle bu aralar isimsizlere taktım : Smiley

REFRESH 29.12.2007 19:54:27
gece kadar rahatsız etmiyor çok güzel... ama grubun çok fazla röportajı yok senıyorum, hiç görmüyorum dergi-tv lerde

kaygusuz 24.07.2008 22:15:24
Replikas Yeni Albüm Kayıtlarına Başladı


Türkiye’nin önde gelen rock grupları arasında yer alan Replikas beşinci albümleri için kayıtlara başladı.
Kayıtlar, akustik özelliklerden faylanabilmek için stüdyo ortamı dışında gerçekleştiriliyor. İstanbul, Tekirdağ ve İzmir’de uzun süren mekan arayışlarının sonunda kayıtlar için Gökçeada’daki eski yarı açık cezaevinin kullanılmasına karar verildi. Enstrümanlar ve kayıt için gerekli tüm alet ve ekipman taşınarak mekan bir stüdyoya dönüştürüldü. Gökçeada’da yapılan kayıtların yanı sıra İstanbul’da da farklı mekanlarda gitar, vokal, yaylı enstrümanlar ve bakır üflemeliler için kayıtlar yapılacak.

Üçüncü albümleri Avaz’ı Sonic Youth, Dinasour Jr ve Pussy Galore gibi grupların da prodüktörlüğünü yapan Wharton Tiers ile birlikte kaydeden Replikas’ın beşinci albümünün yapımcılığını ise grup üyeleri gerçekleştiriyor. Albümün Eylül ayında tamamlanması hedefleniyor.

1993 yılında kurulan grubun ilk albümü Köledoyuran 2000 yılında yayınlanmıştı. Ardından 2002 yılında Dadaruhi, 2005 yılında Avaz ve 2006 yılında filmlere yaptıkları müziklerinden oluşan FM isimli albümleri yayınlanan Replikas’ın şarkıları Türkiye, ABD ve Avrupa’da beş toplama albüme dahil edildi.

Grup, uluslararası müzik çevreleri tarafından da ilgi ile takip ediliyor. Bugüne kadar Hollanda, Bulgaristan, Macaristan, İtalya ve Almanya’da konserler veren Replikas, efsane “Can” grubundan Holger Czukay ve “Recommended Records”dan Chris Cutler gibi isimlerin olumlu eleştirileri ile “Village Voice” ve “Wire” gibi önemli müzik dergilerinde yer aldı.

Türkiye’de sayısız festival ve konserlerin yanı sıra avant-rock olarak tanımladıkları müzikleri ile pek çok farklı kitlenin dikkatini çeken Replikas Türkiye’nin tanınmış yönetmenlerinden Serdar Akar’ın “Maruf” ve Kutluğ Ataman’ın “İki Genç Kız” filmlerine müzikler yapmış ve İki Genç Kız’a yaptıkları müziklerle 2006 yılında “SİYAD En İyi Film Müziği” ödülünü almıştı. Grup ayrıca Fatih Akın’ın “İstanbul Hatırası” isimli belgesel çalışmasında da yer aldı.



http://www.mtv.com.tr/newsID.aspx?NewsId=3393

kaygusuz 10.08.2008 08:54:35
Her albümle deri değiştiriyoruz

Gökçe Akçelik, Barkın Engin, Orçun Baştürk üçlüsü tarafından kurulup Selçuk Artut ile Erden Özer Yalçınkaya'nın katılımıyla bugünkü şeklini alan Replikas; rock, punk, alternatif ve Türk müziği gibi farklı türleri buluşturan çalışmalarıyla 7'den 70'e herke

RÖPORTAJ: MÜJGAN KULLE

als3.jpgÖyle bir grup ki Replikas, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da adından övgüyle söz ettirmeyi başarabildi.
Uluslararası müzik çevrelerinin ilgiyle izlediği grup, avant-garde olarak
tanımladıkları müzikleriyle pek çok farklı kitlenin ilgisini ve sevgisini kazanmış durumda...
İlk albümleri "Köledoyuran"dan sonra "Dadaruhi", "FM" ve "Avaz" ile başarı grafiklerini sürekli yükselten Replikas, şu sıralar 5. albümlerini sonbahara yetiştirmek için hummalı bir çalışma içinde...

