|
||
| her gidiş,gittiğin yere yapılan bir yolculuktur sadece.. bir ucunda geliş vardır..cunku insan hiç kendine gitmez.. hep baskalarına.. giden yoktur,gidilen vardır bu anlamda.. ama kalışlar vardır ki onlar hep kendinedir.. insan ancak kendine kalır.. |
||
|
||
Gitmeyi seçmek gibi bir durum bile olmaz aslında bahsettiğim durumda, bu rahatlığı gerçekten hayata taşıyabiliyorsanız sizin adınıza çok güzel fakat belkiler vardır hep hayatta. Onun sana layık olmayışı, senin ona layık olmayışın bu nasıl ölçülür yada değişmez değil midir? Gerçekten gitmeyi düşünmediğin hiç bir durum olmamış mıdır, fazlasıyla layık olduğunuz halde? Aslında gitmek bile mutlak bir kelimedir, gerçekten ilk kim gitmiştir, yada birisi fiziksel olarak gitse de seni de kafasında götürmüş müdür? Yoksa gitmek bir hata mıdır? Gitmek bir zorunluluk mudur? vs vs Çok bilinmeyenli denklem de sonuca sallayarak ulaşması pek kolay değil.. Bakın başka biryerden görerek bir sürü soru çıkardım ve birisi gidince bunlara cevap aramak durumunda kalacağım.. Aslında gene de manasız di mi bunlarla boğuşması, birileri niye bu kadar sahiplenilir ki, gitmeler doğaldır ve geri dönüşler eskisinden daha güzeldir bazen. Ama asla giden aynı şekilde dönemez. Ne gelmeleri ne de dönmeleri beklemeli.. Değişim; aslında yıkımım ve yapımın rast geleliğiyle oluyor. Bunları doğru gözlemleyebilmekte epey güç. Aslında rast gelelik kelimesi, yukarda ki cümle için ne kadar doğru bilmiyorum ama değişim çoğu zaman bizim bile göremediğimiz bir çok çevresel ve içsel nedene bağlı, yani tahmin edilebilirliği az. Bu rast gelelik daim iken mutlak bir gelişimden bahsedemeyiz aslında. Göreceli özgürlüklerin varlığı gibi göreceli gelişimin varlığından bahsedebiliriz insan hayatında. Aşınmalarımızı ve eklentilerimizi birbiriyle karşılaştırmak olur şey olmasa da, yapım ve yıkım işlerinin sonucunda dönüşümümüzün işlevsel olmasıdır, gelişim..Yani gelişim kelimesinden esas anlanan. Giden hiçbir zaman geri dönmez, ama gidenin yokluğunun doğurduğu o büyük özlem ve açlık döneni eskisinden daha güzel yada daha "işlevli" kılabilir gözümüz de. Eğer ilk gidişi diğer olası gidişlerini daha olanaklı kılmıyorsa tabi. Böyle işte ya sizce? Geç farketmişim biraz ama o kadar güzel ki yorum yapmadan geçmek istemedim, çok moralimi bozdu. Düşünmediğim ya da düşünüpte, çözümünü bulamadığım bir çok şeyi ya da düşünüpte çelişkili yaklaştığım bir çok şeyi sorgulamış. Sonuca ulaşamadım ama güzeldi yinede...
|
||
|
||
| Aslında gideni özlememizin sebebi biraz da bencillik. O'nu bir daha görmeyeceğimiz düşüncesi gitmesini engellememizi ister. Gitmek zorundaysa O'nu engelleymeyiz, ama sadece sıkıldığı için gidiyorsa gitsin zaten. "Önünde bir hayat var gücün yettiği kadar yaşa artık istersen. Çünkü sen, eğer istersen her şeyi kurtarırsın. Orda durma, durup beklersen hiçbir şey olmaz" |
||
|
||
bulunduğu yerden gitmek ya da akıldaki yerinden gitmesi gidecek kişiye bağlı.. eğer iyi bir kişiyse gitmezdi.. zaten kötüyse.. gitsin bir daha da gelmesin..geri dönerse pişman olmuştur. ama bu sefer de gidecek bir yeri yoktur! olduğu yerden bile silinip gitmiştir...(istisnalar hariç)..yani "son gidenler kendileri bilirler"
|
||
|
||
| uff kafam karıştııı :S | ||
|
||
giden dönmez döndürmem dönemez
|
||
|
||
| giden dönmeyi düsünseydi zaten gitmezdi.. | ||
|
||
| gidene kal demem eğer gitmişse bu iş bitmiştir.. bu kadar felsefe bana fazla gelir... |
||
|
||
| giden;giderken arkasına bakmayı göze alamayandır. dönense;hayal kırıklığına uğrayan... |
||
|
||
yordu beni ya
|
||
|
||
gerçekten sevmişse döner
|
||
|
||
| gidene bağlı | ||
|
||
| dönerse daha beter olur. | ||
|
||
| Bence gidip dönememek ya da gidip dönmek değil de en başında ileriye dönük bakıp sonradan pişman olunmayacağı şeyleri yapmak daha mantıklı.Gidip dönünce de içinde burukluk, kalp kırıklığı olur.Gidip dönmeyince de daha çok acı çekilir. | ||
|
||
| Giden dönebilir tabi ama neden döndüğü de düşünülecek olursa;pişmanlıktan,yalnızlıktan,korkudan vs. olabilir.bu durumda da dönmesini ister miyiz bilmem.. | ||