GÖKÇEADA STÜDYOSU!
O koşuşturmaca arasında bize vakit ayıran grup üyeleriyle, yeni albümleri, hedefleri, bilmediğiniz yönleri ve tabii ki moda ile alışverişi konuştuk...
İşte genç yeteneklerin hayat verdiği Replikas ve sorularımıza yanıtları...
* Yoğun çalışma döneminizde bize vakit ayırdığınız için teşekkürler, beyler... Nasıl gidiyor albüm koşuşturmacası?
GÖKÇE: Ne demek, biz teşekkür ederiz! Gökçeada'dan yeni döndük. Epey yorulduk ama her şey yolunda gitti. Amacımız albümü sonbahar sezonuna yetiştirmek.
BARKIN: Evet, çok yorulduk ama değdi... Zor kısmı geçtik. Stüdyo olmayan bir yeri stüdyoya dönüştürme çabası hayli yorucuydu...
* Stüdyo olarak Gökçeada'daki eski, yarı açık ceza evini seçmenizin özel bir sebebi var mı?
ORÇUN: Sebep mekanın akustiğini kayıtlara yansıtmaktı. Ayrıca kayıt mekanının yaşanmış bir yer olması da ilgimizi çekti. Burası pek çok acı ve trajediye tanık olmuş bir yer. Doğal olarak tüm bunlar bizim ruh halimizi de etkiliyor. Ayrıca zaman kısıtlaması olamaması, kayıtta verimin düştüğü anlarda Gökçeada'nın güzel doğasıyla baş başa kalabilme imkanı da burayı seçme nedenlerimizden biri. Bize bu mekanı tahsis eden Kemal Yüce ve Arek Abi'ye sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Onlar olmasa albüm bu şekilde olamazdı.

ŞAŞIRTACAKLAR
* Sevenlerinizi ne gibi sürprizler bekliyor bu albümde? İçerikten söz eder misiniz?
ORÇUN: En büyük özelliği davul kayıtlarının eski bir cezaevinde gerçekleştirilmiş olması sanırım. Albümde her zaman olduğu gibi, söz, müzik ve düzenleme anlamında çok katmanlı yapılar kullandık. Grup olarak her albümde bir öncekini aşmaya çalışıyoruz. Bu sefer de dinleyicileri şaşırtacak pek çok şey var.
SELÇUK: Kayıtlar şekillenmeye başladıkça biz de müzikal değişimleri daha iyi görebiliyoruz. Daha kontrastlı, biraz daha karanlık bir albüm geliyor diyebiliriz.
* Türkiye'nin önde gelen rock gruplarından biri olmanızın size nasıl bir misyon yüklediğini düşünüyorsunuz?
BARKIN: Biz her zaman yenilikçi bir yaklaşım sergilemeyi seçtik. Rock müzik dışında elektronik müzik, Bektaşi nefesleri, Anadolu müzikleri, eski yeni avant-garde tüm müziklerden etkileniyoruz. Bir misyon yüklenmekten ziyade, müziğimizi ileri götürmeye,  yapılmamışı yapmaya çalışıyoruz.
GÖKÇE: Katılıyorum. Her zaman alışılmış kalıpların dışında da sanatsal bakış açılarının olduğunu ispat etmeye çalıştık.

ORJİNAL OLUNMALI
* Ya yurt dışında?
ORÇUN: İstanbul'dan avant-garde bir grup olarak gerekli ilgiyi görmeye başladık. Avrupa turnesi yaptık. Tek tek konserlere gittik. Avrupa'nın her zaman buralara ilgisi olmuştur. Biz de Replikas olarak onların müziğini taklit etmek yerine İstanbul'un ve Anadolu'nun çağdaş müziğini oluşturmaya çalışıyoruz. İlerleyen günlerde konserlerin ve ilginin artacağı muhakkak.
BARKIN: Özellikle Avrupa turnemizin Macaristan ayağındaki üç konser, tarihimizin en mutluluk verici tecrübelerindendi, diyebiliriz. İnsanların sevgisini çok yoğun bir şekilde hissettik.
* Replikas günümüz müzik dünyasını nasıl değerlendiriyor? Sizce yolunda gitmeyen neler var?
BURAK: Plak şirketlerindeki mali krizler ve eğlence kültürüne hapsolmaya yüz tutmuş bir piyasa, ilk anda akla gelenler..

BİR ARAYA GELİŞ
* Biraz da geçmişe gidelim... Grubun ilk bir araya gelişine... Replikas nasıl doğdu?
GÖKÇE: Replikas'ı 1993 senesinde kurduk. Bizim için çok önemli olan Peyote'de 1998-2000 arasında düzenli çaldık. Yanı sıra konser ve festivallere katıldık. Açık Radyo Festivali ve Roma Bienali bunlar arasında önemli olanları.
2000 yılında Köledoyuran (Ada Müzik), 2002 senesinde Dadaruhi (Ada Müzik), 2005'te Avaz (Doublemoon) ve 2006'da Film Müzikleri (Pozitif) yayınlandı.
* Güzel bir ödülünüz de var....
ORÇUN: Evet... Türkiye'nin tanınmış yönetmenlerinden Serdar Akar'ın "Maruf" ve Kutluğ Ataman'ın "İki Genç Kız" filmlerine müzikleri yapmıştık. Ve
İki Genç Kız'a yaptığımız müziklerle 2006 yılında "SİYAD En İyi Film Müziği" ödülünü aldık.
* Grubun adının Replikas olması kimin fikriydi?
ORÇUN: Fikir Gökçe'nindi... Tubeway Army isimli sevdiğimiz bir grubun bir albümünün ismi aslında. Biz sadece Türkçe karakterler kullanarak yazdık.
BARKIN: Ayrıca ne Türkçe ne de İngilizce tınlamayan,  arada bir isim bulmak gibi bir derdimiz vardı. Anlamından ziyade tınısı önemli idi bizim için.

TUTKULARI
* Birbirinize taktığınız lakaplar var mı?
ORÇUN: Barkın'a "Baki", Gökçe'ye "Dayı", bana bir dönem "Babişko" ve 'imajiner adamsın Oytun Abi' şimdi ise "Orçap", Burak'a "Buki", Selçuk'a "Selo" diyoruz...(gülüyor)
* Grup içindeki ilişkileriniz nasıl peki?
SELÇUK: Berbat! Birbirimizden nefret ediyoruz...(gülüyor) Yok canım, gayet iyi.... Sıkı dost ve hayat arkadaşıyız.
BURAK: Kesinlikle. Sadece bir araya gelip çalan insanlar değiliz, hayatı paylaşıyoruz.
* Sizce Replikas müzik piyasasında hak ettiği yerde mi? Kendinizi yolun neresinde görüyorsunuz?
ORÇUN: Her zaman yolun başındayız. Neyi hak ettiğimiz ise insanlar daha iyi bilir sanırım.
BARKIN: Her albüm yeni bir başlangıç, bir deri değiştirme süreci. Bunun dışında böyle bir müzik yaparak albüm hazırlama ve konsere çıkmayı başarabildiğimiz için şanslı sayıyorum kendimizi.
* Oyunculuk için ne düşünüyorsunuz? Teklif gelse...
SELÇUK: Bu konuda bir duyum mu aldınız! (gülüyor) Biz aramızda bazen taklitler yapıyoruz. Bazı karakterleri canlandırıyoruz, hayali ya da gerçek. Ama sadece eğlenmek için...

Dünyayı gezmek istiyorlar
* Müzik dışında en büyük tutkunuz nedir?
ORÇUN: Sinema, edebiyat, gezi, doğa ve yemek.
* Grup olarak en büyük hayaliniz ne?
ORÇUN: Müzik yapmaya devam edebilmek.
BURAK: Avrupa dışında da çalmamızı isterdim, özellikle Asya'da.
* Ya birey olarak?
ORÇUN: Ben bir ara iyice doğu taraflarına gidip bu kültürlerle ilgili bilgi ve tecrübeyi yerinde yaşamak isterim.
BARKIN: Bir dünya seyahati hiç fena olmazdı.

ÖZELEŞTİRİ
* Kendinizi eleştirmenizi istesem Replikas'ın neyini eleştirirdiniz?
GÖKÇE: Fazla seçiciyiz. Bu bazen hareket alanımızı daraltıyor. Bunu kötü bir şey olarak söylemiyorum. Şartlara hemen uyum sağlayabilen bir yapıda değiliz. Bir de teknik şartlara çok önem veriyoruz.

Pazara gitmeyi çok seviyorlar
* Moda ile aranız nasıl?
ORÇUN: Modayı pek takip ettiğimizi söyleyemeyiz...
* Genellikle ne tarz kıyafetleri tercih ediyorsunuz?
BARKIN: Spor... İçinde rahat olduğumuz... Genelde
kendimizi rahat hissettiğimiz kıyafet tercihleri yapıyoruz...
* Alışverişi sever misiniz?
ORÇUN: Ben pazara gitmeyi çok severim. Ayrıca gittiğim yerlerden mutlaka bir şeyler alırım.
BARKIN: Çok sevdiğimi söyleyemem, özellikle konu kıyafet ise...

http://www.yeniasir.com.tr/haber_detay.php?hid=6909

xelocom47 10.08.2008 09:09:28
türkiye'de piyasa olmamış, kendi bildiği yoldan şaşmayan ender gruplardan.

kaygusuz 12.09.2008 23:12:51
Replikas’ın yeni albüm kayıtları tamamlandı. Bu yazı kayıtlar ve hazırlıklarla geçiren grubun on üç parçadan oluşacak olan beşinci albümleri Ekim ayının ikinci yarısında raflarda olacak.

Relikas müzik alanında düşünsel süreçlerin önünü açmayı hedefleyen, bunun sınırlarını zorlayan müzikler yapıyor. Bu anlamda stüdyolarda elde edilebilecek seslerin ötesine geçebilmek ve farklı mekanların akustiğinden yararlanabilmek için yeni albümlerinin kayıtlarını eski bir yarı açık cezaevinde gerçekleştirdiler. Gökçeada’da gerçekleştirilen kayıtlarda hem İstanbul’un gürültüsünden uzaklaşmanın süküneti hem de bir zaman sınırının olmamasının huzuru eklenince sadece müzikal anlamda değil üretim süreçleri anlamında da oldukça verimli bir çalışma süreci yaşandı. Grup bu yeni albümleri ile farklı bir deneyimin seslerini taşımaya hazırlanıyor.

Tüm kayıt ve miks süreçleri Replikas üyeleri tarafından gerçekleştirilen albümün “mastering”i ise New York’ta yapılacak.

+++KoRn+++ 15.09.2008 15:33:13
bu yeni albümü alıp dinlemeyi düşünüyorum.iyi olacağından süphem yok  Cool

kaygusuz 24.09.2008 22:02:51
Replikas iş üstünde!
Seda Pekçelen

Eylül 2008
Üzerine çalıştıkları albümde klasik bir stüdyoya kapanma süreci yaşamayan Replikas. Gökçeada'da bir açık cezaevinde yaptıkları davul ve bas kayıtlarının ardından İstanbul'da tamamladılar işin geri kalanını.
 


Kendi deyimleriyle �işçi gibi� çalıştıkları kayıtlarda 24. günü bulmuşlardı İstanbul�da stüdyolarını ziyaret ettiğimizde...

Yeni albümün yapımcısı sizsiniz. Bunun kararını nasıl verdiniz, avantaj ve dezavantajları nedir?
Aslında ilk iki albümü de kendimiz yapmış, üçüncü albüm �Avaz�da bir prodüktörle çalışmıştık. Yani daha önce yaptığımız bir şeydi ama deneyimsizdik bu konuda. Yapımcılığı üstlenmemizde biz bize bir kayıt yapmak istememizin etkisi var. Dezavantajı tüm sorumluluğun bizim üzerimizde olması. Ama avantajları çok daha fazla. Tamamen bağımsız çalışmak, kendi kurallarını koymak çok güzel.

Önceki albüm �Avaz�da Sonic Youth, Dinasour Jr. Gibi grupların yapımcısı Wharton Tiers ile çalışmak ne kattı size?
Teknik olarak çok fazla şey öğrendik. Sound�la ilgili daha farklı neler yapabileceğimizi gördük. Bütün şarkıları değiştirmedi adam sonuçta, daha iyi tınlamalarını sağladı. Bu albümde ondan öğrendiklerimizi kendimize modifiye ettik, katkısı bu oldu. Bir de her şeyi kendin yaptığın zaman objektifiliğini yitirebiliyorsun. O noktada yapımcınız başka bir göz olarak başka bir noktaya dikkat çekebiliyor. Bu albümde objektifliğimizi kaybetmemeye çalışmak yoruyor biraz. Ses mühendisimiz Metin�in varlığı bu anlamda çok hayati. Dışarıdan bakan Metin gibi bir göz olmasaydı bu bizim için kıyamet olabilirdi.

Yeni albüm kayıtlarını, Gökçeada�da stüdyoya dönüştürdüğünüz yarı açık bir cezaevinde yapmak nereden çıktı? Memnun musunuz sonuçlardan?
Davul ve bas kayıtlarını Gökçeada�da; gitar, vokal ve elektronik kayıtlarını ise İstanbul�da kendi stüdyomuzda yaptık. Stüdyoya kapanmak istemediğimiz için böyle bir tercih yaptık. Bir önceki albümden beri üzerinde konuşuyorduk, bir sonraki albümü gerçek mekânda kaydedebilsek diye. En önemli sebep, doğal akustikten ve geniş mekândan faydalanmak istememizdi. Ayrıca belli saatler arasında stüdyoya girip çıkma durumunun olmaması, programımızı bizim ayarlayabilmemiz, yaşanmış bir yer olması, Gökçeada�da olması diğer güzel taraflarıydı. Öncesinde nereler olabilir diye uzun bir araştırma yaptık. Gökçeada�da eski yarı açık bir cezaevi olduğunu öğrendik tanıdıklardan. Hapishanede fabrikaya dönüştürülmüş bir bölüm vardı. Fabrikanın sahibi bize oranın anahtarını verdi, kaydımızı yaptık. Fabrikada kayıt yapmış olmak ses olarak da yansıdı albüme. Oradaki metal aletler bile dâhil oldu kayıtlara.

Piyasanın durumu malum. Albüm satışları  çok ilham verici değil. Böyle bir ortamda albüm yapmak riskli değil mi? Alternatif yayın ortamları veya konser daha iyi değil mi?
Konserlere yoğunlaşıyoruz. Albüm satışı ile ilgili kaygımız genelde olmaz zaten. Çünkü avantgard sayılabilecek işler yapıyoruz, daha mainstream müzik yapan insanlarla aynı kaynaklardan beslenmiyoruz, Türkiye�de benzeri olmayan bir müziği çok sevdiğimiz için icra ediyoruz. Ayrıca sizi dinleyenlere kapağıyla vs. bir albüm sunmak çok güzel. Mp3�le ilgili yapılabilecek bir şey yok, mp3�ümüzü yapacak olanlar düşük kalitede yapmasın yeter.

Stüdyoya girdiğiniz süreçte müzik dinlemeyi bırakır mısınız ? Bazıları etkilenebileceklerini düşünüp dinlemiyormuş. Mesela albümü yaparken en çok neler dinlediniz?
Valla bizde öyle bir şey olmuyor, müzik dinlemeye devam ediyoruz. Bunu söyleyenler dinlediklerinden etkilenmemek adına bunu yapıyor olabilir, ama bu biraz yalan bir durum. Çünkü bir şeyler dinlediğin vakit �Bunu araklayayım� diye bir karar vermiyorsun. Geçmişten gelen müzik kültürü, birikiminin etkisi olur ortaya çıkan işte. Yeni bir şey dinlemek de etkiler ama bu aralar şunu dinliyoruz, o yüzden onun gibi müzik yapıyoruz gibi bir durum olmuyor. Sadece kendi müziklerini dinleyen bir sürü insan tanıyoruz ve bu saçma. Neler dinlediğimizin listesi ise çok uzun. Gökçeada�dan İstanbul�a döndüğümüzde Bavyera müziklerine merak saldık, çok eğlenceli. Çünkü insan kafasını dağıtmak istiyor kayıt esnasında, o yüzden çok ciddi müzikler dinlemedik bu aralar. Daha komik ve eğlenceli şeyler dinliyoruz, kayıt yapmak yeteri kadar zor bir süreç.

Albüm yaparken sizi strese sokan, son dakika kabusunuz var mı? Şarkıların silinmesi, albümün tutmama olasılığı...vb
Kaygılarımız performansa yönelik oluyor genelde çünkü beste yapma süreci kayıttan daha önce bitmiş oluyor. Kayıdı en iyi şekilde yapabilmek, kayıt süresini en iyi şekilde kullanmak en önemli taraf. Belli bir deadline oluyor albümü bitirmek için ve o tarih yaklaştıkça stres olabiliyoruz. Albüm ayrıca tarihi bir olay çünkü konserlerine gelemeyen insanlar seni o kayıtla tanıyacak. Referans olarak en önemli şey. O açıdan performans ve kayıtla ilgili kaygılar baskın oluyor.

Bugüne kadar �Avaz� albümü dışında müziğinizde sözlere çok da ağırlık vermediniz. Yeni albümde bizi bekleyen hem söz hem de müzikal olarak farklılıklar neler olacak?
�Avaz� dışındaki albümlerde söz ve müzik arasında iyi bir denge yakalamıştık. Sözlü parçaların yanında bolca enstrümantal parçamız vardı. Bu albümde o anlamda bir geri dönüş var. Yine dengeyi tutturduk sanırım, 7-8 tane sözlü parçamız var enstrümantallerin yanında. Hatta sözlü parçalar daha fazla olabilir.

Şarkılarınız Avrupa ve Amerika�da toplama albümlerde yer aldı. Bu albümlerde başka hangi gruplar vardı? Onlar mı sizi buluyor yoksa yurt dışındaki toplama albümlerde ve Wire gibi dergilerde yer almak için siz mi girişimde bulunuyorsunuz?
Bizim girişimlerimiz yok. Amerika ve Avrupa�da Türkiye�de yapılan müzikle ilgilenen, bununla ilgili internet siteleri kuran, yeni grupları takip edip eleştiriler yazan, toplama albümler yapan adamlar var. Bizi de takibe aldılar. İtalya�da çıkan bir toplamada bizimle birlikte Avrupalı indie müzik yapan gruplar yer almıştı. Çok tanınmış bir grup yoktu. Çok ciddi bir ilgi var bize son zamanlarda, Avrupa�da birçok dergiyle, gazeteyle röportajımız oluyor.

Şarkıları nasıl yapıyorsunuz? Bireylerden mi yoksa gruptan mı çikıyor parçalar?
Birden fazla yöntem var ve her geçen gün yenileri ekleniyor. Bu albümde ortak yaptığımız çok parça var. Zaten besteyi, sözü biri getirmiş olsa bile düzenlemesini hep birlikte yapıyoruz ve parça apayrı bir hale bürünüyor. Herkesin her şarkıya ciddi bir katkısı oluyor. Bazı şarkıların zaten bestelerini kimin getirdiğini bile hatırlamıyoruz. Bu albümde bu şekilde çıkan, ortak yapılmış çok parça var. Bazıları ufacık bir malzemeden, bazıları doğaçlama ile çıktı. Bir de yaptığımız ufacık şeyleri kaydederek ilerledik bu albümde. Yaptıklarımızı çalarak değil de kaydedip üzerine bir şeyler inşa etme tekniğiyle ilerledik. Bu daha önce denemediğimiz bir yöntemdi.

Müziğinizi yurt dışındaki eleştirmenler beğeniyor. Yurt dışında bir süre kalıp, orada albüm çıkarmayı düşündünüz mü hiç? Doğu etkilerinin yoğun olduğu bir müziği yurt dışında kalıp yapmanın sakil duracağını düşünmüş olabilir misiniz?
Bunun için çok ciddi bir organizasyon gerekir, 6-7 kişi toplanıp Avrupa�ya kalmaya gitmemiz çok zor. Dünyada doğu müziğine ilgi hep vardı ve bu giderek artıyor. Hayatımızı Türkiye�de geçirmiş, karakterimizi burada kazanmış insanlar olarak Avrupa�da yaşamak bizi değiştirmeyecektir. Ama Avrupa�da çalmaktan çok keyif alıyoruz. Tek sorunumuz rahat gidip gelememek. En son Bonn Bienali�nde çalacaktık ve ciddi bir kitle bizi bekliyordu. Grup üyelerine farklı tarihlerde vize verdikleri için gidemedik. Bu tarz bürokratik problemler olmasa keşke. Batı�da müzik yapan insanlar çok fazla dinleyiciye hitap etmeyen bir müzik yapsalar bile Avrupa�yı rahatlıkla dolaşıp konser verebiliyor, projelerde yer alabiliyor. Bu insanlar İstanbul�a gelip mesela bizimle çalışmak istiyor ama bizim oraya gitmemiz çok zor oluyor. Bir sonraki albümü Berlin�de kaydetmek çok güzel olurdu örneğin.

Hiç tıkandığınız, sizi demoralize eden şeylerle karşılaşıp  müzikten vazgeçme noktasına geldiğiniz durumlar oldu mu?
Moral bozucu zamanlar oluyor ama hepimiz devam etmeye kararlıyız. Türkiye�deki müzik piyasasının durumu moral bozabiliyor, albüm yapmak hep zordu, giderek zorlaşıyor ve bu yolun nereye varacağı belli değil. Kafa üstü düşmeye devam ediyor sektör. Gruplar genelde ilk albümden sonra istediğini bulamazsa dağılma noktasına gelebiliyor. Ama biz kendimizden çok eminiz ve albümlerimizi ne şekilde olursa olsun yayınlamaya devam etmek konusunda kararlıyız. Hatta bazen sektördeki kötü durum daha bile motive edici oluyor, daha bir sarılıyoruz müziğe.

Ekim 2007�de myspace�te bir mesaj yayınlamışsınız ve hayranlarınızdan eski bir şarkınıza isim bulmalarını istemişsiniz. Ne oldu sonuç? Sizi dinleyenlere iletişim halinde misiniz genelde?
İlk defa geldi bu soru. Maalesef sonuçlanmadı. Çok mail aldık, kötü isim de geldi iyi isim de ama biz bir türlü karar veremedik. Genelde dinleyici ile güzel bir ilişkimiz var, backstage�e çekilmeyiz direk. Internet�i de çok kullanırız, yayınlamadığımız kayıtları koyuyoruz, myspace mesajlarına kendimiz cevap veriyoruz. Başkası bakmıyor bizim adımıza maillere.

Peyote kökenli bir grup olarak Peyote�deki yeni grupları takip ediyor musunuz? Yapımcılığa da el atmışken yeni bir gruba albüm yapar mısınız?
Kimi gruplar için demo kayıtlar yaptık. Dandadadan�ı kaydettik. Metin, Ayyuka ve Kafabindünya�nın kayıtlarında yer aldı. Çok fazla grup var Peyote�de çalan, farklı işler yapmaya çalışan ve bu acayip mutlu ediyor bizi.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı yeni albümle ilgili.
Kayıtlar bu sefer bir ayı bulacak, genelde üç haftada biterdi. Bugün 24. gün ve işçi gibi çalışıyoruz. Ayrıca Time Out�a teşekkürler, genelde bizimle ilgili güzel yorumlar çıkıyor. Hatta bir Peyote konserimizle ilgili �Sonic Youth ile çalmalarına rağmen Peyote�ye sadık kalan Replikas�ın konseri izlenebilir� diye bir yazı çıkmıştı, sağolun.

http://www.timeoutistanbul.com/s738/muzik/replikas_is_ustunde

E.Ü 25.09.2008 12:24:01
Bir tane şarkılarını dinledim.Güzeldi.

derin miray 26.09.2008 11:57:11
Sahne performansları tam bir facia...


Notice: Undefined index: arc_page in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 446

: 1 [ 2 ] 3



Notice: Undefined index: arc_register in /home/mor/public_html/forum/arsiv.php on line 468